Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Eski CHP İl Başkanı Aslanoğlu: “Niye bugün Tunç Bey ve Heval Bey hala tutuklu”

Eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İZBETON’a yönelik “kooperatif” soruşturmasında tahliyesinin ardından yaptığı açıklamada, “Niye bugün Tunç Bey ve Heval Bey hala tutuklu? Tunç Bey mahkemede delikanlı gibi ‘Bekleyen kentsel dönüşüm projelerine ön açmak benim işimdir. Doğru buldum ve yaptım’ diyor. Benim haberim yoktu demiyor. Bu insanları neden bu kadar rahatsız etti? İnsanlar neden bu işi durdurmak için ellerinden geleni yaptılar? Bu işi yapanların arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin içinden insanlar var” ifadesini kullandı.

Eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İZBETON’a yönelik "kooperatif" soruşturmasında

 

(İZMİR) – Eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İZBETON’a yönelik “kooperatif” soruşturmasında tahliyesinin ardından yaptığı açıklamada, “Niye bugün Tunç Bey ve Heval Bey hala tutuklu? Tunç Bey mahkemede delikanlı gibi ‘Bekleyen kentsel dönüşüm projelerine ön açmak benim işimdir. Doğru buldum ve yaptım’ diyor. Benim haberim yoktu demiyor. Bu insanları neden bu kadar rahatsız etti? İnsanlar neden bu işi durdurmak için ellerinden geleni yaptılar? Bu işi yapanların arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin içinden insanlar var” ifadesini kullandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZBETON’a yönelik “kooperatif” davası olarak bilinen ve taşeron şirketler eliyle yolsuzluk yapıldığı iddiaları kapsamında başlatılan soruşturma kapsamında yargılanan eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, ev hapsinin kaldırılmasının ardından basın toplantısı düzenledi.

Aslanoğlu, şunları kaydetti:

“İftira atmak çok kolay. Ama tabi sorulara da cevap vermek gerekir. Benim en çok üzüldüğüm kişilerin başında Tunç Soyer var. Kendisi kooperatif harcama yetkilisi değil, harcama talimatı verebilen biri değil. Ben o dönemde 3 yıldır il başkanlığı yapıyordum. Benimle ilgili hiç belediyeyle ya da ihaleyle ilgili bir şey duyuldu mu. Ben ne birini işe soktum ne hiç kimseden burayı ben alayım, şuranın imarını 3’e çıkartın gibi bir talebim olmadı. Tunç Başkan’a üzülüyorum. Bu adam Büyükşehir Belediye başkanı. Biri Büyükşehir’in genel sekreteri. Birimiz İZBETON’un genel müdürü. Birimiz partinin il başkanıyız. Bir şekilde bir araya gelip şebeke kurmuşuz. Biz neden emekli amcaların teyzelerin aylığına göz dikelim. İZBETON ile başlayan sürece kamuoyunun ilgisini çekecek bir konu gerekiyordu. Ben o yüzden konuya dahil olduğumu düşünüyorum. Çünkü ben İZBETON ile ilgili bir şeyle yargılanmıyorum. Kimse bana o konuda bir şey sormadı. Ne de Tunç Soyer bununla ilgili suçlanıyor.

“Cezaevinde tavana bakıp deliriyordum”

Bu dönem boyunca 40-50 kez yurt dışına gitmişimdir. Gözaltına alınmamdan birkaç ay önce de yurt dışındaydım. Tutuklamayı, yurt dışı yasağını ya da ev hapsini kaçma şüphesi ya da delilleri karartma riski olana verirsin. Cezaevinde tavana bakıp deliriyordum. Yıl boyunca delili karatmamışım, 4 yıl sonra mı karartacağım! Kaçma şüphesi var deniyor, nereye kaçacağız? Ben ev hapsindeyken izinle İZTO meclisine gittim. O güne kadar hep evdeyim. Mecliste olduğum duyulunca bir anda iznimi iptal ettiler. Bunu yapanda izni veren kişiler. Gerekçeleri kaçma şüphesi. Saat 16.44 olmuş. Kaçacak olsam o saate kadar durur muyum?

“İzmir’de FETÖ ve Rahip Branson davası dışında Şakran’da görülen bir dava yoktur”

Bize atanan heyet başkanı bir şekilde daha hiç duruşma yüzü görmeden gitti. Onun yerine yeni bir heyet başkanı geldi. İZBETON davalarına bakan hakimler tensip ve tahliye verdi diye iş mahkemesine sürülmüş. 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 4 hakimi var. Mahkemenin iş yükü çok ağır diye ikinci heyet atadılar. Ağır ceza mahkemelerinin iş yükü çoksa bir tane daha ağır ceza atarsınız. Ama bizde ikinci heyet atandı. Davaya kimin bakacağına karar vereceğiz dediler, dava ikinci heyete düştü. Bize atanan hakim heyet başkanı, bir şekilde daha hiç duruşma yüzü görmeden yerine başka bir başkan geldi. 9’uncu hakim oldu böylece. İlk kez bir davada başsavcı vekili görevlendirildi ve duruşmaya geliyor. İzmir’de FETÖ ve Rahip Branson davası dışında Şakran’da görülen dava yoktur. Bizimki basit suçlamalar değil miydi? Bu basit suçlama Şakran’da yargılanıyor. Bunlar normal mi? Bu hakimlere, savcılara, adalet sistemine güvenmek zorundayız. Bütün bunları görüyoruz ama doğru adaletin tecelli edeceğine ilişkin inancı korumak zorundayız. Yoksa kimse evinde uyuyamaz ki! O yüzden adaletin bir şekilde doğru kararları alması, bir yerden baskının gelmemesi, ‘Aman bize ne olacak’ derdini düşünmemesi gerekiyor. İnsan adaletin bu durumuna üzülüyor. Ama bu ülkenin bir kurtuluş yolu var. O da adalet sistemine güvenmek. İnsanlar artık kiracı-ev sahibi davalarında adalete güvenmiyor.

“Bu bir prototipti ve bitseydi Türkiye’de bir metot oluşacaktı”

Niye bugün Tunç Bey ve Heval Bey hala tutuklu? Tunç Bey mahkemede delikanlı gibi ‘Bekleyen kentsel dönüşüm projelerine ön açmak benim işimdir. Doğru buldum ve yaptım’ diyor. Benim haberim yoktu demiyor. Bu insanları neden bu kadar rahatsız etti? İnsanlar neden bu işi durdurmak için ellerinden geleni yaptılar? Bu işi yapanların arasında İZBB’nin içinden insanlar var. ‘Bu iş böyle olmasın, müteahhitler aracılığıyla olsun’ diyen. Ama bu iş müteahhitlerle yürümüyordu. Bir kısım insan ‘Bu iş olmasın’ dedi. TOKİ metodunda kalalım istediler. Hani Cumhurbaşkanı ‘Bunlar TOKİ’ye karşı model geliştirdiler’ dedi ya. Evet biz bu işi elimize yüzümüze bulaştırdık. Bunda belediyenin, bizim payımız neydi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün payı neydi bilmiyorum. El birliğiyle güzelim metodun anasını ağlattık. Bu bir prototipti ve bitseydi Türkiye’de bir metot oluşacaktı. Bütün engellemelere rağmen 4 ay sonra benim kooperatif başkanı olduğum yerde tapu dağıtacağız. Yargılandığmız, insanların olmasın diye uüraştığı bir yerde 4 ay sonra tapular dağıtılacak. Bir de baltalamasaydınız ne olacaktı düşünün. Bir de baltalamaya çalışan bazı insanların bir araya geldiğini gördüm. Mesela o dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür şu anda İZBB’nin şirketlerinden birinde yönetici.”

“Mahkemede gördüğüm şey, müthiş bir düşmanlık”

Aslanoğlu, “Duruşmada hakim Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı’na soruyor ‘Kendi inşaatını neden mühürledin’ diye. Mühürleme işlemi, sen üstüne bir şey yapamasın diye yapılır. Zaten yapan da mühürleyen de sensin. Bu mahkemede gördüğüm şey, müthiş bir düşmanlık. Ben Kentsel Dönüşüm Daire Başkanını tanımam. O nedenle husumetim de olmaz. Ama bu nasıl bir kindir? Hakim sana bir soru soruyor ve kadın Tunç Bey’in yararına olacak şeyleri söylememek için takla attı. ‘Haberim yoktu’ diyor. Nasıl haberin olmaz! HErkesin bildiği ve sana da yazı gelen bir konuda nasıl ahberin olmaz? ‘Yazı geldi ama eki yoktu’ diyor. O zaman neden eki istemedin? Yazıda yer teslimi yazıyor. 20 yıl inşaat mühendisi olarak çalışmış, TOKİ’de çalışmış birinin yer tesliminin ne olduğundan haberi yok mu yani” dedi.

“Bir yazıyla durduruldu”

Aslanoğlu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, “Kooperatifleri durdurduğumuzu kimse iddia edemez” sözlerine yanıt vererek, “Duruşmada ifade veren bütün mağdurlar, ‘Hızlı ilerliyordu bir anda durduruldu’ diyor. Bir yazıyla durduruldu. İZBB’nin Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı’nın İZBETON’a yazısıydı bu. Gecikme meselesi tartışılıyor. Bir tane gecikme var mahkemeden alınmış. Mahkeme raporu yüzde 7 gecikmiş diyor. Bu, yüzde 93 tamamlanma demektir” ifadesini kullandı.

“Bu iş, bir cezalandırma işine dönüşüyor”

Yargılamada ‘cezalandırma’ eleştirisi de yapan Aslanoğlu, “Ben bu davaların ama bir yıl ama 10 yıl sonra adaletle sonuçlanacağına inanıyorum. Çünkü bir sürü kumpas davası oldu 20 yılda çok dava gördük. Bunların hepsi er ya da geç adaletle sonuçlanacak. Bizim yargılandığımız suçları bugün yatarı yok. Zaten arkadaşlarımızın yattığı fazlası. Bu iş, bir cezalandırma işine dönüşüyor” ifadesini kullandı.