Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

EMEP: “Siyasi operasyonlar derhal durdurulmalı, siyasi tutuklular hemen ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır”

Emek Partisi (EMEP) Genel Merkezi, “Tıpkı diğer torba siyasi davalar gibi, İBB davası da Türkiye’de demokrasi ve özgürlükler mücadelesinin zeminlerinden biri haline gelmiştir. Partimiz, bu hukuksuz sürece karşı mücadelenin, Türkiye’nin en geniş halk yığınlarının iş, ekmek, özgürlük ve barış mücadelesinin bir parçası olduğunu vurgulamaktadır. Siyasi operasyonlar derhal durdurulmalı, siyasi tutuklular hemen ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır” açıklamasını yaptı. 

Emek Partisi (EMEP) Genel Merkezi, "Tıpkı diğer torba siyasi davalar

(ANKARA)- Emek Partisi (EMEP) Genel Merkezi, “Tıpkı diğer torba siyasi davalar gibi, İBB davası da Türkiye’de demokrasi ve özgürlükler mücadelesinin zeminlerinden biri haline gelmiştir. Partimiz, bu hukuksuz sürece karşı mücadelenin, Türkiye’nin en geniş halk yığınlarının iş, ekmek, özgürlük ve barış mücadelesinin bir parçası olduğunu vurgulamaktadır. Siyasi operasyonlar derhal durdurulmalı, siyasi tutuklular hemen ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır” açıklamasını yaptı.

EMEP Genel Merkezi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere bazı yerel yönetimlere yönelik yürütülen operasyonlara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere, ülkedeki çok sayıda yerel yönetim kurumuna ve bunların halk tarafından seçilmiş yöneticilerine yönelik siyasal operasyonlar bir yılı geride bıraktı. Türkiye’nin sermaye düzeni, öncesi bir yana, 12 Eylül 1980’den bu yana geçen 46 yılda hiçbir zaman demokrasi olmadı. Ama egemen sınıfların AKP ve Erdoğan ile bulduğu yönetme biçimi, üretim ilişkilerinden örgütlenmeye, basın ve ifade özgürlüğünden seçim ve sayım işlemlerine dek her noktaya nüfuz eden koyu bir baskı rejimi inşa etti. 19 Mart operasyonları ve bunlarla amaçlanan siyasi hedef de bu rejimin daha katı ve antidemokratik bir biçiminin dayatılmasıdır. Erdoğan rejimi, siyasal rakiplerini tasfiye etmek için, neredeyse bir parti organına dönüştürdüğü yargı eliyle, bazıları darbe dönemlerinde dahi hayal edilememiş uygulamaları hayata geçirmiştir.

Erdoğan’ın siyasi rakibi haline gelmiş olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, önce 18 Mart 2025’te hukuksuz bir kararla diploması iptal edilerek, bir gün sonra, 19 Mart 2025’te gözaltına alınarak siyasal alanın dışına sürülmek istenmiş; eş zamanlı olarak onlarca belediyeye ve seçilmişlerine yönelik operasyonlarla bu harekât, ülke genelinde halkın seçme ve seçilme hakkına karşı bir saldırıya dönüşmüştür. Başta kamu kuruluşu TRT olmak üzere, iktidar yanlısı medya bu süreçte operasyonel bir güç olarak kullanılmış; düzen hukukunun bile en basit ilkelerinden olan masumiyet karinesi hiçe sayılarak savcılık iddiaları hatta itirafçı ifadeleri hüküm gibi sunulmuştur. Soruşturulan ve hapsedilen yüzlerce kişi, aileleri ve arkadaşları da hedef alınarak suçlu ilan edilmiştir. Ama başta gelecek ve geçim kaygısıyla sıkışmış, yarınları olmayan gençlik kitleleri olmak üzere, geniş halk kesimleri ülkenin tamamında ayağa kalkarak bu kirli operasyonlara itiraz etmiş; Saray’ın, başlangıçta planladığı bazı hedeflere varmasını engellemiştir.

O yüzlerce insan bir yıldır hapishanede tutuluyor. Uzun tutukluluğun hukuki ölçüsüzlüğü bir yana, aralarında yaşamsal önemde sağlık sorunları bulunanlar da olmak üzere pek çok seçilmiş yerel yönetici ve belediye çalışanı, belirsiz, güvenilmez ve aksak bir yargı sürecine terk edilmiştir. Bu sürecin hukuki değil siyasi nitelikte olduğu, dava savcısının Saray hükümetine ‘Adalet’ Bakanı olarak atanmasıyla inkar edilemez hale gelmiştir. Üstelik ikinci haftasında devam eden yargılama süreci de siyasal motivasyon ve bilinç olarak operasyonlar sürecine eklemlenmektedir. Ekrem İmamoğlu ve diğer sanıkların sözde yargılaması gazetecilere, hukukçulara, izleyicilere kapatılmak, yani toplumun gözlerinden kaçırılmak istenmektedir.

“Siyasi tutuklular koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır”

Tıpkı diğer torba siyasi davalar gibi, İBB davası da Türkiye’de demokrasi ve özgürlükler mücadelesinin zeminlerinden biri haline gelmiştir. Partimiz, bu hukuksuz sürece karşı mücadelenin, Türkiye’nin en geniş halk yığınlarının iş, ekmek, özgürlük ve barış mücadelesinin bir parçası olduğunu vurgulamakta, asılsız iddialarla suçlanan ve yargılanan tüm yurttaşlarımızla dayanışma ve mücadele yoldaşlığı iradesini bildirmektedir.

Siyasi operasyonlar derhal durdurulmalı, siyasi tutuklular hemen ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır. Tarihimiz, işçi sınıfı, emekçiler ve tüm halk ile gençliğin mücadeleyle söküp aldığı demokratik kazanımlara tanıklık etmiştir. Bu karanlık tünelden çıkış yolu da aynıdır. Faşizme geçit yok! Saray rejimine karşı ekmek, barış ve özgürlük için birleşelim, mücadele edelim.”