(İSTANBUL) – Silivri’de tutuklu bulunan CHP’li Aykut Erdoğdu’nun eşi Tuba Torun Erdoğdu, cezaevi ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada hakimlere ve savcılara, “Buradaki insanlar tutsak olabilirler ama zihinlerinde ve vicdanlarında rahatlar. Belki de sizden daha özgürler. Peki siz verdiğiniz ve vereceğiniz kararlarda özgür müsünüz” diye seslendi.
Hukukçu ve CHP’li Aykut Erdoğdu’nun eşi Tuba Torun Erdoğdu, bugün Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan siyasetçileri ve belediye görevlilerini ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Tuba Torun Erdoğdu, “Bugün Silivri’deyim. Gün aşırı hatta bazen her gün buraya geliyorum” dedi. “Yalnızca eşim Aykut Erdoğdu’yu değil, tüm siyasi tutukluları, yine operasyonlar kapsamında aylardır tutulan insanları görmeye çalışıyorum” diyen Tuba Torun Erdoğdu, şöyle konuştu:
“Bu insanlar yalnızca işlerini yaptıkları için şu anda burada tutuklu bulunuyorlar çünkü biliyorsunuz ki belediye hiyerarşisi bir suç örgütü olarak kabul edildi ve bu insanlar suç örgütü üyesi olmaktan yargılanıyorlar. Hasta olanlar, küçük çocukları olanlar, yaşlı olanlar var. Örneğin geçtiğimiz günlerde bir genç kadınla sohbet ettim, yalnızca işini yaptığı için ne yazık ki tutuklanmış. Diyor ki ‘Ben hep sosyal sorumluluk projelerine çok önem verdim ve yaptığım işte de beni en mutlu eden taraf buydu… Yargılamalarla bizim yaptığımız projeler lekelendiriliyor.’ Bunun kendisini çok etkilediğini söyledi. Cezaevinde kendi yaşadığı zorlukları anlatmak yerine bana uzun uzun o İstanbul’da hayata geçirdikleri projelerin nasıl güzel kapsamlı, halka faydalı projeler olduğunu ve tam da bunların üzerinden suçlanmanın kendisine nasıl yaraladığını anlattı. Bunları duymak insanı gerçekten çok etkiliyor.”
Silivri önünde fırsat buldukça hukukçulara, hakimlere ve savcılara seslendiğini belirten Tuba Torun Erdoğdu, “Aykut Erdoğdu yılların siyasetçisi, ben de yıllardır siyaset içindeyim. Biz zaten engellerle karşılaşabileceğimizi bilerek bu yola çıktık. Bu bedelleri ödemeye biz en başından razıydık.
Ama bu gencecik insanlar, türlü türlü mağduriyet yaşayan insanlar, onlara neden ödetiyorsunuz bu bedelleri. En kabul edilemeyecek noktalardan biri bu. Sadece en iyi okullarda okumuş, eğitim almış, hevesle, canla başla çalışan ve halka en faydalı olacağı yaşları cezaevinde geçiren insanlar… Aileleri zaten perperişan durumda. Bunların her biri ayrı veballer” diye konuştu.
“Sanki orası bir stadyum da biz avukatlar da tribünde karşılaşma izliyormuşuz gibi”
İBB davaları için yapılmakta olan duruşma salonunun karşısında açıklama yapan Erdoğdu, “Duruşma salonu yok. Çünkü başlattığınız soruşturmaların sadece bir tanesi 400 sanıklı. Zaten mahkeme düzeniniz usule aykırı; avukat başka bir yerde, sanık başka bir yerde. Savunma hakkını kısıtlayacak şekilde, sanki orası bir stadyum da biz avukatlar da tribünde karşılaşma izliyormuşuz gibi. Böyle gladyatör maçı gibi bir ortam. Bunlar yetmiyormuş gibi, duruşma tarihleri ortada yok. Çünkü o kadar çok sanıklı dosyalar ki bunlar, dolayısıyla oldukça uzun sürüyor” dedi.
Hakim ve savcılara seslenirken 1919’da Berlin’de katledilen Alman Komünist Partisi kurucularından Marksist düşünür Rosa Luxemburg’un “özgürlük” tanımını hatırlatan Erdoğdu, “Benim inandığım özgürlük tanımını Rosa Luxemburg yapmış. ‘Özgür insan karar verme özgürlüğü olan insandır’ demiş. Peki siz vereceğiniz kararlarda acaba özgür müsünüz? Yani uyuyor musunuz Luxemburg’un özgür insan tanımına? Bunu bence her birinizin ayrı ayrı kafasından geçirmesi ve düşünmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Buradaki insanlar belki tutsak. Bu söyleyeceğim şey çok klişe gelebilir ama ben bunu gerçekten inanarak söylüyorum. Zihinlerinde ve vicdanlarında rahatlar. Belki de sizden daha özgürler” diyen Torun Erdoğdu, “Karar verme imkanı olan insansa eğer özgür insan ve siz hukuktan yana, adaletten yana karar veremiyorsanız eğer… Acaba gerçekten özgür müsünüz? Bunu düşünmek lazım” şeklinde konuştu.

