(ANKARA)- Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, İliç maden faciasının ikinci yılında yaptığı açıklamada, “İliç’in gerçek sorumluları yalnızca şirket yöneticileri değil, bu talan düzenini kuran ve sürdüren siyasi iktidardır. Kamu görevlileri dahil tüm sorumlular yargılanmalı, cezasızlık zırhı kaldırılmalı, maden faaliyetleri kamusal planlama ve halk denetimi esas alınarak yeniden düzenlenmelidir. İşçilerin canı ve halkın yaşam hakkı şirket kârından değersiz değildir” dedi.
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat 2024’te meydana gelen liç yığını çökmesinin ikinci yılı dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Aslan, şunları kaydetti:
“İliç maden katliamının ikinci yılı… Sorumlular korunuyor, cezasızlık sürüyor. Erzincan İliç’teki Çöpler Altın Madeninde 13 Şubat 2024’te yaşanan liç yığını çökmesi sonucu 9 işçi siyanürlü toprak altında kalarak yaşamını yitirdi. Tonlarca siyanür ve ağır metal içeren atık Fırat Havzası’na yayıldı. Bu bir ‘kaza’ değil, iktidarın yıllardır sürdürdüğü sömürge madenciliği politikalarının, denetimsizliğin ve şirketlere tanınan ayrıcalıkların sonucudur. Katliamın üzerinden iki yıl geçti. Açılan davada 40’tan fazla şirket yöneticisi ve teknik personel yargılanıyor. Madene ÇED raporu ve kapasite artış izni veren dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum başta olmak üzere adım adım katliama giden yolun önünü açan kamu görevlileri yargı önüne çıkarılmadı. İliç’te yaşanan göz göre göre gelen bir felakettir. Daha önce aynı madende siyanür borusu patlamış, heyelan riski raporlara yansımış, uzman uyarıları yapılmıştı ancak üretim sürdürüldü, kapasite artırıldı.
“Failler tahliye edildi”
Tüm bunlara rağmen katliam yargılaması ‘olası kast’ yerine ‘bilinçli taksir’ gibi daha hafif kapsamlı suçlamalar üzerinden yürütülüyor. Projelendirmeden işletmeye kadar birçok aşamada ciddi ihmal ve teknik yetersizlik tespitine yer verilen bilirkişi raporlarına karşın sanıkların önemli bir kısmı geçtiğimiz süreçte tahliye edildi. İliç davasının seyri iş cinayetlerinde yerleşik hale gelen cezasızlık pratiğinin güncel örneklerinden biridir. Sorumluluk zinciri yukarı doğru uzandığında siyasal ve idari karar vericilere dokunulmamakta; bedel birkaç teknik personele yıkılarak sistem aklanmaktadır. Bu anlayış değişmediği sürece yeni ‘İliç’lerin yaşanması kaçınılmazdır.
Üstelik İliç’in hemen ardından saray rejimi, uluslararası sermaye örgütlerinin talepleri doğrultusunda sömürge madenciliğinin önündeki engelleri kaldırmak üzere yeni düzenlemeleri Melis gündemine getirdi. Zeytinlikleri, meraları, ormanları ve su havzalarını madenciliğe açan ‘talan yasaları’ üretici köylüler ve halkın tepkilerine rağmen yasalaştırıldı.
Emek Partisi olarak bir kez daha vurguluyoruz: İliç’in gerçek sorumluları yalnızca şirket yöneticileri değil, bu talan düzenini kuran ve sürdüren siyasi iktidardır. Kamu görevlileri dahil tüm sorumlular yargılanmalı, cezasızlık zırhı kaldırılmalı, maden faaliyetleri kamusal planlama ve halk denetimi esas alınarak yeniden düzenlenmelidir. İşçilerin canı ve halkın yaşam hakkı şirket kârından değersiz değildir.”

