Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Gökhan Günaydın: “23 yıl sonra AKP’nin geldiği nokta Türkiye açısından bir milli güvenlik sorunudur”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, S-400 tartışmalarına ilişkin, “Güney illerinizi korumak için Amerikan gemilerinden atılan füzelere muhtaç halde kalıyorsunuz. Neden elinizdeki S-400’leri kullanmıyorsunuz? Kullanmayacaktınız neden 2 milyar 400 milyon doları buraya gömdünüz? Sen S-400’ü aldığın zaman 2019’da Türkiye NATO üyesi değil miydi? S-400 NATO’yla entegre değil diye bugün kullanmıyorsan 2019’da bu bilgiye sahip değil miydin? Artık mesele bir ekonomi, bir siyaset meselesi olmaktan çıkmıştır. 23 yıl sonra AKP’nin geldiği nokta Türkiye açısından bir milli güvenlik sorunudur” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, S-400 tartışmalarına ilişkin, "Güney illerinizi

(TBMM) – CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, S-400 tartışmalarına ilişkin, “Güney illerinizi korumak için Amerikan gemilerinden atılan füzelere muhtaç halde kalıyorsunuz. Neden elinizdeki S-400’leri kullanmıyorsunuz? Kullanmayacaktınız neden 2 milyar 400 milyon doları buraya gömdünüz? Sen S-400’ü aldığın zaman 2019’da Türkiye NATO üyesi değil miydi? S-400 NATO’yla entegre değil diye bugün kullanmıyorsan 2019’da bu bilgiye sahip değil miydin? Artık mesele bir ekonomi, bir siyaset meselesi olmaktan çıkmıştır. 23 yıl sonra AKP’nin geldiği nokta Türkiye açısından bir milli güvenlik sorunudur” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Günaydın, açıklamasında ekonomi gündemine ilişkin, şunları söyledi:

“Maliye Bakanı’nız artan ve devleşen cari açığa rağmen ‘her şey kontrol altında’ diye açıklama yapıyorsa orada bir yönetilme meselesi değil olsa olsa bir savrulma meselesi vardır. 4,8 milyar tutarında açık beklentisi var memlekette, gerçekleşen ise 6,8 milyar dolar. Yani daha ilk aydan yüzde 41 oranında öngörülenden daha fazla bir açık verilmiş. Mehmet Şimşek ise bunu gayet rahat ve olağan bir şey gibi anlatmaya devam ediyor. Bir başka önemli konu ise Türkiye’nin doğrudan yatırımları. 2007 yılında doğrudan net yatırım girişi 26,3 milyar dolardı. Bugün aynı rakam 2,7 milyar dolara gerilemiş. Yani 20 yıl evvelki rakamın aşağı yukarı onda birine düşmüş. Bütün bu tabloyu sanki olağan bir şeymiş gibi anlatıyorlar. Bu doğrudan yatırımların bu derece düşmesi yalnızca İran savaşı ile mi alakalı; hayır çünkü tüm yıllık bir yatırımdan bahsediyoruz. O halde meseleyi yalnızca İran savaşıyla açıklamak da mümkün değil. Savaşın ABD’ye maliyeti 11,3 milyar dolar. Türkiye’den özellikle hızlı sermaye çıkışı çerçevesinde kuru kontrol edebilmek için Merkez Bankası’nın sattığı döviz mitarı 13 milyar dolar. 13 milyar dolarlık satışla Türkiye’nin toplam net rezervi 79 milyar dolara düşmüş durumda. Yani siz 11-12 gün içerisinde 13 milyar dolar satış yapıyorsunuz kuru kontrol edebilmek için ve sizin net rezerviniz 79 milyar dolara düşüyor. Hani ‘güçlü Türkiye’ hamasetleri karşısında yalnızca bu veriler dahi Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu tabloyu göstermesi açısından son derece önemlidir.”

“Biz Halk Bankası’nın politikalarının doğru olmasını isteriz”

Günaydın, ABD’deki Halk Bankası Davası’nın düşmesine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:

“Bu dosya birdenbire kapandı. Görülüyor ki ABD Dışişleri Bakanlığı iki ay evvel New York savcılığına bir yazı yazmış. Diyor ki; ‘Amerika’nın yüksek menfaatleri doğrultusunda bizlerle işbirliği yaptıkları için bu dosyanın kapatılmasında yarar görüyoruz’ diyor ve bu çağrıya uyarak dava kapatılıyor. Amerika’nın yüksek menfaati neymiş; Hamas’ın elindeki İsrailli ve Amerikalı rehinelerin serbest bırakılması. Başka bir deyişle herzamanki gibi İsrail ve Amerikan politikasına Hamas’a baskı yaparak yardım ediyor Türkiye ve bu çerçevede Halk Bankası dosyası da kapatılıyor. Nasıl Türkiye’de rahip bir anda uçuruluveriyor ise orada da dosya kapatılıyor. Biz Halk Bankası’nın doğru işler yapmasını, politikalarının doğru olmasını ve ekonomik finans sağlamlığı içerisinde hareket etmesini isteriz ve bekleriz. Diğer taraftan arkasında Türk bayrağı alarak açıklama yaptırılan Rıza Sarraf üzerindeki tüm yaptırımların da böylece kaldırılmış olduğu haberini Türkiye öğrenmiş oldu. Bu tabloyu ben vicdanı olan, aklıyla değerlendiren vatandaşlarımızın bilgisine sunmak isterim.”

“İddianamenin neresinde yazıyor? İftiranın sonu yok mu?”

İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılını kutlayan ve Mehmet Akif Ersoy’u anan Günaydın, açıklamasını İBB Davası ile sürdürdü. Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Büyük yalanlar…’ Valizde paralar vardı’, valizlerden jammer çıktı. Mustafa Akın’ın yani ‘koruma müdürünün kasasından milyonlarca dolar çıkacak’ değil mi? Çıka çıka mermi çıktı ve bu yalanları söylemekten hiç utanmadınız. ‘Florya’da sosyal tesislerde parkelerin altından 2 milyon dolar çıkmıştı’ bunu söyleyen müptezel hergün televizyon kanalları beşe bölünerek o müptezel düşüncelerini Türkiye’ye aktaran kişi ‘ara sıra da gerçeğe aykırı beyanlarda bulunabiliyoruz demek ki’ diyebiliyor. ‘Bir AVM’nin altında Ekrem İmamoğlu’na ait lüks araçlar çıktı’ diye manşet yaptılar. O araçların bir MHP’li milletvekiline ait olduğu ortaya çıktığı andan itibaren bir fikri namus çerçevesinde o haberin takibini yapan bir tane yandaş gazeteci kalmadı. Hiç mi utanmıyorsunuz? ‘Gizli tanık ifadeleri güvenilir’ dediler, gizli tanıklar ‘ben gizli tanık değildim’ diye açıklama yaptılar. Hala troller ‘Ekrem İmamoğlu PKK’ya 100 milyon dolar rüşvet verdi’ diye yazıyorlar. İddianamenin neresinde yazıyor? İftiranın sonu yok mu?

“Kumpas davaları üzerinden siyaseti dizayn edebilmek mümkün değildir”

‘Hüseyin Gün casus’ dediler, seçimlerden yalnızca 12 gün evvel Necati Özkan’la görüşen Hüseyin Gün aracılığıyla ‘CHP’nin 2019 ikinci seçimleri İngiltere’nin katkısı, yardımı ve casusluk faaliyetiyle aldığını’ iddia edecek kadar akıllarını ve ahlaklarını kaybettiler. Dolayısıyla bütün bu tablo bize bir kez daha gösteriyor ki kumpas davaları üzerinden siyaseti dizayn edebilmek mümkün değildir. Siyaseti olanla gerçek yaşamla, vatandaşın önüne koyacağınız ve onun rızasını alacağınız hizmetlerle domine edebilirsiniz.

Emekli maaşlarının öne çekilmesini ‘müjde’ olarak veriyorsunuz. Bugün emekli ikramiyeleri ve aylıklarının ödeme tarihleri belli oldu. 17 Mart’tan 14 Mart’ta çekilmiş. 24’ünde olan 16’sına çekilmiş. Yani 6-7 gün öne çekmişler. Emekli şunu düşünüyor, ‘ben bunu bayramda harcayacağım acaba bayramdan sonra ne yapacağım’ diye düşünüyor. Yani bin lira bile herhangibir ödeme yapamıyorsunuz. Bunu öne almayı bir marifet sayıyorsunuz.”

“S-400’ü aldığın zaman 2019’da Türkiye NATO üyesi değil miydi?”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, S-400 tartışmalarına ilişkin ise, “Güney illerinizi korumak için Amerikan gemilerinden atılan füzelere muhtaç halde kalıyorsunuz. Neden elinizdeki S-400’leri kullanmıyorsunuz? Kullanmayacaktınız neden 2 milyar 400 milyon doları buraya gömdünüz? ‘En uygun savunma unsuru angajman kuralları ve mevcut operasyonel tablo dikkate alınarak belirlenmektedir. Türkiye NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçasıdır’ diyorlar. Peki sen S-400’ü aldığın zaman 2019’da Türkiye NATO üyesi değil miydi? S-400 NATO’yla entegre değil diye bugün kullanmıyorsan 2019’da bu bilgiye sahip değil miydin? Artık mesele bir ekonomi, bir siyaset meselesi olmaktan çıkmıştır. 23 yıl sonra AKP’nin geldiği nokta Türkiye açısından bir milli güvenlik sorunudur ” dedi.