Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Eğitim-İş Başkanı Kadem Özbay: “Temel Bir Hak Olan Eğitim Hizmeti Satılabilir Bir Hizmet Haline Dönüşmüş Durumda”

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, devlet okullarında ücretsiz olarak verilmesi gereken eğitimde masrafların velilerin sırtına yüklenmesini ve sayıları giderek artan özel okulların yüksek ücretlerini eleştirdi. Özel okullara yönlendirmenin biraz da devlet eliyle yapıldığını belirten Özbay, “AKP iktidarı döneminde Türkiye’deki özel okul oranı tüm okullar arasında yüzde 1-2 oranındaydı. Bugün bu oranın yüzde 20’ye ulaştığını görüyoruz, yani toplam 70 bin okulumuz varsa bunun 54-55 bininin kamuya ait okul olduğunu, geri kalan 15-16 bininin de özele ait okullar olduğunu görüyoruz. Temel bir hak olan eğitim hizmeti maalesef ki bir ayrıcalık haline gelmiş, satılabilir bir hizmet haline dönüşmüş durumda. Velilerimiz, çocuklarının daha iyi bir eğitim alabilmesi için daha fazla para harcamak durumunda kalmış” dedi.

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, devlet okullarında ücretsiz olarak verilmesi

HABER: EREN CESUR – KAMERA: ONUR BİNGÖL

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, devlet okullarında ücretsiz olarak verilmesi gereken eğitimde masrafların velilerin sırtına yüklenmesini ve sayıları giderek artan özel okulların yüksek ücretlerini eleştirdi. Özel okullara yönlendirmenin biraz da devlet eliyle yapıldığını belirten Özbay, “AKP iktidarı döneminde Türkiye’deki özel okul oranı tüm okullar arasında yüzde 1-2 oranındaydı. Bugün bu oranın yüzde 20’ye ulaştığını görüyoruz, yani toplam 70 bin okulumuz varsa bunun 54-55 bininin kamuya ait okul olduğunu, geri kalan 15-16 bininin de özele ait okullar olduğunu görüyoruz. Temel bir hak olan eğitim hizmeti maalesef ki bir ayrıcalık haline gelmiş, satılabilir bir hizmet haline dönüşmüş durumda. Velilerimiz, çocuklarının daha iyi bir eğitim alabilmesi için daha fazla para harcamak durumunda kalmış” dedi.

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, giderek artan özel okul sayısı ve 500 bin lirayı aşan özel okul ücretleriyle ilgili ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Özbay, şunları söyledi:

“ÖZELE YÖNLENDİRME DEVLET ELİYLE YAPILIYOR”

“Eğitim temel bir hak. Sosyal devletin de tüm yurttaşlarına eşit ve nitelikli ulaştırması gereken temel bir hak. AKP iktidarı döneminde Türkiye’deki özel okul oranı tüm okulları arasında yüzde 1-2 oranındaydı. Bugün bu oranın yüzde 20’ye ulaştığını görüyoruz, yani toplam 70 bin okulumuz varsa bunun 54-55 bininin kamuya ait okul olduğunu, geri kalan 15-16 bininin de özele ait okullar olduğunu görüyoruz. Yani eğitim bu ülkede artık satın alınabilir bir hizmet haline dönüştüğünü görüyoruz. Devlet okullarında bile velilerin sırtına yüklenen ekonomik anlamda ilave bir külfet yaratan ekonomik harcamaların eğitime dair, temel hakka dair harcamaların arttığını görmekteyiz. Devlet okullarında bile eğitime para ayırmak durumunda kalan veliler, bunun yanı sıra bir de bakıyoruz ki devlet okullarının ihtiyaçları çözülmediği için, orada kalabalık sınıflara mahkum kalındığı için, hala orada öğretmen ihtiyaçlarının, yardımcı personel ihtiyaçlarının, sağlık anlamındaki ihtiyaçların ve hijyen anlamındaki birçok ihtiyacın devam ettiği görüldüğünde bilinçli olarak da aslında biraz daha özele yönlendirmenin devlet eliyle yapıldığını görüyoruz.

“EĞİTİM HİZMETİ BİR AYRICALIK HALİNE GELMİŞ, SATILABİLİR BİR HİZMET HALİNE DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA”

Bugün geldiğimiz tabloda da özel okulların sayısının her geçen gün daha da arttığını ve bu özel okullar arasında da artık daha yüksek fiyatların da görünür olduğunu görüyoruz. Bugün 500 bin liralık rakamlardan bahsedildiğini görmekteyiz. Temel bir hak olan eğitim hizmeti maalesef ki bir ayrıcalık haline gelmiş, satılabilir bir hizmet haline dönüşmüş durumda. Velilerimiz, çocuklarının daha iyi bir eğitim alabilmesi için daha fazla para harcamak durumunda kalmış durumundalar maalesef. OECD ülkelerinin ortalamalarına baktığımızda kamunun eğitim hizmetlerinde ayırdığı harcamayla Türkiye’nin ayırdığı harcama arasında üç kat fark olduğunu, Türkiye’de eğitime harcanan paranın tamamen velilerin sırtına yüklendiğini görüyoruz. Yani Cumhuriyet’in o, ‘Her bir çocuğa eşit şekilde ulaştırma eğitim hakkı’ndan artık uzaklaştığını, bu ülkede parası olanın daha fazla eğitime ulaşabileceği bir ortamın oluştuğunu görüyoruz. Bir ticari alana dönüştüğünü görüyoruz, ‘biz eğitimciyiz, tüccar değiliz’ diyoruz. Eğitim alanı da ticari alana dönüştürülemez, bunlar temel haklardır. Eğitim, sağlık, güvenlik gibi temel hakların devlet tarafından sağlanması zorunludur ancak ülkemizde maalesef ki bu temel hakların piyasalaştığını, ticari alana dönüştüğünü görüyoruz. Bunu eğitimde de görmek olayın en acı tablosu.

“500 BİN LİRA ALAN OKULLARDA ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞAN ÖGRETMENLERİ GÖRÜYORUZ”

Özel okullarda 200 bine yakın öğretmen arkadaşımız çalışıyor. Daha önce yine AKP iktidarı döneminde bir taban maaş uygulaması vardı. Bu uygulamaya göre de özel okullarda çalışan öğretmenlerimiz devletteki öğretmen arkadaşların daha altında bir ücretle çalıştırılamıyordu. Ancak bu da yine AKP iktidarı döneminde kaldırıldı ve dolayısıyla bugün özel okullarda asgari ücretle öğretmen arkadaşlarımızın çalıştırıldığını görüyoruz ve bu arkadaşlarımızın büyük bir çoğunluğunun mevsimlik işçi olarak görüldüğünü hatta. Sözleşmelerinde keyfilikler olduğunu, hatta verilen ücretin bir kısmının sonra geriye elden alındığını, kendi mesleklerinin dışında birçok işin de yaptırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Yani o 500 bin lira alan okullarda asgari ücretle çalışan eğitim çalışanlarını, öğretmenleri görüyoruz. Bu aynı zamanda siyasi iktidarın geleceği hazırlayan eğitime ve onun başat aktörleri öğretmenlere nasıl baktığını gösteriyor. Bugün kamudaki 1 milyon öğretmen yoksulluk sınırının çok altında bir ücrete mahkum edilmiş durumda, mesleki itibarı yok sayılmış durumda, 200 bine yakın özel okullardaki öğretmenlerimiz taban maaş hakkı ellerinden alındığı için bugün asgari ücrete yakın bir ücrete mahkum edilmiş, ne iş olursa yapar hale getirilmiş, 100 bine yakın devlet eliyle ücretli öğretmen çalıştırılır olmuş asgari ücretin altında. Maalesef ki burada da bir emek sömürüsü var devlet eliyle, bunun yanında da 540 bin kişi öğretmen olma umuduyla eğitim bilimleri sınavına gerdi, KPSS’ye. Yakında 1 milyona yakınlaşacağını da gördüğümüz bir sayı maalesef ki eğitime, geleceğimize aslında önem verilmediğini, siyasi iktidarın her alana bir piyasa mantığıyla yaklaştığını, temel hakkımız olan eğitimi de satın alınabilir bir hizmet haline dönüştürdüğünü görüyoruz.”

Ankara

ANKA Haber Ajansı