(ANKARA)- Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Newroz’un tarihsel olarak direniş ve özgürlük simgesi olduğu belirterek, “Tarih boyunca zulme karşı direnişin simgesi olan Newroz ateşi, bugün de Orta Doğu halklarının özgürlük ve eşitlik mücadelesini aydınlatmaya devam ediyor. Ülkedeki tüm emekçileri ve demokrasi güçlerini sömürü düzenine, saray rejiminin topyekûn saldırılarına ve emperyalist-siyonist saldırganlığa karşı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” dedi.
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Newroz dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Orta Doğu’daki gelişmeler ve Türkiye’deki siyasal süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orta Doğu’da savaş ve müdahalelerin yeniden tırmandığını belirten Aslan, bu sürecin bölgeyi istikrarsızlığa sürüklediğini ve en büyük zararı emekçi kesimlerin gördüğünü ifade etti.
Aslan’ın açıklaması şöyle:
“Newroz, Ortadoğu halklarının binlerce yıllık tarihinden süzülüp gelen bir direniş ve özgürlük öyküsüdür. Demirci Kawa’nın zalim Dehaq’a başkaldırısını simgeleyen Newroz ateşi, yüzyıllardır zulme, baskıya ve sömürü düzenine karşı yakılıyor. Newroz yeni bir dünya özleminin dile geldiği, mücadele ateşinin yandığı gündür. Newroz, yalnızca ‘baharın gelişi’ değil, aynı zamanda halkların özgürlük ve eşitlik mücadelesinin de simgesidir. Zulüm ve sömürü düzenine karşı halkların özgürlük ateşini yaktığı mücadele günü Newroz kutlu olsun!
2026 Newroz’unu Ortadoğu’da emperyalist müdahalelerin ve savaşın yeniden tırmandığı bir dönemde karşılıyoruz. ABD ve Siyonist İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, Lübnan’ı Gazzeleştirmeye yönelik başlattığı saldırı dalgası, Ortadoğu’nun yeni bir savaş alanına dönüştürülmek istendiğini bir kez daha gösteriyor. Emperyalistler ve iş birlikçileri eliyle, Ortadoğu halklarının özgürlük ve eşitlik mücadelesi bastırılmaya çalışılıyor. Bu savaş politikaları bölgeyi istikrarsızlığa, kaosa sürüklerken bunun bedelini ise işçiler ve emekçi halklar ödüyor.
Suriye’de yıllardır süren savaşın yarattığı yıkım devam ederken Rojava’ya yönelik baskılar bu tablonun bir parçası olarak devam ediyor. Bugün geri çekilmiş veya ‘anlaşmış’ gibi görünse de HTŞ’nin saldırıları Rojava halklarının kazanımlarını hedef alıyor. Emperyalistler ise halkların özgürlük ve eşitlik taleplerini değil, kendi çıkarlarını esas alan dengeler kurmaya yöneliyor. Oysa Ortadoğu’da kalıcı barışın ve demokrasinin yolu emperyalist müdahalelerin ve savaş politikalarının sona ermesinden geçer! Ortadoğu’da süren ve her geçen gün etkisini daha da arttıran savaş ortamını Türkiye’deki siyasal gelişmelerden bağımsız ele alamayız. Bölgede gerilim arttıkça içeride de Saray rejiminin baskı politikaları dozunu arttırıyor. Muhalefeti zapturapt altına alıyor, faşist bir rejimin inşası için her türlü demokratik hak ve özgürlüğün önüne geçecek uygulamalara imza atıyor. Ekonomik krizin faturasını ise yine emekçi halklara kesiyor. Yoksulluk her geçen gün biraz daha artıyor.
“Kürt sorununun demokratik halkçı çözüm için mücadeleyi yükseltelim”
Türkiye’de demokratikleşmenin önündeki en temel sorunlardan biri Kürt sorunudur. Kürt halkının başta halklar arası gerçek eşitlik, anadili ve kimliğinin tanınması talepleri güncelliğini koruyor. Başta saray iktidarı ve Cumhur İttifakının bu sorunu çözmeye niyeti yok. Oyalayarak süreci uzatmaya çalışıyorlar. Binlerce Kürt siyasetçi hâlâ cezaevindeyken, halkın iradesi yok sayılarak belediyelere atanan kayyımlar koltuklarında oturmaya devam ediyor. TBMM’de oluşturulan ‘Süreç Komisyonu’nun raporu gerçek bir çözüm perspektifi ortaya koymuyor, sorunun tarihsel ve siyasal niteliğini yok sayıyor, inkâr ve baskı politikalarının yarattığı sonuçları görmezden geliyor. Anadili hakkı kavram olarak bile geçmiyor.
Newroz’un yaktığı özgürlük ateşi bugün de bize aynı gerçeği hatırlatıyor: Emperyalist müdahalelere, savaş politikalarına ve Saray’ın baskı rejimine karşı mücadele büyütülmeden halkların barış, özgürlük ve demokrasi talepleri karşılık bulmayacaktır. Tarih boyunca zulme karşı direnişin simgesi olan Newroz ateşi bugün de Ortadoğu halklarının özgürlük ve eşitlik mücadelesini aydınlatmaya devam ediyor. Ülkedeki tüm emekçileri ve demokrasi güçlerini sömürü düzenine karşı, saray rejiminin topyekûn saldırılarına karşı, emperyalist-siyonist saldırganlığa karşı; bölgede barış için, Kürt sorununun demokratik çözümü başta olmak üzere ülkede gerçek anlamda bir demokrasi sağlanabilmesi için mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Emperyalist-siyonist saldırganlığı durduralım. Newroz pîroz be!”



