Haber: Ahmet ÜN
(DİYARBAKIR) – Diyarbakır’da siyasi ve iş dünyasında tartışmalara neden olan Dicle Üniversitesi bünyesinde yapılacak 600 yataklı üniversite hastanesinin ihale süreci tamamlandı. Rönesans Türkiye İnşaat Grubu’nun aldığı ihalenin adrese teslim ihale olduğunu ileri süren CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, “Açık ihale yapılmadan adrese teslim ve rant amaçlı olarak yapılması doğru değil. Ben uyarımı yapmıştım. Bu uyarıyı bugünden de yapıyorum. Buradan hükümete ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuyorum. Devlet ihale yasası açık. Neden açık ihale yapılmadı” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da iş dünyası ve siyasetçilerin tepkisine neden olan Dicle Üniversitesi tarafından hayata geçirilecek 600 yataklı hastane projesinin yapım işi sözleşmesi imzalandı. Anahtar teslimi götürü bedel modeliyle gerçekleştirilecek projenin yer tesliminin ardından kısa sürede yapım çalışmalarına başlanarak bin 370 gün içerisinde tamamlanması planlanıyor.
Sözleşme, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat ile ihaleyi alan Rönesans Türkiye İnşaat Grubu Yönetim Kurulu başkanı Onur Kıreli tarafından imzalandı.
İhale sürecine ilişkin daha önce Meclis’te soru önergesi veren CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ihalenin şeffaf bir şekilde yapılmadığını öne sürdü.
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Diyarbakır’a ve bölgeye hizmet verdiğini anlatan Tanrıkulu, “Ancak hem bina çok eskidi hem de teknolojisi eskidi. Artık hizmet veremez hale geldi. Binanın yenilenmesi lazım, teknolojisinin yenilenmesi lazım. Bunu sürekli olarak gündemde tuttuk ve yenilenmesi gerektiği konusunda da baskıcı olduk. Meclis’te gündeme getirdik. Bütçe görüşmelerinde gündeme getirdik. Gündeme alındı ve yenilenmesine karar verildi. Şimdi bu yenilenme işleminin nasıl yapılması lazım? Dicle Üniversitesi Rektörlüğü projeyi sonuçta ısmarlama bir biçimde Rönesans İnşaat’ın yan şirketine yaptırdı ve iddiaya göre de üç kat fiyatına yaptırdı” dedi.
“Arkasında hangi siyasiler var? Onların da açıklanması lazım”
Projelendirme çalışmasını ihale yaptırmadan birkaç hafta önce gündeme getirdiğini hatırlatan Tanrıkulu, şöyle konuştu:
“Dedim ki, bu ihalenin açık ihale şeklinde yapılması lazım. Davetiyle değil, adrese teslim değil, rant amaçlı değil. Gerçekten Diyarbakır’ın ihtiyaçlarına, bölgenin ihtiyaçlarına karşılık gelecek bir şekilde açık ihaleyle yapılması lazım diye demeçler verdim. Üç bakanlığa da ayrı ayrı soru önergesi verdim. Ancak bugün Dicle Üniversitesi rektörü Rönesans firmasıyla sonuçta bir anlaşmayı imzalamış. Bu son derece yanlış. Diyarbakır’ın ve Türkiye’nin kaynakları açık ihale olmadan Rönesans inşaatını aktarılamaz. Arkasında hangi siyasiler var? Onların da açıklanması lazım. Mutlaka, bakın arkasında bir siyasi kimlik de vardır. Mutlaka vardır. Bu kadar büyük bir kaynağın ki 8 milyar civarında olduğu ifade ediliyor.”
“Davetiye ile tespit edilen firmalar hangi ölçüye göre teslim edildi?”
“Açık ihale yapılmadan adrese teslim ve rant amaçlı olarak yapılması doğru değil” diyen Tanrıkulu, “Ben uyarımı yapmıştım. Bu uyarıyı bugünden de yapıyorum. Buradan hükümete ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuyorum. Devlet ihale yasası açık. Neden açık ihale yapılmadı? Davetiye ile tespit edilen firmalar hangi ölçüye göre teslim edildi? Saptandı. Bunların açıklanması lazım ve arkasındaki rant ilişkilerinin de açığa çıkması lazım. Dicle Üniversitesi rektörünün de neden bu ihaleyi bu şekilde yaptığı konusunda da kamuoyuna şeffaf bilgisi vermesi lazım. Ben takip etmeye devam edeceğim” şeklinde konuştu.

