Haber: Barış TÜYSÜZ
(GİRESUN) – Giresun’da geçen yıl maddi hasarlı trafik kazasının ardından 68 yaşındaki emekli öğretmen Abdullah Coşkun’un hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan kavgaya ilişkin İlhan İhtiyaroğlu’nun “kasten öldürme” suçundan yargılandığı dava dosyasına, olay sırasında 112 Acil Çağrı Merkezi ile yapılan görüşmenin kayıtları delil olarak girdi. Kayıtlarda sanık İhtiyaroğlu’nun, “Üstüme yürüdü, yumruk atmaya çalıştı ben de dövdüm şimdi” dediği duyuluyor.
Sanık İhtiyaroğlu’nun “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle yargılanmasına Giresun 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçen günlerde başlandı.
Edinilen bilgiye göre, olay günü İlhan İhtiyaroğlu’nun 112 Acil Çağrı Merkezi ile yaptığı görüşmeye ilişkin ses kaydı ile olay sırasında bölgeden geçen bir yolcu otobüsünün kamerasına yansıyan görüntüler de dava dosyasına delil olarak girdi.
Bilirkişi raporuna göre olay günü saat 10.53’te 112 Acil Çağrı Merkezi ile sanık İlhan İhtiyaroğlu arasındaki telefon görüşmesinin bir bölümü şöyle:
Çağrı Merkezi: Tamam. Yaralı var mı?
İlhan İhtiyaroğlu: Üstüme yürüdü, yumruk atmaya çalıştı, ben de dövdüm şimdi.
Çağrı Merkezi: Yaralı var mı?
İlhan İhtiyaroğlu: Burada bana bağırıyorlar acil polis gelsin.
Çağrı Merkezi: Beyefendi yaralı var mı?
İlhan İhtiyaroğlu: Yaralı yok.
Çağrı Merkezi: Tamam. Maddi hasarlı mı bu kaza?
İlhan İhtiyaroğlu: Ancak olaydan sonra üzerime yürüdüler.
Çağrı Merkezi: Tamam emniyetle görüştüreceğim.
İlhan İhtiyaroğlu: Şu anda yaralı var.
Öte yandan, adli tıp raporunda ise Abdullah Coşkun’un ölüm nedeninin kalp krizi olarak değerlendirildiği öğrenildi.
İhtiyaroğlu’nun savunması
Duruşmada savunmasını yapan sanık İlhan İhtiyaroğlu, araçtan iner inmez maddi hasarlı kaza nedeniyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak trafik polisi talep ettiğini, bu sırada Abdullah Coşkun’un kendisine yumruk attığını, dudağının kanadığını, ikinci darbe girişimi sırasında Coşkun’u uzaklaştırmak amacıyla ittiğini iddia etti.
Ardından eşine yöneldiği için Coşkun’un düşüp düşmediğini görmediğini belirten sanık, kısa süre sonra Coşkun’un aracına yönelerek yüzü deniz tarafına dönük şekilde aracına yaslanıp derin derin nefes alıp verdiğini, ardından fenalaşarak yere düştüğünü ileri sürdü. Yanına gittiğinde Coşkun’un başında kanama olduğunu gördüğünü ifade eden İhtiyaroğlu, ilk yardım pozisyonu vererek yan çevirdiğini, kendi aracındaki kıyafetlerle başına tampon yaptığını anlattı.
Coşkun’un öğrencisi avukatlar arasında
Duruşmada Coşkun ailesinin avukatlarından Melike Gürcüoğlu, hayatını kaybeden Abdullah Coşkun’un mezun ettiği öğrencilerden olduğunu belirtti. Gürcüoğlu, Coşkun’un çok iyi kalpli bir insan olduğunu ve ülkeye yararlı birçok evlat yetiştirdiğini ifade etti.
Gürcüoğlu, sanığın duruşma boyunca pişmanlık göstermediğini, aileye başsağlığı dilemediğini ve acıya karşı hassasiyet sergilemediğini savundu. Sanığın sorgu sırasında zaman zaman mimikleriyle de ailenin acısına saygısızlık yaptığını öne süren Gürcüoğlu, “yardım ettim” yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu savundu ve en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Gürcüoğlu, sanığın son çalıştığı iş yerindeki bazı çalışma arkadaşlarının da sanık hakkında olumsuz değerlendirmelerde bulunduğunu ancak ifade vermekten kaçındıklarını bildirdi. Sanığın muşta taşıdığı ve suça meyilli olduğuna dair iddialar bulunduğunu anlatan Gürcüoğlu, sanığın son çalıştığı iş yerinden özlük dosyasının istenmesini talep etti.
“Gerçeği yansıtmayan algı oluşturulmaya çalışılıyor”
Duruşmanın ardından sanık avukatı Hicran Akkaya Şenol da yazılı açıklama yaptı. Şenol açıklamasında, “olayın hemen ardından kamuoyunda ve bazı mecralarda, gerçeği yansıtmayan ve yönlendirici nitelikte bir algı oluşturulmaya çalışıldığının görüldüğünü” ifade etti.
Şenol, yaşanan elim olayın ardından karşı taraf yakınlarının duyduğu derin üzüntü ve yas öfkesinin insani olarak anlaşılabilir olduğunu, ancak bu duyguların etkisiyle yapılan değerlendirmelerin maddi gerçeğin önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. Ceza yargılamasının temel amacının algılar değil, somut ve tartışmasız deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak olduğunu vurgulayan Şenol, müvekkili lehine ayrıcalık talep etmediklerini, ancak aleyhe oluşturulan algıya dayalı ve gerçek dışı isnatların kabul edilmesine de asla rıza göstermeyeceklerini kaydetti.
“Emsal nitelikte bir karar çıkmasını bekliyoruz”
Öte yandan Coşkun ailesinin avukatlarından Çağdaş Tarık Taner ise yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:
“Katılan taraf olarak yaklaşık 4 saati aşkın duruşma anında sanık tarafından en ufak bir pişmanlık belirtisi görmemek, üstüne alaycı tavırlarla mimikler yapılması müvekkillerimin acısını daha da arttırmıştır. Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları gerçeği yansıtmamaktadır. Otopsi görüntüleri Abdullah öğretmenin kafasına minimum 5 öldürücü darbe aldığını kanıtlamaktadır. Bu darbeler ciddi kanamalara sebep olmuştur. Kendisinden 30 yaş büyük ve kendini savunamayacak birine karşı aracının önünü keserek böylesine şiddetle saldırması bir cana sebep olmuştur. Bu olay tüm Türkiye’nin kalbinde derin bir acı yaratmıştır. İnanıyoruz ki yargılamanın sonucunda sanık hak ettiği cezayı alacak, kamunun ve mağdur ailenin vicdanı bir nebze olsun rahatlayacak, toplumda bu tip saldırıların azalmasına vesile olacak emsal nitelikte bir karar ortaya çıkacaktır.”
Sanık İhtiyaroğlu’nun halen tutuklu olarak yargılandığı davaya 6 Mayıs’ta devam edilecek.

