(ANKARA) – Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Fahrettin Altun, “İnsan hakları mücadelesi yalnızca hukukçuların, kurumların ya da devletlerin sorumluluğu değildir. Bu mücadele; kalemi olanın yazmasını, sözü olanın konuşmasını, vicdanı olanın sorumluluk almasını gerektiren ortak bir insanlık meselesidir” dedi.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu tarafından Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı tüm resmi ve özel ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören lise öğrencileri arasında 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan insan hakları ihlallerine karşı farkındalık oluşturmak, öğrencilerde adalet, empati ve dayanışma duygularını geliştirmek amacıyla düzenlenen “Filistinli Çocuklara Mektup” konulu mektup yarışması sonuçlandı. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nda düzenlenen programda yarışmayı kazanan öğrencilere ödülleri verildi. Programa Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz da katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Fahrettin Altun, özetle şunları kaydetti:
“Adalet duygusunu her koşulda yaşatmaya dair büyük bir umutla doluyoruz”
“Bu anlamlı yarışmaya katılım sağlayan, hissiyatını, fikriyatını büyük bir samimiyetle ortaya koyan tüm gençlerimizi canıgönülden tebrik ediyorum. Bugün burada özellikle siz gençlerimizin ortaya koyduğu duruş sayesinde; insan onurunu, vicdanı ve adalet duygusunu her koşulda yaşatmaya dair büyük bir umutla doluyoruz. Biz Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu olarak, gençlerimizin hak ve özgürlükler konusunda bilinçli, duyarlı ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmelerine ve bu bağlamda insan hakları alanındaki farkındalıklarının artırılmasına, büyük bir önem atfediyoruz.
“Sizlerin eşitsizliklere ve adaletsizliklere karşı sesini çıkarabilen bireyler olarak yetiştiğinizi biliyoruz”
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu olarak bizler, insan haklarının evrensel niteliğini yalnızca söylemde değil, eylemde ve duruşta da savunmayı temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. İnsanlığın bizatihi tehdit altında olduğu, gençlerin nesneleştirildiği ve toplumda pasif tüketiciler olarak konumlandırılmaya çalışıldığı bu dönemde bizler sizlerin yaşananlara yalnızca uzaktan bakan tanıklar olmadığınızı biliyoruz. Sizlerin, hak temelli düşünen, sorgulayan, eşitsizliklere ve adaletsizliklere karşı sesini çıkarabilen, ortak iyi için sorumluluk üstkeken gerçek özneler olduğunuzu biliyoruz. Bu yarışmayı düzenlerken de amacımız bu hakikati ortaya koymaktı.
“Bu mücadele ortak bir insanlık meselesidir”
Konuşmamı tamamlarken, özellikle öğrenci arkadaşlarımla bir hususu daha dile getirmek istiyorum: İleride ne yaparsanız yapın, hangi alanda ilerlerseniz ilerleyin; ilkeli duruşunuzun sizi ayakta tutan temel düstur olduğunu unutmayın. Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız: Kurumlar kanunlarla kurulur; ancak onları yaşatan, anlamlı kılan insanlardır. Bu meyanda bugün ortaya koyduğunuz her çaba, yalnızca kendi kariyeriniz için değil; aynı zamanda ülkemiz ve insanlık adına da önemli bir kazanımdır. Çünkü insan hakları mücadelesi yalnızca hukukçuların, kurumların ya da devletlerin sorumluluğu değildir. Bu mücadele; kalemi olanın yazmasını, sözü olanın konuşmasını, vicdanı olanın sorumluluk almasını gerektiren ortak bir insanlık meselesidir.
“Filistinli çocukların barış, güven ve umut dolu bir geleceğe kavunmasını temenni ediyorum”
İnanıyorum ki ortaya koyduğunuz bu eserler ve çabalar; hem hakikat mücadelemizin hem de güçlü, müreffeh ve başarılarla dolu yarınlarımızın teminatı olacaktır. Sizler iyiyi, doğruyu ve güzeli anlatmaya, vicdanı diri tutan sözler üretmeye devam ettikçe, bu ortak mücadele de kararlılıkla büyümeye devam edecek. Bu duygu ve düşüncelerle; bu yarışmaya katılan tüm öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyor, dereceye giren kardeşlerimizi ayrıca kutluyorum. Sözlerime son verirken, insan haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda gösterdiğiniz ilgi ve duyarlılık için hepinize teşekkür ediyor; Gazze’de yaşanan ağır insani dramın bir an önce son bulmasını; en temel hakları ellerinden alınan masum sivillerin, özellikle de Filistinli çocukların barış, güven ve umut dolu bir geleceğe kavuşmasını temenni ediyorum.”
Kazanan öğrenciler ödüllerini aldı
Dereceye giren öğrencilerin mektuplarının okunması ve ardından hediyelerinin takdim edilmesiyle program sonlandı. Yarışmayı kazanan öğrenciler şöyle:
“1. Mustafa Yiğit ÇİÇEK – Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi – Akyurt
2. Nisanur KURTYEMEZ – Ankara Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi – Altındağ
3. Edanur ŞAHİN – Ayrancı Anadolu Lisesi – Çankaya.”

