Elâzığ İl Genel Meclisi’nin MHP’li üyesi Osman Dilek, Korucu Köyü’nde Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurulmak istenen yerin “tarım arazisi” olduğunu iddia etti. Devlet Su İşleri’nin, arazinin tarım arazisi olup olmadığı ile ilgili önce olumsuz daha sonra olumlu rapor verdiğini açıklayan Dilek, “Niye önce olumsuz yazıp sonra olumlu yazdınız? Telafisi mümkün olmayan bir hatadır” dedi. MHP Grubu olarak İl Genel Meclisi toplantısında konuya itiraz ettiklerini dile getiren Dilek, “Oy çokluğuyla geçirdiler. Orada köy tüzel kişiliğini, köylüleri mağdur ettikleri için rahat rahat uyusunlar” dedi. İSAŞ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ebedin Ergün ise “Tarım arazisi de değil burası arsadır, diye ilettik. Gerekli evrak ve tapu bilgilerini dosyamıza ekledikten sonra DSİ tarafından olumlu görüş yazısı verilmiştir” dedi. Ergün, “Bu araziyi 2015 yılı içerisinde açık artırmalı bir ihale ile aldık. Devlet burayı satışa çıkartırken arsa diye çıkartmış. Ben bu araziyi tarla olarak alıp, tarım arazisi olarak alıp vasfını sonradan değiştirip menfaat elde etmiş değilim. Varsa bir rant, bu rant devletin kasasına gitmiştir. Devlet burayı arsa olarak satmıştır. Bununla ilgili bilgi ve belgelerimiz mevcuttur” diye konuştu.
Elâzığ İl Genel Meclisi’nin MHP’li üyesi Osman Dilek, merkeze bağlı Korucu Köyü’nde bir arazide yapılmak istenen Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile ilgili açıklama yaptı. Dilek, şunları söyledi:
“27 Mart 2023 tarihinde Elâzığ Korucu köyü mevkiinde tarımsal arazi üzerinde bir firmamız müracaat ediyor. GES üzerine ticaret yapmak için. Orası tarımsal arazi. Gidip baktığınızda da görürsünüz. Buna rağmen kurum onlardan bir yazı istiyor. Yazıda, ‘Burası Uluova Sulama Projesinin kanalları. Ve uydu görüntülerinden anlaşıldığı kadarıyla oraya santral yapımı uygun görülmemiştir.’ Bu yazıyı bir dosyaya koyuyorlar. Biz bu dosyayla İmar Komisyonu olarak yerinde inceleme yaptık ve gördük ki DSİ’nin kurum görüşü olumsuz.
Ne hikmetse aradan bir ay geçtikten sonra aynı kurum aynı şartlar altında tekrar görüşme yapıyor. Diyor ki; ‘Efendim burası arsaymış, biz işin farkına varmadık. Arsa olduğu için burada GES yapabilirsiniz.’ Usulen arsa yapılmış. Ankara’da birilerine ait arazinin satımı için, biraz daha değerli satabilmek için arsa işleniyor. Bu arsa işlenmesinden kimsenin haberi yok.
Orası tarım arazisi. Herkes gitsin baksın. Kurum bu sefer de diyor ki olumlu. Birinci dosyada bu olduğu için, başka bir dosyada daha varmış. Ne amaçla niçin o dosyada tutulduğunu biz öğrenemedik. Öğrenen varsa çıksın. Bu yazı geliyor. Dosyaya girmiyor. Olumlu yazı geliyor. Olumsuz yazıdan sonra tekrar müracaat ediyorlar. Olumlu yazı yazıyorlar. Nasıl ve niye yazıldı? Arsanın ne olduğunu bilmiyor muydunuz? Bildiğiniz halde niye önce olumsuz yazıp sonra olumlu yazdınız? Bu hata mıdır? Hatadır. Bence telafisi mümkün olmayan bir hatadır.
“BURADA KAMU YARARI GÖRMÜYORUZ”
İSAŞ diye bir firma… O tarım arazisinin ortasında güneş enerjisi yapıp üretip satacak. Oradaki tüm tarım arazileri, köy tüzel kişilikleri ayağa kalktı. Köy tüzel kişilikleri bunları mahkemeye verdi. Burada bizi ilgilendiren yönü şu; burada kamu yararı görmüyoruz. Köy tüzel kişiliğinin, köylülerin hakkının, hukukunun savunulması noktasında itirazımız. Bir vatandaş arazilerin geri alınması için Elâzığ 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açıyor. 2021/276 sayılı dosyayla oradaki mülklerin tekrar köy tüzel kişiliğine verilmesi noktasında, ücretini ödeyip onların uhdesinde kalması konusunda. Yani böyle bir keşmekeşlik, denetimsizlik ve kontrolsüzlük var.
“BİZİM TAVRIMIZ KÖYLÜDEN YANADIR”
Burada ne hikmetse böyle kamu yararını gözetmeden, kişilerin özel menfaatlerini gözetmek, bunların özel menfaatlerini takip etmek hem memuriyet açısından hem ahlaki açıdan hem de vicdanen uygun olmadığını düşünüyoruz. Bizim tavrımız köylüden yanadır. Buna bizim kararımız da rettir. Kararımızı bu şekilde beyan ettik. Bunların bir daha zuhur etmemesi için, tekrar bu işlerin olmaması için bu yetkilileri, yazma çizme işi ile uğraşanlar, karar alma mekanizmasında olanların daha dikkatli incelemelerde bulunmaları, denetlemeler yapması lazım. Biz yazdık, imzaladık şeklinde olmamalı. Bak kontrol eden var. Biz kontrol ettik, tespit ettik, hatalarından geri dönmeye çalıştılar. Onu da yüzlerine, gözlerine bulaştırdılar. Onun için herkesin üzerine düşen görevi layıkıyla yapmaya çalışmalılar.”
“VERİLEN VAATLER YA DA SÖZLER Mİ VAR?”
İl Genel Meclisi Toplantısında MHP gurubu olarak bu duruma itiraz ettiklerini de belirten Dilek, “Milliyetçi Hareket Partisi Gurubu olarak bu konuya sadece biz itiraz ettik fakat ne hikmetse verilen vaatler ya da sözler mi var? Dosyadaki düzeltmeleri gördükleri için mi? Biz dedik ki erteleyin, evraklar toplansın gelsin ama kabul görmedi. Oy çokluğuyla AK Parti çoğunlukta olduğu oy çokluğuyla geçirdiler. Kendilerine mübarek olsun, rahat rahat uyusunlar. Orada köy tüzel kişiliğini, köylüleri mağdur ettikleri için rahat rahat uyusunlar” dedi.
“RANT VARSA BU RANT DEVLETİN KASASINA GİRMİŞTİR”
İSAŞ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ebedin Ergün ise açılan davanın mevcut arazi ile ilgili olmadığını belirtti. Ergün, ANKA Haber Ajansı’nın Dilek’in iddiaları ile ilgili sorularına şu yanıtları verdi:
“Başvurumuz, bu arazinin arsa veya tarla oluşu ile ilgili evrak eksikliği nedeniyle… Arazi sulama havzası içinde olduğu için DSİ tarafından olumsuz görüş beyan edildi. DSİ ile tekrar görüşerek talebimizi ilettik. Bizim tarla ile ilgili, sulama arazisi ile bir ilgimiz yok. Öyle bir tarım arazisi de değil burası arsadır, diye ilettik. Gerekli evrak ve tapu bilgilerini dosyamıza ekledikten sonra DSİ tarafından olumlu görüş yazısı verilmiştir.
Mevcut davanın bizimle ilgisi yok. Bu DASK ile ilgili bir davadır. Depremden zarar gören yapılarla ilgili. Dolayısıyla burada bir dava açılacaksa davanın muhatabı biz değiliz. DSİ’den ilk alınan görüş ile ilgili olarak şunu söyleyebilirim; bu arazinin arsa veya tarla oluşuyla alakalı olarak tapu fotokopisi, ilgili evrak eksik gönderildiği için ve bu da sulama havzası içerisinde olan bir mevki olduğu için, DSİ tarafından direkt olumsuz görüş beyan edildi.
Biz tekrar DSİ ile görüştük. DSİ’ye, ‘böyle bir talebimiz var, siz olumsuz buldunuz’ dedik. Bizim yerimiz arsa, bizim tarla ile ilgili, sulama havzası ile ilgili bir ilgimiz de yok, öyle bir tarım arazisi değil burası. DSİ ilgili evrakları tekrar inceleyerek, olumlu görüş bildirmiştir. Olay bundan ibarettir. Biz bu araziyi 2015 yılı içerisinde açık artırmalı bir ihale ile aldık. İhalede devlet bu araziyi satışa çıkartmış. Devlet burayı satışa çıkartırken arsa diye çıkartmış. Ben bu araziyi tarla olarak alıp, tarım arazisi olarak alıp vasfını sonradan değiştirip menfaat elde etmiş değilim. Varsa bir rant, bu rant devletin kasasına gitmiştir. Devlet burayı arsa olarak satmıştır. Bununla ilgili bilgi ve belgelerimiz mevcuttur. Bu belgeler dönemin bakanlık, Maliye Bakanlığı tarafından, ilgili bakanlıkları tarafından imzalanıp dosyaya eklenmiştir. Bütün bu bilgiler ıslak imzayla elimizde mevcuttur.”
Elazığ
ANKA Haber Ajansı

