Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray: Sağlıkta dönüşüm denilen özelleştirmeci politika toplumun hasta olmasını istemektedir

Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray, 2025 yılını değerlendirdiği açıklamasında, “Halkımız sağlık hizmetinin memnuniyet değerlendirmesinde 30 puan azaltarak memnuniyet oranını yüzde 41’e indirmiştir. Sağlık Bakanı’nı istifaya davet ediyoruz. Bizler, sağlık hizmetinin kamusal, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli olmasını istiyoruz. Yurttaşlarımızın hastalanmasını değil, hastalıklardan korunmalarını istiyoruz” dedi.

Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray, 2025 yılını değerlendirdiği

 

(ESKİŞEHİR) – Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray, 2025 yılını değerlendirdiği açıklamasında, “Halkımız sağlık hizmetinin memnuniyet değerlendirmesinde 30 puan azaltarak memnuniyet oranını yüzde 41’e indirmiştir. Sağlık Bakanı’nı istifaya davet ediyoruz. Bizler, sağlık hizmetinin kamusal, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli olmasını istiyoruz. Yurttaşlarımızın hastalanmasını değil, hastalıklardan korunmalarını istiyoruz” dedi.

Eskişehir Bilecik Tabip Odası (EBTO) Başkanı Nazan Aksaray, düzenlediği basın toplantısında sağlıkta 2025 yılını değerlendirdi. Sağlıkta dönüşüm programının sağlık alanını özelleştirmeye yönlendirdiğine dikkat çeken Aksaray, şunları kaydetti:
“Hükümetin 2003 yılında uygulamaya koyduğu sağlıkta dönüşüm denilen özelleştirmeci politikanın son perdesini 2025 yılında gördük. Sağlıkta dönüşüm denilen özelleştirmeci politika toplumun hasta olmasını istemektedir. Hekimleri 3 dakikada hasta bakmaya zorlayan bu sistemin hastalarımıza hiçbir faydası yoktur. Bu sistemden sadece ve sadece sermaye, ilaç firmaları, tıbbi malzeme firmaları rant elde etmektedir. 2024 sağlık istatistik yıllığı geçtiğimiz günlerde ancak yayımlanabildi. Ülkemizde bir kişi yılda 12.2 kez sağlık kurumuna başvurmuştur. 3 dakikada yeterli sağlık hizmeti alamayan veya verilen ilaçların yan etkileri nedeniyle yeni sorunlar yaşayan hastaların mükerrer başvurusu da bu sayının artmasının bir başka nedenidir. Acil servislere başvuru da çok önemli bir sorundur. Randevu bulamayan hastalar çareyi acil servislere başvurmakta aramaktadırlar. Dünya’da nüfusunun 2 katı acil başvurusu olan bir başka ülke yoktur. Bir başka olumsuz birinciliğimiz de MR ve tomografi tetkik sayısıdır. Yine yıllıktan ifade edeceğimiz önemli bir sorun, aşılama oranlarındaki düşmedir. Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı için bu oranın kritik eşik olan yüzde 94’e indiğini görüyoruz. Mevcut politikalar, eğitimde geriye gitme vb çeşitli nedenlerle aşı karşıtlığı da bu sorunun önemli nedenlerindendir. Yıllıkta, bebek, çocuk, anne ölüm hızlarının yüksek olduğunu, beklenen yaşam süresinin kısa olduğunu, tedavi edilebilir hastalıkların arttığını, antibiyotik kullanımının çok yüksek olduğunu aynı zamanda infeksiyon hastalıklarından ölümlerin de yüksek olduğunu görüyoruz.
“10 milyona yakın yurttaşımız GSS prim borçlusu oldukları için ayrıca sağlık hizmeti alamamakta”

Sağlık Bakanlığı tüm bu verilerle, yönetmelik adıyla uygulamaya koyduğu ama her defasında daha da büyük sorunlara neden olduğu yama tedbirlerle açıkça sınıfta kalmıştır. Gelinen noktada hasta da sağlık çalışanı da mutsuzdur. Sağlık ortamı tıp eğitiminden, aile hekimliği sistemine, acil sağlık hizmetlerinden, 2. ve 3. basamak sağlık hizmetlerine dek adeta bir afet yaşamaktadır. Hem ulaşmanın hem de içinde hizmet almanın çok güç olduğu şehir hastaneleri sağlığa ayrılan payın büyük kısmını sermayeye aktarmaktadır. 10 milyona yakın yurttaşımız GSS prim borçlusu oldukları için ayrıca sağlık hizmeti alamamakta, muayene, ilaç, reçete katkı-katılım payları, cepten ödemeler sağlığa ulaşımı ekonomik olarak engellemektedir.

“Mezun olan hekimlerin geleceklerini yurt dışında değil, ülkemizde görmelerini diliyoruz”

Halkımız sağlık hizmetinin memnuniyet değerlendirmesinde 30 puan azaltarak memnuniyet oranını yüzde 41’e indirmiştir. Sağlık Bakanı’nı istifaya davet ediyoruz. Bizler, sağlık hizmetinin kamusal, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli olmasını istiyoruz. Yurttaşlarımızın hastalanmasını değil, hastalıklardan korunmalarını istiyoruz. Tıp fakültelerinde nitelikli tıp eğitimi verilmesini, mezun olan hekimlerin geleceklerini yurt dışında değil, ülkemizde görmelerini diliyoruz. Çalışma ortamlarımızda ve ülkemizde şiddetin sona ermesini istiyoruz. Liyakat sahibi yöneticilerin olduğu, katılımcı, demokratik, şeffaf, merkezinde insanın, emeğin, bilimin olduğu bir sağlık sistemi istiyoruz.”