(ANKARA) – CHP Parti Meclisi Üyesi Erhan Adem, “İktidara geldiğimizde çiftçimizin yeniden kazanabildiği, gençlerin yeniden köyünde üretim yaptığı, Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olduğu bir tarım düzenini inşa edeceğiz. Üreticinin yüzünü güldürmeyen hiçbir ekonomi politikası sürdürülebilir değildir. Çukurova’da pamuğun yeniden beyaz altın olduğu, besicinin zarar etmediği, sofralarımızdaki etin ithal değil yerli üretim olduğu bir Türkiye mümkündür” ifadesini kullandı.
CHP PM Üyesi Erhan Adem, Adana’da pamuk ve hayvancılık sektöründeki son duruma ilişkin yazılı açıklama yaptı. Adem, şunları kaydetti:
“Adana’da pamuk ekim alanlarının son yedi yılda, yüzde 70 oranında daralması, tarım politikalarındaki yanlışların ve üreticinin sahipsiz bırakılmasının en somut göstergesidir. Çukurova’nın beyaz altını pamuk, 2018 yılında 455 bin dönüm alanda ekilirken 2025 yılında 124 bin dönüme gerilemiştir. Bu dramatik düşüş yalnızca bir ürünün değil, Türk tarımının içine sürüklendiği büyük çöküşün de özetidir. Bugün mesele sadece pamuk değildir. Bu tablo, Türkiye tarımının genel durumunun bir yansımasıdır. Planlamadan uzak, günü kurtarmaya yönelik ve ithalata dayalı politikalar sonucunda üretim düşmüş, çiftçi borç yükü altında ezilmiş, kırsal nüfus hızla üretimden kopmuştur. Gübre, mazot, yem, elektrik ve sulama maliyetleri katlanmış; destekler ise ya yetersiz kalmış ya da zamanında ödenmemiştir.
“Pamukta olduğu gibi hayvancılıkta da stratejik bir planlama anlayışı şarttır”
Hayvancılık sektörü de benzer bir darboğazdadır. Artan yem maliyetleri, küçük ve orta ölçekli işletmeleri kapanma noktasına getirmiştir. Besici zarar etmekte, üretici hayvanını kesime göndermek zorunda kalmaktadır. Bunun sonucunda ise çözüm yine ithalatta aranmaktadır. Canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı yerli üreticiyi daha da zayıflatmakta, ülkemizi gıda güvenliği açısından dışa bağımlı hale getirmektedir. Oysa çözüm ithalat değil, üretimi güçlendirmektir. Pamukta olduğu gibi hayvancılıkta da stratejik bir planlama anlayışı şarttır. Türkiye kendi çiftçisini, kendi besicisini destekleyecek güce sahiptir. Yeter ki doğru politikalar uygulansın.
“İktidara geldiğimizde Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olduğu tarım düzenini inşa edeceğiz”
Biz CHP olarak açıkça söylüyoruz: Tarım ve hayvancılıkta ithalata dayalı değil, üretim odaklı bir model hayata geçirilecektir. Destekler artırılacak ve zamanında ödenecektir. Mazot, gübre ve yem üzerindeki vergi yükü azaltılacaktır. Stratejik ürünlerde planlı üretim modeline geçilecektir. Küçük ve orta ölçekli aile işletmeleri özel olarak korunacaktır. Üretici ürettiği ürünü kaça satacağını ve maliyetini bir yıl öncesinden bilecek. Biz iktidara geldiğimizde çiftçimizin yeniden kazanabildiği, gençlerin yeniden köyünde üretim yaptığı, Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olduğu bir tarım düzenini inşa edeceğiz. Üreticinin yüzünü güldürmeyen hiçbir ekonomi politikası sürdürülebilir değildir. Çukurova’da pamuğun yeniden beyaz altın olduğu, besicinin zarar etmediği, sofralarımızdaki etin ithal değil yerli üretim olduğu bir Türkiye mümkündür. Bunun için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

