Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Fatih Erbakan’dan “üçüncü ittifak” açıklaması: Taşın altına elimizi koymaya hazırız

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Toplum, yüzde 30-35’lik bir kararsız seçmen kitlesiyle ve kararsız olmayıp, gönülsüz olarak mevcut partilere iktidar partisine veya ana muhalefete oy veren seçmen kitlesiyle bir çıkış arıyor, bir üçüncü yol arıyor, bir alternatif ve umut arıyor. Bunun ortaya konulabilmesi için Yeniden Refah Partisi olarak taşın altına elimizi koymaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Özellikle Milli Görüş kökenli partilerin bir araya gelmesini ciddi bir alternatif, ciddi bir sinerji oluşturacağını düşünüyoruz” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, "Toplum, yüzde 30-35'lik bir kararsız

(ANKARA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Toplum, yüzde 30-35’lik bir kararsız seçmen kitlesiyle ve kararsız olmayıp, gönülsüz olarak mevcut partilere iktidar partisine veya ana muhalefete oy veren seçmen kitlesiyle bir çıkış arıyor, bir üçüncü yol arıyor, bir alternatif ve umut arıyor. Bunun ortaya konulabilmesi için Yeniden Refah Partisi olarak taşın altına elimizi koymaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Özellikle Milli Görüş kökenli partilerin bir araya gelmesini ciddi bir alternatif, ciddi bir sinerji oluşturacağını düşünüyoruz” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Milli Gençlik Derneği Genel Merkezi’nde düzenlenen MKYK-YDK İl Sorumluları ve İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.

Toplantı öncesi gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Erbakan, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı olduğunu hatırlatarak, “Üç sene önce gerçekten de asrın felaketi olarak nitelendirilebilecek bir felaketle karşı karşıya geldik. 50 bine yakın vatandaşımız hayatını kaybetti, 150 bine yakın vatandaşımız yaralandı. Allah gani gani rahmet eylesin. Deprem şehitlerimizin makamı ali olsun. Milletimizin başı sağ olsun ve geçmiş olsun dileklerimizi bir kez daha iletiyoruz. Tabii ki takdir Allah’tandır. Ancak tedbir almak bize düşer” ifadelerini kullandı.

“Milyonlarca emeklinin maaşını arttırmak için ayırdığınız kaynağı 15 günde faize veriyorsun”

Türkiye’de “borç-faiz-zam-vergi ekonomisinin” bütün hızıyla devam ettiğini kaydeden Erbakan, “2025 yılında 3,4 trilyon liralık bir borç ödemesi, bunun 2 trilyon lirası faize gitmiştir. Bu sene 2,7 trilyon lira faiz ödenecek ve 5,7 trilyon lira borç ödenecek. En düşük emekli aylığının 18 bin liralardan 20 bin liraya çıkarılması için kullanılan 110 milyar liralık kaynak, devletin 15 günlük faiz ödemesi kadar bir kaynaktır. Borç-faiz ekonomisi böyle bir canavardır. Milyonlarca emeklinin maaşını arttırmak için ayırdığınız kaynağı 15 günde faize veriyorsun” dedi.

Erbakan, iki köprü ve dokuz otoyolun özelleştirilmesine değinerek, “Biz ne diyorduk? Borç-faiz-zam-vergi ekonomisinin gider kalemleri, imtiyazlı holdinglere kaynak aktarılması, faiz ödenmesi ve kamudaki israf, gelir kalemleri de yeniden borç almak, millete zamla, vergiyle yük yüklemek ve milletin, devletin varlıklarını satıp yok etmek. İşte bu sistemi ıslah edecek olan Milli Görüş’tür. Adil düzeni kuracak olan, paylaşımda adaleti tesis edecek olan Milli Görüş’tür ve Yeniden Refah Partisi’dir” diye konuştu.

“TÜİK enflasyonu ayarlama enstitüsü haline geldi”

Açlık sınırının 32 bin liraya dayandığı, yoksulluk sınırının 100 bin liraya aştığı bir Türkiye’de asgari ücretlilerin tamamının açlık sınırının altında, emekli maaşıyla geçinenlerin de yüzde 90’lık kısmı açlık sınırının altında bir maaşla geçim mücadelesi verdiğine dikkat çeken Erbakan, şöyle konuştu:

“TÜİK’in her sene yapmış olduğu enflasyon oyununa da değinmek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde sosyal medya açıklamalarıyla da bu konuya değindik, Gerçekten de milletin hakkını çalan, milletin, emekçinin hakkını gasp eden bir oyunla karşı karşıyayız. TÜİK, daha önceleri ‘Tayyip Bey’i Üzmeyecek İstatistikler Kurumu’ diye ismini açıklamıştık, şimdi de maalesef enflasyonu ayarlama enstitüsü haline geldi.

Neden böyle söylüyorum? Bu sene yüzde 0,89 olarak açıklandı Aralık ayında. Ocak ayına geldiğimiz zaman 4,84 olarak açıklandı. Aylık enflasyonun bir ay içinde bu oranda değişmesi akla, mantığa, matematiğe, gerçeklere uygun bir durum değil. 0,89 hesap ediyorlar. Ocak’ta 4,80, neden? Çünkü Aralık ayı enflasyonuna göre maaş zamları belirlenecek, Emekçinin, emeklinin, işçinin, memurun hakkı verilecek. Bu hak TÜİK tarafından yapılan bu manipülasyonla maalesef gasp edildi. Geçen seneye bakın, Aralık ayı enflasyonu 1,03. Ocak ayı enflasyonu 5,03. Böyle bir şey dediğim gibi matematik olarak gerçekleşmesi mümkün olmayan bir durumdur ve özel olarak ayarlanmaktadır. Çalışanın hakkının, emeklinin lokmasının kursağından çıkarılıp alınması tam da bu olsa gerek. Emekten çalmak tam da bu olsa da gerek. Son beş yılın aralık enflasyon rakamları toplamı yüzde 9, ocak ayı enflasyon rakamları toplamı yüzde 33. Bunun adı çalışanın cebinden çalmaktır.”

Millet bin misli bankalara borçlu hale gelmiş”

Erbakan, Türkiye’de hane halkının yarısının borç içinde olduğunu ve bu borçların yüzde 45 ila 49’unun vadesi geçmiş borçlar olduğunu dile getiren Erbakan, neredeyse üç haneden bir tanesinin vadesi geçmiş borcu bulunduğunu söyledi. Erbakan, “Borcu çevirememe durumunun artık yaygınlaştığı önümüzde bir tablo olarak durmaktadır. Kredi kartı sahiplerinin kredi kartı borcu ödeme verilerine baktığınızda, yüzde 38,5’unun sadece asgari ödeme tutarını ödeyebildiğini görüyoruz. Kredi kartı sahipleri, millet, halk yüzde 40’lık bir oranla borcun tamamını ödeyemiyor, sadece asgari ücretini ödeyebiliyor. BDDK’nın rakamları, borç-faiz-zam-vergi ekonomisi diyoruz ya, 85 milyonun borçlanması 5.7 trilyon liraya çıkmış, halkın, milletin bankaya olan tüketici kredisi ve kredi kartı borçları. AK Parti iktidara geldiğinde 6 milyar lira seviyesindeydi. Millet bin misli bankalara borçlu hale gelmiş. Milletin, bireylerin, toplumun borçlanması devletin ve özel sektörün borçlanmasının da daha da önüne geçmiştir” değerlendirmesini yaptı.

İran’a yapılacak olan bir müdahaleye kesinlikle karşıyız”

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasına değinen Erbakan, şöyle konuştu:

“Şimdi İran’a gözünü dikmiş ve İran’ı da yutmaya kalkıyor. Amerikan Başkanı Trump, ‘İran’ın yanında Venezuela’dakinden daha büyük bir donanmamız var’ diyerek tehditler savuruyor. İsrail, habire Trump’ın paçasından tutturuyor, ‘İran’a bir müdahale yapın’ diye. Amerika’nın Merkez Komutanlığı CENTCOM, Abraham Lincoln uçak gemisini İran’ın yanı başında konuşlandırıyor. Elbette böyle bir tablo karşısında dost ve kardeş İran’ın yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Büyükelçilik makamına da Genel Başkan Vekillerimiz, Genel Başkan Yardımcıları destek ziyaretinde bulundular. İran hem komşumuzdur hem kardeşimizdir hem de aynı zamanda bizim de üyesi olduğumuz D-8’in bir üyesidir. Dolayısıyla İran’a yapılacak olan bir müdahaleye kesinlikle karşı olduğumuzu, İran halkının bizim için kardeş bir halk olduğunu, İran’ın komşumuz olduğunu Yeniden Refah Partisi olarak bir kez daha ifade ediyoruz.”

“Gazze Barış Kurulu’nda asla yer almamamız ülkemizin hayrına”

Erbakan, Gazze Barış Kurulu’nda yer alan isimlere atıfta bulunduktan sonra, bu kurulun veto yetkisine, karar alma yetkisine sahip olacağını belirtti. Erbakan sözlerini, “Türkiye’nin de içinde olduğu Müslüman ülkeler de toplanıp, bunlardan da birer milyar dolar Gazze’nin inşası, Gazze’nin bir tatil köyüne, bir Las Vegas’a çevrilmesi için imkan toplanacak. Parayı Müslümanlar verecek, Müslümanların parasıyla Gazze’de Filistinlilerin egemenliği ortadan kalkacak. Gazze dış güçlerin, Siyonistlerin kontrolüne geçmiş olacak. Her türlü ahlaksızlığın yapıldığı adeta bir Las Vegas haline getirilecek. Buradan Sayın Cumhurbaşkanı’na, Sayın Dışişleri Bakanı’na, yetkililere sesleniyorum: böyle bir planın içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bulunamayız. Bu kurulda asla yer almamanız, bu kuruldan çekilmeniz milletimizin, ülkemizin hayrınadır” ifadeleriyle sürdürdü.

“Epstein belgelerindeki Türkiye ile ilgili iddiaların açığa çıkarılması devletimizin sorumluluğunda”

ABD Adalet Bakanlığı’nın, cinsel suçlardan hüküm giyen ve hapishanede ölen Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin yayımladığı belgelerdeki iddialardan bahseden Erbakan, “Türkiye’den çok sayıda çocuğun da bu istismar adasına götürüldüğüne ilişkin iddialar var. Epstein’ın o dönemde 200 milyon dolarlık bir kaynağı Türkiye’ye transfer ettiğine ilişkin iddialar var. Epstein’a ait özel uçağın tam dokuz kez o tarihlerde Türkiye’ye giriş-çıkış yaptığına dair iddialar var. Bunların açığa çıkarılması yetkililerin, devletimizin sorumluluğundadır” dedi.

“Toplum bir üçüncü yol arıyor”

Fatih Erbakan, bir gazetecinin “siyasette üçüncü ittifak” iddialarına ilişkin sorusu üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye’de seçmenin yüzde 30’undan fazlasının kararsız durumda olduğunu yapılan araştırmalarda görüyoruz. Bu nedenle Türkiye’de en büyük parti, kararsızlar partisidir diye de bildiğiniz gibi ifade ediliyor. Burada seçmen çok açık bir şekilde topluma mesaj veriyor. Hem mevcut iktidardan memnun değil, değişim istiyor. Ama bunun yerine ana muhalefet partisinin gelmesini de istemiyor. Oradan da memnun değil.

Dolayısıyla aslında toplum, yüzde 30-35’lik bir kararsız seçmen kitlesiyle ve kararsız olmayıp, gönülsüz olarak mevcut partilere iktidar partisine veya ana muhalefete oy veren seçmen kitlesiyle bir çıkış arıyor, bir üçüncü yol arıyor, bir alternatif ve umut arıyor. Bunun ortaya konulabilmesi için Yeniden Refah Partisi olarak taşın altına elimizi koymaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Ancak burada kilit nokta seçmen tabanları birbirine yakın, söylemleri birbirine yakın olan partilerin bir araya gelmesi, özellikle de Milli Görüş kökenli partilerin bir araya gelmesini ciddi bir alternatif, ciddi bir sinerji oluşturacağını düşünüyoruz.”