(ANKARA) – Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Suriye’den Türkiye’ye sığınan Alevi mültecilerin yaşadığı sorunları Meclis gündemine taşıdı. Karaca, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, idari işlemler nedeniyle bazı çocukların eğitim hakkından mahrum kaldığını belirtti.
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Suriye’den Türkiye’ye sığınan Alevi mülteciler için Meclis’e soru önergesi verdi. Önergede, Muğla’da kurtarıldıktan sonra geçici koruma altına alınan mültecilerden bazılarının kayıt işlemlerinde hatalar yaşandığı ifade edildi. Dört çocuklu bir ailenin kimlik bilgilerindeki çelişkiler nedeniyle işlemlerinin geciktiği, ardından idari para cezaları ve adres kaydı sorunlarıyla karşılaştığı aktarıldı. Ailenin Adana’da adres kaydı yaptıramadığı, bu nedenle çocukların okula başlayamadığı belirtilirken, kesilen para cezalarının hukuki dayanağı sorgulandı. Karaca, söz konusu işlemleri “zamansal olarak imkansız” olarak nitelendirdi.
Bu süreçte ayrıca Muğla’da kurtarılan 22 kişi hakkında “ülkeyi yasa dışı terk etmeye teşebbüs” gerekçesiyle de idari para cezaları uygulandığının öğrenildiğini ifade eden Karaca “İşkence gördüklerini beyan eden ve tercüman olmaksızın imzalatıldığı belirtilen bu belgeler de ciddi soru işaretleri doğurmaktadır” dedi. Karaca, reşit olmayan bir kız çocuğuna dahi para cezası kesildiğine dikkat çekerek, bu durumun yasal mevzuata ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu belirtti.
Karaca, Bakan Çiftçi’den şu sorulara yanıt istedi:
– Adana’ya kaydedildikten sonra bu ilden hiç ayrılmamış olan söz konusu aile hakkında “kayıtlı oldukları Adana ilinden izinsiz ayrılarak Muğla iline gittikleri” gerekçesiyle idari para cezası uygulanmasının dayanağı nedir? Gerçeğe aykırı olduğu iddia edilen bu tutanak kim tarafından ve hangi bilgiye dayanılarak düzenlenmiştir?
– İdari para cezası için Adana 1. Sulh Ceza Hakimliğine yapılan itiraza cevap veren Adana İl Göç İdaresi, kişilerin Adana’ya kayıt tarihini bildirmek yerine ilk kurtarıldıkları döneme ait belgeleri sunarak konuyu sürüncemede bırakmıştır. Bu şekilde ciddiyetsiz bir cevap, temel hakları çiğnenen kişilerin başvuru yollarının engellenmesi değil midir?
– Henüz geçici koruma kaydı yapılmamış ve Muğla’da denizden kurtarılmış kişilere, sanki kayıtlı oldukları ilden (Adana) izinsiz ayrılmışlar gibi “yol izin belgesi olmaksızın ili terk etmek” gerekçesiyle ceza kesilmesinin hukuki dayanağı nedir? Zamansal olarak imkansız olan bu idari işlemin iptali için Bakanlığınızca bir adım atılacak mıdır?
– Adana 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, Göç İdaresi’nden beklediği belgeler henüz dosyaya girmeden karar vermesi ve mülteci haklarına ilişkin bir dosyayı “trafik cezası” olarak niteleyerek yetkisizlik kararı vermesi, yargının bu dosyalara yaklaşımındaki lakaytlığı göstermektedir. Bakanlığınızın, idari kayıtların yargı organlarına hatalı bildirilmesi hususunda bir sorumluluğu var mıdır?
– UYAP kayıtlarına göre Adana 1. Sulh Ceza Hakimliği 4 Şubat gününde Göç İdaresi’nden belgeleri istemiş ancak aynı gün yetkisizlik kararı vermiştir. Belgeler ise dosyaya 12 Şubat gününe ulaşmıştır. Belgeler incelenmeden karar verilmesinin gerekçesi nedir? Kurumla Hakimlik arasında sözlü bir iletişim mi kurulmaktadır?
– Henüz kesinleşmemiş bir idari para cezasının adres kaydı yapılmasına engel teşkil etmesinin hukuki dayanağı nedir?
– Adres kaydı yapılmadığı için aylardır okula gidemeyen çocukların eğitim hakkının gasp edilmesi karşısında Bakanlığınızın İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile bir koordinasyonu mevcut mudur? Çocukların üstün yararı gözetilerek adres kaydı ve okul kaydı işlemlerinin ivedilikle yapılması sağlanacak mıdır?
– Muğla’da kurtarılan 22 mülteciye, işkence gördükleri ve can havliyle kaçtıkları bir ortamda, yanlarında tercüman bulunmaksızın ve içeriği açıklanmaksızın belgeler imzalatıldığı iddiaları doğru mudur? Bu belgeler üzerinden kesilen cezalar hukuka uygun mudur?
– Reşit olmayan bir kız çocuğu hakkında “ülkeyi yasa dışı terk etmeye teşebbüs” gerekçesiyle idari para cezası uygulanmasının izahı nedir? Çocuk Hakları Sözleşmesi ve ulusal mevzuat uyarınca çocuklara bu tür idari para cezası uygulanması mümkün müdür?

