Haber: Beril KALELİ/Kamera: Belçim KILIÇKIRAN
(İSTANBUL) Emekli örgütleri, İstanbul’un en çok bilinen meydanlarından Eminönü Meydanı’ndan iktidara seslendi ve güncel taleplerini sıraladı. Ortak açıklamada, “En düşük emekli maaşı, insanca yaşam seviyesine yükseltilmiş asgari ücret kadar olsun; tüm emeklilere açlık sınırının üstüne taşıyacak seyyanen zam yapılsın; aylık bağlama oranında 2008 öncesine dönülsün; emekli aylık artışlarında, büyümeden kaynaklanan refah payı ödemesi uygulansın; yılda en az 3 kez ve en düşük emekli aylığı tutarında ikramiye ödemesi yapılsın; sağlıkta yapılan kesintiler kaldırılsın; emekli aylık artışında; kira, gıda, sağlık ve ulaşım gibi yaşamsal ihtiyaçların enflasyon oranı esas alınsın; evi olmayan emeklilerin barınma sorununun çözümü için emekli konutları inşa edilsin; yaşlı ve bakıma muhtaç emekliler için yurt sathında bakım evi projeleri hayata geçirilsin; emeklilerin örgütlenmesinin önündeki Anayasal ve yasal engeller kaldırılsın” denildi.
Emekliler, İstanbul’un en çok bilinen meydanlarından Eminönü Meydanı’nda bir araya geldi. Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) çağrısıyla gerçekleşen eyleme DİSK Dev Emekli Sendikası, Türkiye Emekliler Derneği, Emekçi Hareket Partisi, 2021 Tüm Emekliler Sendikası, Demokratik Emekli Sendikası ve Emekli Meclisleri Sendikası üyeleri katıldı.
Emekliler adına yapılan ortak açıklamada, en düşük emekli maaşının, insanca yaşam seviyesine yükseltilmiş asgari ücret kadar olması, tüm emeklilere açlık sınırının üstüne taşıyacak seyyanen zam yapılması; aylık bağlama oranında 2008 öncesine dönülmesi istendi ve diğer talepler sıralandı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“‘Ekonomik şahlanış yılı’ olacağı söylenen 2026 yılı, zam yağmuru ve rekor seviyede gerçekleşen Ocak ayı enflasyonu ile başladı. TÜİK tarafından Aralık ayı enflasyonunun yaklaşık 4.5 katı olarak açıklanan Ocak ayı enflasyonu ile emekli, yapılan artışın yüzde 38 ini yılın ilk ayında kaybetti.
“Bölüşüm krizinden kaynaklanan sürekli yoksullaştırma”
Ülkemizde, bir ekonomik krizden değil, bölüşüm krizinden kaynaklanan sürekli yoksullaştırma veservet transferi politikasından bahsedebiliriz. Bu politikaların doğal sonucu, çalışan yoksulluğunun yanı sıra yaşlı yoksulluğudur. On yılların emeği ile ürettiği tüm değerleri kendinden sonraki nesillere armağan eden emekliler bugün sadece yük olarak görülmekle kalmayıp, onur ve haysiyeti ile de oynanan bir kesimi oluşturmaktadır.
En düşük emekli aylığını 18 bin 939 liradan 20.000 liraya çıkarmayı öngören yasa, emekli aylığının hesaplara yatırılmasından 2 hafta sonra Resmi Gazetede yayınlandı. 1061 liralık artış için bütçe imkanlarını ne kadar zorladıklarını kamuoyu ile paylaşan iktidar sözcüleri, müsait bir zamanda emeklilerin koşullarının iyileştirileceğini açıklayarak milyonluk saat takılı ellerini sefalet maaşının onayı için kaldırdılar. Maaşı sefalet ücreti olarak niteleyen iktidar ortağı partinin vekillerinin de bu artışı Meclis genel kurulunda onaylaması nedense emeklileri şaşırtmadı. Aynı ellerin, aynı pervasızlıklabayram ikramiyesini 5.000 liraya çıkarma teklifi için de kalkacağı aşikardır.
“Emeklinin ‘Gabar petrolü- müsait zaman’ masalları ile sabretmeye davet edilmesi kabul edilemez”
Emekli aylığı devletin borcudur, yıllar öncesinden tahsil edilmiştir. Bu borcun Hoca Nasrettin misali benzeri boş vaatlerle ödeneceğini söylemek ancak saray rejiminin sözcülerine yakışır. Emeklinin ‘Gabar petrolü- müsait zaman’ masalları ile sabretmeye davet edilmesi kabul edilemez. Emekli, başta barınma ve sağlıklı beslenme olmak üzere insana yaraşır yaşam koşullarına kavuşmanın çıkar yolunun örgütlenmekten ve örgütlü mücadeleden geçtiğini kavramanın arefesindedir.
“İktidarın yoksullaştırma politikalarını yaygınlaştırmak, yoksulluğu yönetme anlayışını sadaka düzeninin sürekli kılınma politikası olarak nitelendiriyor ve kabul etmiyoruz”
Gerek asgari ücrete yapılan ve bugün için açlık sınırının 3 bin lira altında kalan asgari ücret ile emekli aylığına yapılan vicdansız artış nedeni ile iktidar toplumsal rıza üretmek adına kamuoyunca vatandaşlık maaşı olarak bilinen ‘gelir tamamlayıcı aile destek sistemi’ için pilot uygulamaların 2026 yılında başlatılması, gelecek yıl ise ülke çapında yaygınlaştırılmasını planlıyor. İktidarın yoksullaştırma politikalarını yaygınlaştırmak, yoksulluğu yönetme anlayışını sadaka düzeninin sürekli kılınma politikası olarak nitelendiriyor ve kabul etmiyoruz.
“Emeklilerin ve tüm yurttaşların barınma hakkı, Anayasal bir teminat olarak devletin asli görevidir, savsaklanamaz”
Geçtiğimiz aylarda otel odalarında, otobüs terminallerinde, kim bilir belki sokakta yaşamak zorunda kalan emeklilerin haberleri ülke gündeminde ön sıralara yerleşti. Evinin kirasını ödeyemediği için 3 ay sokakta kalan ve sığındığı bir otomobilde yanarak yaşamını yitiren Cemal amcayı da bir kez daha saygıyla anıyor, ‘Cemal amcayı yakan ateş emeklinin isyan ateşi olacak’ diye haykırıyoruz. Emeklilerin ve tüm yurttaşların barınma hakkı, Anayasal bir teminat olarak devletin asli görevidir, savsaklanamaz.
Emekliler, gerek bütçe görüşmeleri sırasında gerekse de emekli aylık oran artışı sonrasında ülke genelinde pek çok protesto eylemi düzenlediler. Bunun yanısıra ana muhalefet partisinin Meclis’te oturma eylemi yapmasına ve Partili vekillerimizin sayısız kamuoyu açıklamasına rağmen, iktidarın istediği oldu. Bunun sebebi sermaye ve iktidarın son derece örgütlü, buna karşılık emekli alanındaki örgütlenmelerin birleşik mücadeleden uzak bir dağınıklık hali yaşamasıdır”
Taleplerini sıraladılar
Emekliler taleplerini ise şöyle anlattı:
“Güncel taleplerimiz, en düşük emekli maaşı, insanca yaşam seviyesine yükseltilmiş asgari ücret kadar olsun; tüm emeklilere açlık sınırının üstüne taşıyacak seyyanen zam yapılsın; aylık bağlama oranında 2008 öncesine dönülsün; emekli aylık artışlarında, büyümeden kaynaklanan refah payı ödemesi uygulansın; yılda en az 3 kez ve en düşük emekli aylığı tutarında ikramiye ödemesi yapılsın; sağlıkta yapılan kesintiler kaldırılsın; emekli aylık artışında; kira, gıda, sağlık ve ulaşım gibi yaşamsal ihtiyaçların enflasyon oranı esas alınsın; evi olmayan emeklilerin barınma sorununun çözümü için emekli konutları inşa edilsin; yaşlı ve bakıma muhtaç emekliler için yurt sathında bakım evi projeleri hayata geçirilsin; emeklilerin örgütlenmesinin önündeki Anayasal ve yasal engeller kaldırılsın.Biliyor ve inanıyoruz ki tüm taleplerimizin hak olarak kazanılması birleşik örgütlü mücadelemizle gerçekleşecektir. Ve gene biliyoruz ki güçlüyüz, farkındayız, yan yanayız. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”
Ortak basın açıklaması metninin okunmasının ardından DİSK Dev Emekli Sen adında Hasan Kızılyatak, Türkiye Emekliler Derneği adına Cafer Cengiz, Emekçi Hareket Partisi adına Dinçer Tanrıverdi, 2021 Tüm Emekliler Sendikası adına İbrahim Karadağ, Demokratik Emekli Sendikası adına Selahattin Sert ve Emekli Meclisleri Sendikası adına Yusuf Koyun konuşmalarını gerçekleştirdi.

