(ANKARA) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile yaptığı açıklamada, “Türkiye-Avrupa Birliği (AB) konularında da şu anda mevcut olan tıkanıklığı nasıl aşabiliriz, neler yapılabilir, bu konularda da değerli meslektaşımla görüş alışverişinde bulunduk. Şu anda önümüzde aslında birkaç tane hedef var. Bunlardan biri, Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi, diğeri de Vize Serbestisi Anlaşması’nın devreye girmesi” dedi. Barrot da iki ülke arasındaki ortaklığın Türkiye-AB ilişkilerinde önemli olduğunu belirterek, “Elbette bazen görüş farklılıklarımız olabilir. Fakat her zaman bir uzlaşı, iş birliği zemini ve dayanışma zemini bulmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile Ankara’da bir araya geldi. İki Bakan görüşmelerinin ardından açıklama yaptı. Verimli görüşmeler yaptıklarını belirten Fidan, “Türkiye-Fransa ilişkilerine değindik. Fransa-AB ilişkilerine, Fransa ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bölgesel ve küresel konuları detaylıca ele alma imkanımız oldu. Cumhurbaşkanlarımızın liderliğinde hem Sayın Macron hem Sayın Erdoğan gerçekten Türkiye-Fransa ilişkilerinin daha da ileri taşınması için bizlere siyasi direktiflerini vermiş durumdalar. Biz iki ülke arasındaki ticari, ekonomik, siyasi ve diğer alanlardaki ilişkileri nasıl daha iyiye taşıyabiliriz diye var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu.
Fidan devamında, “Türkiye-AB konularında da şu anda mevcut olan tıkanıklığı nasıl aşabiliriz, neler yapılabilir, bu konularda da değerli meslektaşımla görüş alışverişinde bulunduk. Şu anda önümüzde aslında birkaç tane hedef var. Bunlardan biri, Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi, diğeri de Vize Serbestisi Anlaşması’nın devreye girmesi. Bu konuyu nasıl ilerletebiliriz, neler yaparız, diğer birtakım aramızda var olan konular neler, onları da görüştük” dedi.
“DEAŞ’a karşı mücadelenin kesintisiz devam etmesi için neler yapılmalı, onu görüştük”
Avrupa güvenliği kapsamında NATO içerisinde Avrupa güvenliğini nasıl ilerletebileceklerini, neler yapılabileceği konusunda nitelikli görüş alışverişinde bulunduklarını kaydeden Fidan, “İki ülkenin hem NATO’da hem Avrupa güvenliğinde oynadığı önemli rolü dikkate aldığımızda burada da yapabileceğimiz çok şeyler olabileceğini, bunun için de daha fazla bir araya gelip bazı konuları tartışmamız gerektiğinin altını çizdik” diye konuştu. Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bölgesel konularda gerçekten Fransa ile Türkiye’nin önünde büyük bir iş birliği ve görüşme dosyası var. Bunlar arasında Suriye, Gazze, İran’daki gelişmeler, Akdeniz güvenliği başta olmak üzere küresel güvenliği ilgilendiren, Rusya-Ukrayna Savaşı tabii, bu da çok ciddi vaktimizi aldı. Bu konuları gündeme getirdik. Diğer taraftan, DEAŞ’a karşı mücadelenin kesintisiz devam etmesi için neler yapılmalı, o konu tabii önemli bir konuydu, onu görüştük. Diğer taraftan Gönüllüler Koalisyonu’nun devam eden çalışmaları, bu konuda Türkiye’nin yapabileceği katkılar ve Rusya-Ukrayna görüşmelerinde gelinen son aşamayı da masaya yatırma imkanımız oldu. Burada da belirtemediğim çok konu var aslında gündeme getirdiğimiz. Türkiye-Fransa arasındaki ilişkilerin, konu setinin genişliğini de gösterir bir durum. Çok verimli görüşmeler oldu.”
“Ülkelerimiz önemli tehditler karşısında”
Fransa Dışişleri Bakanı Barrot ise Fransa’nın Türkiye ile yakın bir iş birliği ve iletişimleri bulunduğunu dile getirerek, “Cumhurbaşkanlarımız her konuda görüşmelerini devam ettirmekte. Benim de Sayın Dışişleri Bakanı ile görüşmelerim devam ediyor her zaman. 2 Nisan tarihinde gerçekleştirmiş olduğu ziyaret sonrasında da sürekli bir iletişim halindeyiz. Bölgesel ve uluslararası istikrar için bu son derece önemli” dedi.
Terörle mücadelenin ikili iş birliğinin önemli konularından birisi olduğuna dikkat çeken Barrot, “Ülkelerimiz önemli tehditler karşısında. DEAŞ tehdidi bunlardan birisi. Suriye’deki gelişmeleri ele aldık. Orada hızlı bir ilerleme olduğunu görüyoruz. Ukrayna’ya desteğimizden bahsettik. Fransa, Türkiye’nin Gönüllüler Koalisyonu’na katılımını desteklemekte ve olumlu bulmakta. Rus saldırılarına karşı baskıyı arttırmalıyız. Rusya’nın petrol kaynaklarını azaltmalıyız. Bu kapsamdaki hayalet filo ile mücadelemizi devam ettirmeliyiz. Karadeniz için bu önemli” ifadelerini kullandı.
“Gazze’ye insani yardımların ulaştığından emin olmalıyız”
Türkiye’nin Gazze’deki ateşkesin garantörlerinden biri olduğunu belirten Barrot, “Bunun sağlandığından emin olmalıyız. İnsani yardımların ulaştığından emin olmalıyız. New York’taki beyanname kapsamında iki devletli çözüm için Türkiye’nin ve Fransa’nın önemli görevleri var” diye konuştu. Fransa’nın Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin normalleşmesini ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesini desteklediğini kaydeden Barrot, “Bu kapsamda sınırların yeniden açılması, bölgesel etkinliğin arttırılması, her iki devletin egemenliği kapsamında böylece bölgenin refahı için önemli” dedi.
“NATO’nun Grönland’daki tatbikatlarına Fransa olarak katılmaya hazırız”
Barrot, NATO kapsamındaki iş birliğinin de gündemlerinde olduğunu ve Türkiye’nin temmuz ayında NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını anımsatarak, “Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi İttifak’ın Grönland’daki tatbikatlarına Fransa olarak katılmaya hazırız. Ülkelerimiz küresel konularda önemli bir görev üstlenecek. Fransa G7’nin başkanlığını, Türkiye ise COP31’i ağırlayacak. Bu çerçeve içerisinde iletişimimizi sürdürmemiz son derece elzem. Biyoçeşitliliğin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi konulardaki etkinliğimiz son derece önemli” şeklinde konuştu.
“Görüş farklılıklarımız olabilir fakat bir iş birliği zemini bulmaya çalışıyoruz”
Türkiye ile Fransa ortaklığının her seviye ve aşamada son derece yoğun olduğunu vurgulayan Barrot, sözlerine şöyle devam etti:
“Buna bir örnek ise ekonomik alandaki iş birliğimiz. 2024 yılında ticaret hacmi olarak 23 milyar euroyu aştık. 2025 yılında daha da ötesine gitmeyi öngörüyoruz. Türkiye’de 400’den fazla Fransız şirketi bulunmakta ve 143 bin istihdam mevcut. Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 1,6’sını teşkil etmekte. Türkiye’de son yıllarda 3 milyar euroluk bir yatırım gerçekleştirdiler. Bu ortaklık Türkiye-AB ilişkileri için de son derece önemli. Kıtamızın otonomik bağımsızlığı için son derece önemli bir konu. Bunun dışında şunun da altını çizmek isterim. Elbette bazen görüş farklılıklarımız olabilir. Fakat her zaman bir uzlaşı, iş birliği zemini ve dayanışma zemini bulmaya çalışıyoruz.
Türkiye’nin Şubat 2023’te yaşamış olduğu deprem sonrasında Fransa hemen insani yardımını harekete geçirdi. Bu kapsamda aynı şekilde yeniden inşa çalışmalarında da iki yıl gibi kısa bir zaman içerisinde sağlanan ilerlemeyi başarı ve takdirle karşıladığımızı ifade etmek isterim.
500 yıllık diplomatik ilişkilerimiz içerisinde önemli meseleleri her zaman ele aldık birlikte. Avrupa kıtasını sarsmış olan önemli konuları da her zaman gündemimizde tuttuk. Yine 2026 yılında bu konular önümüzde yer alan konulardır. Fransa ve Türkiye bunların farkında olarak tüm bu sebeplerden dolayı bizler Hakan Fidan ile birlikte karşılıklı ortak sorumluluk bilinci çerçevesinde konuşmaya her zaman devam edeceğiz.”

