Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

EMEP’li Karaca’dan Afşin Belediyesi önünde kendini yakarak yaşamına son veren işçiyle ilgili açıklama: “Kölelik rejiminin çıplak sonucu olan bir cinayettir”

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca, işçi Nuh Mercimek’in Afşin Belediyesi önünde kendini ateşe vermesine ilişkin, “Bu intihar, deprem bölgesinde yurttaşlara reva görülen kölelik düzeninin, saray rejiminin Toplum Yararına Çalışma Programı (TYP) adı altında kurduğu kölelik ve sömürü terörünün çıplak sonucu olan bir cinayettir!” dedi.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca, işçi Nuh Mercimek'in

(ANKARA) – Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca, işçi Nuh Mercimek’in Afşin Belediyesi önünde kendini ateşe vermesine ilişkin, “Bu intihar, deprem bölgesinde yurttaşlara reva görülen kölelik düzeninin, saray rejiminin Toplum Yararına Çalışma Programı (TYP) adı altında kurduğu kölelik ve sömürü terörünün çıplak sonucu olan bir cinayettir” dedi.

EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gaziantep’te belediye binası önünde yaşamına son veren Nuh Mercimek’in ölümüne ilişkin açıklamalarda bulundu. Karaca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Nuh Mercimek… Beş çocuk babası bir işçi… Depremin ortasında, yoksulluğun tam göbeğinde, çalışma hakkı elinden alınmış bir yurttaş…
‘Hakkım yendi’ dediği yerde, belediye binasının önünde canına kıydı. Bu intihar, deprem bölgesinde yurttaşlara reva görülen kölelik düzeninin, saray rejiminin Toplum Yararına Çalışma Programı adı altında kurduğu kölelik ve sömürü terörünün çıplak sonucu olan bir cinayettir!

TYP nedir biliyor musunuz? ‘Toplum yararı’ kılıfına sokulmuş bir kölelik rejimi. ‘Toplum yararı’ diyerek paketledikleri bu uygulama, aslında toplumun bütün kaynaklarını yutan sermaye düzeninin, işsizlere sadaka dağıtır gibi kurduğu bir itaat mekanizması. Yönetmelikte diyorlar ki: ‘İşsizlere gelir desteği, işgücü alışkanlığı kazandırma…’

Gerçekte nedir? Ucuz işgücünü, kamu kurumlarının içine boca eden, işçinin hiçbir hakkını tanımayan, kadro ihtiyacını gizleyen bir işsizlik yönetme operasyonu. Okulların temizliği, belediyelerin asli işleri, camilerin bakımı, orman yangın ekipleri… Hepsi TYP işçilerine yaptırılıyor. Peki bu işleri daha önce kim yapıyordu? Kadrolu çalışan işçiler.

Şimdi ne oldu? Kadro yok, taşeron yok, hak yok. Torbadan çıkacak bir numara haline getiriliyor yoksullar! TYP işçisi işçi bile sayılmıyor. Bir işçinin TYP ile işe girebilmesi bile iktidara sadakat testine bağlanmış durumda! Hiçbir yurttaşın hayatı iktidarın şaibeli kurasından çıkacak bir torba numarasına bağlı olamaz.

İş kanunu yok, izin hakkı sınırlı, ihbar-kıdem yok, sigorta güvencesi yok, sendikaya üye olma hakkı yok. Bir gün izin alsa, aylık maaşından düşüyor. Hastalansa ‘rapor alma hakkın yok’ deniyor. Hamilelik izni, doğum izni yok. Aynı işyerinde yıllarca çalışıyor ama her 6 ayda bir işten ‘kağıt üstünde’ çıkarılıyor, hakkı doğmasın diye. Bu mudur toplum yararı?

Asıl amaç ne? Yoksulları, çaresiz insanları ucuzun ucuzu işgücü haline getirmek, işçinin iş bulma umudunu değil, iktidara “bağlılık” mecburiyetini büyütmek. Kadrolu istihdamı yok edip, taşeron rejimini bile aratacak şekilde güvencesizliği kalıcılaştırmak.

Biz ne diyoruz? TYP kaldırılmalıdır. Yapılan her iş, kadrolu istihdamla karşılanmalıdır. Kamu hizmeti, kölelik rejimleriyle değil; güvenceli, sendikalı, insanca çalışma koşullarıyla yürütülür. İşsizlik fonu, işçinin cebinden kesilen paralar; kamunun personel açığını kölelikle kapatmak için değil, işçilere doğrudan istihdam yaratmak için kullanılmalıdır.”