Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Edirneli üreticiden iktidara çağrı: Destekleri güncelleyin ve en kısa zamanda da ödeyin

Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı ve üretici İsmail Sancakçavuşu, 2024 yılı buğday desteklerinin hala ödenmemesine tepki gösterdi. İktidara seslenen Sancakçavuşu, “Bize birazcık acımanız lazım. Bu destekleri güncelleyin ve en kısa zamanda da bize ödeyin. Zaten bir avuç para. Onu da mı bize reva görmüyorsunuz? Biz kendimizi dışlanmış hissetmeye başladık. Nereye gitsek bize herkes sırt çeviriyor. Sanki birileri bizi istemiyor” dedi.

Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı ve üretici İsmail Sancakçavuşu,

(EDİRNE) – Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı ve üretici İsmail Sancakçavuşu, 2024 yılı buğday desteklerinin hala ödenmemesine tepki gösterdi. İktidara seslenen Sancakçavuşu, “Bize birazcık acımanız lazım. Bu destekleri güncelleyin ve en kısa zamanda da bize ödeyin. Zaten bir avuç para. Onu da mı bize reva görmüyorsunuz? Biz kendimizi dışlanmış hissetmeye başladık. Nereye gitsek bize herkes sırt çeviriyor. Sanki birileri bizi istemiyor” dedi.

Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı ve üretici İsmail Sancakçavuşu, çiftçilerin 2024 yılından alacakları buğday desteklerinin bir an önce ödenmesi gerektiğini söyledi. Sancakçavuşu, 2024 yılında 634 liraya 28 litre mazot, 50-55 kilo gübre alabildiklerini, 2026 yılında ise aynı ücrelira e sadece 12 litre mazot ve yaklaşık 30 kilo da gübrealınabileceğini ifade etti. Sancakçavuşu, 2024 yılı buğday desteklerinin hala ödenmediğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“2024 yılında bir buğdayda kilogram başına destek alıyordukve son aldığımız destek de 1,75 liraydı. 400 kilogram buğday biçtiğimiz zaman yaklaşık dönüm başına 700 lira destek alıyorduk. Bunun yanında mazot, gübre desteğimiz vardı. Biz buğdayda 2024 yılında hasat ettiğimiz üründen dekar başına 880 lira devlet desteği aldık. Daha sonra devlet dedi ki, ‘Size verime dayalı destek vermeyeceğiz, dekara dayalı destek vereceğiz’. ‘Tabii ki’ dedik, büyüklerimizin bir bildiği vardır. Ne kadar diye sorduğumuzda 317 lira. 2024 yılını kasım ayında buğday ekildi ve bize o zaman buğday desteklerimizin yarı yarıya düşürüldüğü söylendi. O tarlaya biz buğday ektik, gübre attık, mazot harcadık, ilaç attık. Hasat da ettik ve bir sonraki yıl 2026 yılı içinde ayçiçek ekelim diye nadas ettik. Ama bize hala 2024 yılında verecekleri buğday desteğini biz alamadık. O gün 634 liraya biz razıyken 28 litre mazot alabiliyorduk. 50-55 kilogram gübre alabiliyorduk. Şu an o parayı verdiklerinde bizim alabileceğimiz sadece 12 litre mazot. Yaklaşık 30 kilogram da gübre.

Ülkede kuraklık yaşandı. Dedik ki, ‘devletimiz bize acır, desteklerimizi arttırır’. Bir baktık desteklerimiz yarı yarıya azaldı. TARSİM kuraklık sigortası yaptı. Dedik ki, ‘tamam hala çiçeğinden verim alamazsak sigortamız var’. Ama eksperler öyle bir sonuca getirdi ki ödediğimiz poliçe parasıyla kaldık. Bize poliçe paramızı bile geri ödemedi. ‘Tarım Krediler, Ziraat Bankaları kuraklıktan dolayı bizim borçlarımızı erteler’ dedik, bırakın ertelemeyi faizler arttırdılar. Dedik, ‘ya tamam bir bildikleri vardır’. ‘Gideriz yine devletimizden, Tarım Kredi’den malımızı alırız. Bankalarda tutulan sivil kredi çekeriz.’ Bu sefer de dediler ki, ‘vergi borcun, Bağ-Kur borcun varsa biz sana da para vermiyoruz.’

“Şu an çiftçi ek iş yapmadan kendi çocuklarına yetemiyor”

Biz kuraklıkla zaten sınandık. Enflasyon oranında zaten ürünlerimiz üç yıl öncenin fiyatından satılıyor. Aldığımız her şey iki sene sonranın enflasyonuyla alıyoruz. Bize birazcık artık acımanız lazım. Bu destekleri en kısa zamanda güncelleyin. Güncel halin en kısa zamanda da bize ödeyin. Şu an askıya çıktı. İkiye bölmüşler. Zaten bir avuç para. Onu da mı bize reva görmüyorsunuz? Bizim için artık bu ekonomik sorun halinden çıktı. Bu artık toplumsal sorun haline geldi. Biz kendimizi dışlanmış hissetmeye başladık. Nereye gitsek herkes bize sırt çeviriyor. Sanki birileri bizi istemiyor. Fakat bunu unutmayın. Yirmi sene önce Türkiye Cumhuriyeti kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biriydi. Biz bununla övünüyorduk ‘çiftçiyiz’ diye. Şu an çiftçi ek iş yapmadan kendi çocuklarına yetemiyor.”

Reklamı Geç