Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

EMEP Genel Başkanı Aslan: “Gerçek beka sorunu tencerede aş kaynamamasıdır”

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Türkiye’de iktidarın ekonomik kriz ve yoksulluğun üzerini “beka söylemiyle” örtmeye çalıştığını belirterek, “Bugün gerçek beka sorunu tencerede aş kaynamamasıdır. İş cinayetlerinde ölen işçilerdir, geleceği çalınan gençlerdir” dedi.

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Türkiye’de iktidarın ekonomik kriz

(BALIKESİR) – Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Türkiye’de iktidarın ekonomik kriz ve yoksulluğun üzerini “beka söylemiyle” örtmeye çalıştığını belirterek, “Bugün gerçek beka sorunu tencerede aş kaynamamasıdır. İş cinayetlerinde ölen işçilerdir, geleceği çalınan gençlerdir” dedi.

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, Balıkesir Burhaniye’de Emek ve Demokrasi Güçleri’nin düzenlediği söyleşide Burhaniyelilerle buluştu.

Türkiye’deki siyasal gelişmeler, ekonomik kriz, savaş politikaları ve ortak mücadele olanaklarının tartışıldığı toplantının moderasyonunu EMEP Burhaniye İlçe Başkanı Nafi Maraş yaptı.

Toplantıda konuşan Aslan, dünyada emperyalist güçlerin artık kendi koydukları kuralları dahi tanımadığını belirterek, “Bugün başta ABD olmak üzere emperyalist güçler, başka ülkelerin yönetimlerini değiştirmekten, kaynaklarına el koymayı açıkça dile getirmekten çekinmeyen bir saldırganlık dönemine girmiştir. Dünya bir tehdit altında yaşıyor” dedi.

Türkiye’de uzun süredir devam eden ekonomik krizin emekçiler üzerindeki yükünün ağırlaştığını ifade eden Aslan, 2025 yılında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçi sayısının 2 bin 500’e ulaştığını, sendikalaşmanın ise giderek gerilediğini söyledi.

“Ülke savaşın kıyısında”

Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Aslan, İran’a yönelik saldırılar, Suriye ve Filistin’de yaşanan gelişmelerin bölgeyi bir “ateş çemberine” çevirdiğini ifade etti. Aslan, emperyalist müdahalelere karşı çıkarken bölgedeki halkların demokrasi ve özgürlük taleplerinin de savunulması gerektiğini belirtti. “Ortadoğu halkları molla rejimlerinden ya da başka baskıcı yönetimlerden kurtulmak için emperyalist güçlere yaslanamaz. Bu daha büyük bir yıkım getirir” diyen Aslan, Türkiye’deki ilerici güçlerin savaş politikalarına karşı halkların kardeşliğini ve barışı savunması gerektiğini söyledi.

“Gerçek beka sorunu yoksulluktur”

Türkiye’de iktidarın ekonomik kriz ve yoksulluğun üzerini “beka söylemiyle” örtmeye çalıştığını dile getiren Aslan, “Bugün gerçek beka sorunu tencerede aş kaynamamasıdır. İş cinayetlerinde ölen işçilerdir, geleceği çalınan gençlerdir” diye konuştu.
Aslan, bu koşullarda farklı toplumsal kesimlerin ortak talepler etrafında birleşik bir mücadele hattı oluşturmasının zorunlu olduğunu belirterek, sendikalarda, mahallelerde, okullarda örgütlenmenin önemine dikkati çekti.

Aslan, Türkiye’de yıllardır laik-antilaik gibi kutuplaşmaların öne çıkarıldığını, emek-sermaye çelişkisinin görünmez hale getirilmeye çalışıldığını ifade etti.

“Kürt sorunu inkar edilemez”

Türkiye’de Kürt halkının eşitlik, demokrasi ve anadil taleplerinin görmezden gelinemeyeceğini belirten Aslan, farklı siyasi aktörlerin yürüttüğü görüşmelerin bu taleplerin meşruiyetini ortadan kaldırmadığını söyledi.

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Türkiye’de muhalefete yönelik baskıların arttığını, belediyelere yönelik operasyonların da bu sürecin parçası olduğunu ifade etti. Seçilmişlerin ancak halk tarafından görevden alınabileceğini söyleyen Aslan, yargı yoluyla yapılan müdahalelerin siyasi olduğunu dile getirdi.

Aslan, konuşmasının sonunda emekçiler, kadınlar, gençler ve çevre mücadelesi veren köylülerin ortak bir mücadele hattında buluşması gerektiğini vurgulayarak, “Bu gidişata karşı işçi sınıfı ve emekçi halkların birleşik mücadelesini büyütmekten başka bir seçenek yok” dedi. Toplantı, katılımcıların değerlendirmeleri ve ortak mücadele başlıklarının tartışılmasıyla sona erdi.