(ANKARA) – CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domates ekim yapan üreticilerin sorunlarını dinledi. Gürer, “Bazı bölgelerde çiftçiler, ‘alabildiğim mazot kadar, alabildiğim gübre kadar ekim yapacağım, fazlasını ekmeyeceğim’ diyor. Bu nedenle desteklerin artırılması gerekiyor. Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı, tohum ve gübrede sübvansiyon sağlanmalı ki çiftçi üretim yapabilsin ve ülkede arz açığı oluşmasın” dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domates ekim yapan üretici ve çiftçileri tarlada ziyaret etti. Üretici Ziraat Mühendisi Doğukan Eker ile yaptığı görüşmede, üreticinin artan maliyetler, düşen kazanç ve plansız tarım politikaları nedeniyle zor günler geçirdiğini söyledi. Görüşmede, üretim sürecinden hasat dönemine kadar yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini paylaştı.
Bölgede ekim çalışmalarının başladığını, üreticinin maliyet baskısı altında üretime yaptığına dikkati çeken Gürer, “Bölgemizde farklı ürünlerin ekim çalışmaları başladı. Burada domates ekimi ile ilgili gübreleme ve buna benzer çalışmalar sürüyor. Geçtiğimiz yıla göre özellikle gübrede ve mazotta önemli artışlar ortaya çıktı. Son olarak elektriğe gelen zam da sulama suyuyla ilgili fiyatlarda artışa neden oldu. Bölge genelde tarımda domatesi, biberi ve patatesiyle tanınan bir ekim alanı. Bu nedenle önümüzdeki süreçte fiyatlar ne olur, nasıl olur, çiftçinin sorunları nelerdir? Diye işi yapanlarla görüşüyoruz” dedi.
“Çiftçiler artık kendi topraklarından çekilir vaziyete gelmiş durumda”
Ziraat Mühendisi Doğukan Eker ise üreticinin yaşadığı sorunları şöyle anlattı:
“Geçen seneye göre girdi maliyetlerimiz yüzde 35-40’a kadar arttı. Bir de savaş dolayısıyla gübrelerin, katı gübrelerin ve mazotun artışı çiftçiyi çok fazla etkiledi. Ancak biz bunun karşılığını satış yaptığımızda, domatesteki kazancımızı maalesef iki senedir bulamıyoruz. İki senedir domates üreticileri kötü durumdalar. Devlet bazı konularda destek yapıyor ancak üretime destek verilirken satışta bize yardımcı olma kısmında, özellikle hasat döneminde eksik kalınıyor. Yeri geliyor bazı ürünlerimizi tarlada bırakmak zorunda kalıyoruz. Kimi zaman köylüye ‘gelin toplayabilirsiniz’ diyoruz. O derece bir duruma geliyoruz.
Bölgemizde çiftçi, özellikle domates çiftçisi çok zor durumda. Ekilişler de buna bağlı olarak azaldı. Üretimler azalıyor. Çiftçiler artık kendi topraklarından çekilir vaziyete gelmiş durumda. Bununla birlikte diğer ürünlerde de, biber olsun patlıcan olsun, mevsimsel dalgalanmalar çok fazla oluyor. Yöremizde ürün çıktığında Türkiye genelinde de ürün fazla olduğu için fiyatlarda düşüş yaşanıyor. Bizim isteğimiz; üreticinin üretimde yanında olunduğu kadar, satışta ve hallerdeki piyasa düzenlemelerinde de desteklenmesi gerektiğidir. Çünkü çiftçiler ürettiğinin, alın terinin karşılığını maalesef alamıyor. Toprağa dökülen emek, ceplerine para olarak geri dönmüyor. Sadece kendileri değil, aileleri de yıpranıyor ve buna dair birçok örnek yöremizde bulunmaktadır.”
Ömer Fethi Gürer, üretimin planlanmasının önemine dikkati çekerek, “Üretim öncesini, üretim sürecini ve üretim sonrasını planlarsak kendi kendine yeten bir ülke haline gelebiliriz” sözlerine, Eker, “Hatta fazlasını üretip ihracata yönelebiliriz” diyerek destek verdi.
“Hiçbir ürünün tarlada kalmaması için önlem alınması gerekiyor”
Gürer, hasat sonrası planlama eksikliğinin israfa yol açtığını belirterek, şunları kaydetti:
“Tarlada ürün yetişiyor, ancak hasat dönemi planlanamadığı zaman ürün tarlada kalıyor. Oysa işlenmiş, dondurulmuş ürünlere dönüştürülse israf olmaz. Türkiye’de her yıl 23 milyon ton gıda çöpe gidiyor. Bu israfı önlesek dışa bağımlılığımız azalır. Ancak ithalat anlayışıyla tarım sürdürüldüğünden sorunlar da artıyor. Türkiye yaklaşık 14 milyon ton domates üretiyor ve önemli miktarda ihracat yapıyor. Ancak son yıllarda üretilen domatesin fiyatı tarlada 1,5 ila 3 lira arasında değişirken, vatandaş rafta 50-60 liradan domates almak zorunda kalıyor. Burada ciddi bir sorun var. Bu sorunu düzeltmesi gereken de siyasi iktidarın doğru planlama yapması ve öngörülebilir bir politika oluşturmasıdır. Hiçbir ürünün tarlada kalmaması için önlem alınması gerekiyor.”
“30-40 dönüm tarlanın sürüm maliyetinin yaklaşık 9 bin liraya ulaştı”
CHP’li Gürer’in, “Geçen yıl depo kaça doluyordu, şimdi kaça doluyor” sorusuna Eker, mazot maliyetlerindeki artışın üretimi zorlaştırdığını belirterek, “Mazot fiyatı yaklaşık iki katına yaklaştı. Geçen yaz 45-55 lira bandında mazot alırken şu an 76 lirayı geçti, 90 liraya yaklaşacağı söyleniyor. Yaz döneminde çiftçinin maliyeti daha da artacak. Bir traktör günde yaklaşık 35-40 dekar işleyebilir ve akşama kadar yaklaşık 100 litre mazot yakar. Bu da sadece 30-40 dönüm tarlanın sürüm maliyetinin yaklaşık 9 bin liraya ulaşması demektir” yanıtını verdi.
Çiftçilerin üretimden çekilme noktasına geldiğini vurgulayan Gürer, “Bazı bölgelerde çiftçiler, ‘Alabildiğim mazot kadar, alabildiğim gübre kadar ekim yapacağım, fazlasını ekmeyeceğim’ diyor. Bu nedenle desteklerin artırılması gerekiyor. Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı, tohum ve gübrede sübvansiyon sağlanmalı ki çiftçi üretim yapabilsin ve ülkede arz açığı oluşmasın” dedi.
“Üretilen ürünün tarlada kalmaması için bugünden önlem alınmalıdır”
Üreticinin yaşadığı sorunlara dikkate çeken Ziraat Mühendisi Doğukan Eker, şunları söyledi:
“En büyük sıkıntımız girdi maliyetlerindeki artış ve satış politikalarındaki sorunlar. Hallerde, marketlerde ve büyük fabrikaların alım fiyatlarında çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor. Domates fidesini Tanesi 4 lira. Geçen yıl 3 liraydı. Gübrede son bir ayda önemli artışlar yaşandı. DAP gübresinin tonu 40 bin liraya, üre gübresinin tonu 33 bin liraya çıktı. Önceden alınmadıysa gübrede yüzde 40’ın üzerinde artış var. Mazot da 90 liraya doğru gidiyor. Üretmek zorlaştı. Üretici sıkıntıda. Ancak asıl önemli olan, üretilen ürünün tarlada kalmaması için bugünden önlem alınmalıdır. İsteğimiz bu yönde.”

