(BURSA) – Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gözaltına alınmasının ardından belediye önünde yapılan eyleme gönderdiği mesajında, “Muhakkak ki ülkenin hak ettiği adalet, demokrasi ve özgürlük hukuku tesis edilecek. Bu mücadeleyi hep birlikte devam ettireceğiz. Bunlar geçecek elbet. Bizler dimdik ayakta, bu ülkeye hizmet etmeye devam edeceğiz. İnanın, her şey dünden daha güzel olacak ve sizleri sevgiyle kucaklıyorum” dedi.
Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi önünde eylem düzenlendi. Eylemde Bozbey’in gönderdiği mektup okundu.
Bozbey, Bursaspor taraftarına hitaben kaleme aldığı mektupta, takımın hafta sonu oynayacağı maçta destek çağrısında bulunarak şampiyonluk hedefini vurguladı.
Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne gönderdiği mektupta ise mücadele ve dayanışma mesajı veren Bozbey, şu ifadeleri kullandı:
“Sevgili Cumhuriyet Halk Partisi ailem, Sizlerle birlikte bir sürü başarıya imza attık ve atmaya devam ediyoruz. Sizler adalet, demokrasi ve özgürlük adına yıllardır mücadele ediyorsunuz, meydanları dolduruyorsunuz. Muhakkak ki ülkenin hak ettiği adalet, demokrasi ve özgürlük hukuku tesis edilecek. Bu mücadeleyi hep birlikte devam ettireceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir üyesi olarak bunu sağlayacağına yürekten inanıyorum. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’den başlayarak, tüm yöneticilerimize, il başkanlarımıza; bizi yalnız bırakmayan Özgür Çelik gibi tüm il başkanlarımıza yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza ve örgütümüzün neferlerine teşekkürlerimi sunuyorum. Bunlar geçecek elbet. Bizler dimdik ayakta, bu ülkeye hizmet etmeye devam edeceğiz. İnanın, her şey dünden daha güzel olacak ve sizleri sevgiyle kucaklıyorum.”
Başkan Bozbey’in Bursalılara ithafen ise şunları kaydetti:
“Sizlere 20 yıl boyunca Nilüfer Belediye Başkanı olarak hizmet etme onurunu yaşadım. 31 Mart 2020’de tam iki yıl oldu; sizin çok kıymetli desteğiniz ile Bursamızın 17 ilçesine hizmet etmek için oylarınızı da seçildim.
O günden itibaren Bursa’nın yıllardır birikmiş sorunlarını çözmek, 15.000 çalışanımızla gecemizi gündüzümüze katarak Bursa için çalışmaya devam ettik. Bursa’ya ve Bursalılar’a yapacağımız hizmetlerle Bursa’yı örnek ve lider bir kent yapma konusundaki heyecanımız ilk günkü gibi devam etmektedir.
Ben Mustafa Bozbey olarak, “Sizlerin Bozbeyiyim” diyorum. Beni tanıyanlar, geçmişimi bilenler, benim, ailemin ve arkadaşlarımın veremeyeceği hesabı olmadığını bilir. Bizler sadece bu kente hizmet veririz diye düşünürken ve onun için çalışırken inanıyorum ki kısa zamanda yine sizlerin Bozbey olarak Bursalılara yakışan hizmetleri hep beraber vereceğiz. Sizleri çok seviyorum.”
Gökan Zeybek: Sandıktan kaçmayın
CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek:
“Mustafa Bozbey yalnız değildir. Hiçbir arkadaşımız yalnız değildir. Şuna yürekten inanıyorum. Bozbey de cezaevindeki arkadaşlarımızın tamamı masumdur. Kardeşlerimiz masumdur. İddialar gerçek dışıdır. Konuşanlar iftiracıdır, müfteridir. En sonunda hak kazanacaktır. En sonunda doğru kazanacaktır. Buradan şu çağrıyı yapmak istiyorum. Bugün Sayın Genel Başkanımız Bursa ile ilgili açıklama yaparken ‘Var mısınız?’ dedi. Ben de buradan tekrarlıyorum. Var mısınız? Gelin, Bursa’da sandığı koyalım. Gelin İstanbul’da sandığı koyalım. Gelin Adana’da sandığı koyalım. Antalya’da koyalım. İzmir’de koyalım. Türkiye’nin neresinde istiyorsanız koyalım. Sandıktan kaçmayın. Çünkü güç millettedir. Yetki millettedir. Bir gün kaçarsınız, iki gün kaçsanız, bir ay kaçsanız, bir yıl bile sürse sizi yakalayacağız. Sandıkta yeneceğiz. Milletin iradesini egemen kılacağız. O gün gelecek arkadaşlar. O gün göreceksiniz halk kazanacak. Biz kazanacağız, Cumhuriyet Halk Partisi kazanacak. Gücünü Amerika’ya, gücünü Trump’a, gücünü İsrail’in zulüm politikalarına dayayanlar, dünyayı sömüren küresel ekonomik şebekelerden yardım dilenenler o koltuklardan gidecek. Gücünü milletten alanlar, gücünü sizden alanlar, gücünü halktan alanlar bu ülkede iktidar olacaklardır. İktidarımız çok yakındır. Mücadelemiz durmaksızın devam edecektir. Şimdi ben buradan bir kez daha seslenmek istiyorum. Mustafa Bozbey yalnız değildir.”
Orhan Sarıbal: Bu yapılan açıkça demokrasiye müdahaledir
Yaşananları “demokrasiye müdahale” olarak niteleyen CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Bu yapılan açıkça demokrasiye müdahaledir. Bu yapılan, halkın iradesine karşı önemli bir saldırıdır. Yine değerli dostlarım, bu halkın seçme ve seçilme hakkına açık bir saldırıdır. Bu, saray iktidarının ve AKP’nin devleti ele geçirip devlet organlarını kullanarak açık bir topluma korku imparatorluğu yayma operasyonudur. Yani değerli dostlar, açıkça şunu paylaşmak zorundayız: Bizler hepimiz ya faşizme, ya bu baskıya, ya bu zulme, ya bu zalimlere karşı direneceğiz ya hep beraber daha zor günlerle karşılaşacağız. Net bir şekilde bu kararı, mücadeleyi açıkça ortaya koymak zorundayız.” diye konuştu.
Hasan Öztürk: Hiç kimse kendini Türk milletinin üzerinde görmesin
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, ise konuşmasında şunları kaydetti:
“19 Mart’ta başlayan sürecin son halkasını bugün Bursa’da yaşıyoruz. Mustafa Bozbey seçildiğinde halkın yüzde 48 oyunu almış, bugün tekrar aday olsa yüzde 60’ın üzerinde oy alacak. Aslında Bursa’yı 47 yıl sonra, bu ülkeyi 25 yıldır yöneten, yönetemeyen, milletin, emekçinin, işçinin, çocukların, aslında herkesin umudunu elinden alanların bugün sahip oldukları koltukları elinden alan, AKP’nin son kalesi Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni alan Mustafa Bozbey, Bursalıların iradesi gasp edilerek gözaltına alınmıştır. Bunu asla kabul etmiyoruz. Milletin iradesi asla gasp edilemez. Bugün milletin umudu, seçme hakkı tehdit altındadır. Bugün Mustafa Bozbey seçilmiş bir belediye başkanı ve Bursa’nın iradesi olarak gözaltına alınmış, aslında gözaltına alınan ona oy veren, onda umudu olan gençlerdir, kadınlardır, emeklilerdir, işçidir, esnaftır. Bursa’yı seven Bursalılardır. Hiç kimse kendini Bursa’nın üzerinde görmesin. Hiç kimse kendini Türk milletinin üzerinde görmesin. Milletin iradesinin üzerinde görmesin. Millet eninde sonunda galip gelecektir.”
Kayıhan Pala: Tam anlamıyla siyasi bir dava
CHP’nin Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, şöyle konuştu:
“Bakın çok net söylüyorum. Bu bir hukuki dava değildir. Bu tam anlamıyla siyasi bir davadır. Bu Bursa’ya çökmenin kararlaştırıldığı, çökmek için de aracı olarak kullanılan siyasi bir davadır. Değerli dostlar, Türkiye’de yoksulluk derinleşiyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği artıyor. Çocuklar ve gençler, kadınlar büyük bir şiddet yaklaşımıyla karşı karşıya. Trump denilen delinin açtığı bu dünyadaki İran savaşı da içinde olmak üzere çatışma iklimi Türkiye’yi büyük ölçüde etkiliyor ve ülkede korkunç bir ekonomik kriz, derin bir siyasi kriz var. Biz bunları konuşup bunlara çözüm üretmeyi tartışacak yerde bugün yine demokrasiye bir müdahaleyi konuşmak, ona karşı durmak zorunda kalıyoruz. Hiç önemli değil. Biz bu ülkeyi tekrar insanların mutlu yaşadığı, huzurlu yaşadığı ve gençlerin geleceğe umutla baktığı bir ülke biçimine hep birlikte değiştireceğiz. Direne direne kazanacağız ve sonuna kadar direneceğiz.”
Nurhayat Altaca Kayışoğlu: Bursalılarla birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bursalıların iradesine hukuk dışı yollarla çökmeye çalışıyorlar. Yıllar önceki iddialarla ilgili bugüne kadar hiçbir iddiada bulunmayan ve geçirilen soruşturmalarda izin verilmeyen, beraat edilen olayları ısıtıp ısıtıp 10 yıl sonra iftiralarla, yalancı tanıklarla ve içini bilmediğimiz daha kim bilir nasıl sahtekarlıklarla dolduranlar Bursalıların iradesine çökmeye çalışıyorlar. Çöktükleri gençlerin umududur. Çöktükleri emeklilerin insanca yaşama, onurlu yaşama hakkıdır. Çöktükleri kadınların eşit yaşama isteğidir. Çünkü biliyoruz ki bu iktidar gitmeden bütün bunları hayata geçiremeyeceğiz ve biz Bursalılar milletin iradesine sonuna kadar sahip çıkacağız. Çünkü seçme seçilme hakkı, egemenliğin saraydan alınıp millete verilme hakkı büyük Atatürk’ten mirastır bize. Bunun için biz Bursa’nın bütün demokratları, bütün demokrasiden yana olan bütün Bursalılarla birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz.”

