(ANKARA) – Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, yaptığı yazılı açıklamada, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün tarihinden, işçi kadınların mücadelelerinden öğrendiklerimizle bu düzeni değiştirecek gücümüz var. İnsanca, eşit bir yaşam, güvenceli çalışma, barış içinde bir dünya için mücadelemiz var. Yoksulluğa, şiddete ve savaşa karşı mücadelemiz var” ifadelerini kullandı.
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Kadınların hayatının yoksullukla, eşitsizlikle, şiddetle, savaşla kuşatıldığını belirten Gürkan, ülkede her kadının bu kuşatmanın ne anlama geldiğini çok iyi bildiğini ifade etti. “Bilmemiz gereken bir şey daha var; kadınları kuşatan bu cenderenin mimarları var, bu tablo tesadüf değil. Saray rejimi, bu rejimin sahiplerinin kulu olduğu sermaye düzeni ve sermaye düzenini yaşatmak için halkları savaşın ortasına atmaktan çekinmeyen emperyalist haydutlar bu tablonun baş sorumlusudur” diyen Gürkan, şunları kaydetti:
“Onlar azınlık. Bu düzenin yarattığı karanlığın yükünü çeken kadınlar ise çoğunluk. Onlar bir tarafta, biz bir tarafta. Bu düzene öfke duyan, her gün öfkesi büyüyen kadınların taraflarını açık açık ilan edecekleri, çok olduğunu gösterecekleri gün 8 Mart. Çaresizlik dayatmasına karşı çareyi birbirimizle ve mücadeleyle öreceğimiz gün 8 Mart. Sadece ülkemizde değil, dünyanın dört bir yanında aynı cendereye karşı ‘Mücadelemiz var’ sözüyle direnen kadınların ortak gücünü göstereceği gün 8 Mart.
Bu örgütlü saldırganlık karşısında örgütlü gücün bir parçası olmaktan, derdi nerede yaşıyor ve öfkemizi nerede büyütüyorsak orada mücadelenin bir parçası olmaktan yok başka bir yol. Bir avuç azınlığın sömürü, şiddet, savaş ve zorbalık düzenine karşı ‘Mücadelemiz var’ diyen kadınlar bu 8 Mart’ta her alanda sesini büyütmeli, birleştirmeli. 8 Mart’ın tarihi de bunu anlatır. İşçi kadınların ‘ekmek ve barış’ diyerek başlattığı mücadele, dünyanın gidişatını değiştiren büyük halk hareketlerinin parçası olmuştur. 8 Mart’ı yaratan mücadele gerçek bir çıkışın ancak ekmek mücadelesinin, şiddete karşı mücadele ve barış mücadelesi ile birleşmesiyle mümkün olduğunu göstermiştir. Bugün de ihtiyaç duyulan şey aynıdır. Kadınların birleşik, örgütlü ve antiemperyalist mücadelesini büyütmek… 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün tarihinden, işçi kadınların mücadelelerinden öğrendiklerimizle bu düzeni değiştirecek gücümüz var. İnsanca, eşit bir yaşam, güvenceli çalışma, barış içinde bir dünya için mücadelemiz var. Yoksulluğa, şiddete ve savaşa karşı mücadelemiz var.”



