Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Divriği’de işten çıkarılan madenciler OYAK önünde… DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: “Tüm arkadaşlarımız derhal işine iade edilmelidir”

Divriği’de işten çıkarılan madenciler Ankara’ya gelerek DİSK ile birlikte OYAK Genel Müdürlüğü önünde eylem yaptı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Divriği madenlerinin özelleştirilmesi asla kabul edilemez. Kapatılması, üretimin durdurulması kabul edilemez” dedi. İşten çıkarılan maden işçisi de “OYAK artık eskisi gibi kamu değil, özel bir şirket. Oradaki madenler kamunun, yani bizlerin. Bunlar zamanında kâr ettiklerinde bize kâr payı vermedikleri gibi, zarar ettiklerinde de bizi öne sürüp ‘biz sizden zarar ediyoruz’ diyemezler” ifadelerini kullandı.  

Divriği'de işten çıkarılan madenciler Ankara'ya gelerek DİSK ile birlikte OYAK

Haber: Hilal ACAR / Kamera: Dursun ALKAYA

(ANKARA) – Divriği’de işten çıkarılan madenciler Ankara’ya gelerek DİSK ile birlikte OYAK Genel Müdürlüğü önünde eylem yaptı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Divriği madenlerinin özelleştirilmesi asla kabul edilemez. Kapatılması, üretimin durdurulması kabul edilemez” dedi. İşten çıkarılan maden işçisi de “OYAK artık eskisi gibi kamu değil, özel bir şirket. Oradaki madenler kamunun, yani bizlerin. Bunlar zamanında kâr ettiklerinde bize kâr payı vermedikleri gibi, zarar ettiklerinde de bizi öne sürüp ‘biz sizden zarar ediyoruz’ diyemezler” ifadelerini kullandı.

Özelleştirme politikaları kapsamında devraldığı Divriği’deki yer altı madenciliği operasyonlarını 2026 itibarıyla durdurma kararı alan OYAK tarafından işten çıkarılan maden işçileri OYAK Genel Müdürlüğü önünde DİSK ile beraber eylem yaptı. Eyleme, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever ve Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ile CHP Ankara İl Başkanlığı, Alevi Bektaşi Federasyonu, Büro Emekçileri Sendikası, Emek Partisi, SOL Parti, Hüseyin Abdal Kültür Derneği, DİSK/Dev Maden-Sen de destek verdi.

“Maden işçileri yalnız değildir” ve “İşine, aşına Divriği’ne sahip çık” yazılı pankartlar taşıyan eyleme katılanlar, “Hak, hukuk, adalet”, “Madencine sahip çık”, “Madenci susmaz, emek durmaz” ve “Emek gasp edilemez” sloganları attı.

Çerkezoğlu: “Divriği’de yaşananlar bir memleket meselesidir”

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, burada yaptığı açıklamada, Divriği’de yaşananların yalnızca maden işçilerinin meselesi olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Divriği’de yaşanan süreç, maden işçilerini, 270 maden işçisini işinden, ekmeğinden etmiştir. Evine ekmek götüremez duruma getirmiştir. Divriği’de yaşanan süreç, Türkiye açısından son derece stratejik bir maden olan demirin üretiminin durdurulması nedeniyle ulusal çapta bir meseledir. Yani Divriği’de yaşananlar, deyim yerindeyse bir memleket meselesidir. Divriği’deki demir madeninin stratejik önemi açıktır. Divriği madenleri, erken Cumhuriyet döneminde o bütün sanayi hamlelerinin ham maddelerinden bir tanesidir. Başlangıç noktaları, Cumhuriyet’in sanayi devriminin başlangıç noktasında yer alan son derece stratejik öneme sahiptir. 2000’lere kadar, kamu tarafından işletilen Divriği madenleri, 2000 yılında başlayan özelleştirme furyasıyla önce bilerek, isteyerek Divriği’deki üretim düşürülmüş, küçük tutulmuştur. Daha sonra da bütün özelleştirme süreçlerinde anlattıkları masalda olduğu gibi ‘verimlilik ve kâr düştü’ denilerek özel sektöre haraç mezat peşkeş çekilmiştir. Üretimin düşmesi bahanesiyle özel sektöre devredilen, özelleştirilen Divriği madenlerinde ne hikmetse özelleştirmeden sonra üretim beş katından daha fazla artmış ve bu süreç böyle devam ettirilmiştir.

“İşten çıkartılan tüm işçi arkadaşlarımız derhal işine iade edilmelidir”

Madenleri haraç mezat ele geçiren özel sektör, Divriği madenlerinin Türkiye ekonomisi açısından önemini, değerini, yani ülkemizin geleceği açısından önemini hiçbir biçimde hesaba katmamış ve özel sektör mantığıyla, günübirlik, anlık kâr-zarar hesabıyla maden işletilmeye devam edilmiştir. Divriği madenlerinin bu değeri ülkemizin geleceği açısından son derece önemli olan bir değerdir, sermayenin kâr hırsına, günübirlik hesaplara asla ama asla heba edilemez. Bugün ‘şimdilik demiri daha ucuza alıyoruz’ diyerek özelleştirilmesi asla kabul edilemez. Kapatılması, üretimin durdurulması kabul edilemez. Demirde dışa bağımlı olan bir ülkenin, biliyoruz ki geleceği de tehdit altındadır. Dört bir yanı dünyada ve bölgemizde savaş rüzgârlarının estiği bir dönemde yerli demir madenciliğinin yok edilmesi, bu konuda adımlar atılması kabul edilemez. Taleplerimiz açık ve nettir, bütün işçi arkadaşlarımız, işten çıkartılan tüm işçi arkadaşlarımız derhal işine iade edilmelidir. Yeraltı madenlerinde üretim tekrar başlamalı ve tüm işçi arkadaşlarımız, geriye dönük tüm hakları ve sosyal hakları da korunarak tekrar işbaşı yaptırılmalıdır. OYAK tarafından başından beri işletilen o kapalı kapılar ardındaki süreçlere mutlaka son verilmelidir. Ülkemizin yeraltı kaynaklarının, o kâr hırsından başka hiçbir şey bilmeyenlere peşkeş çekilmesine karşı ülkemize, memleketimize sahip çıkacağız.”

Timisi: “Türkiye’nin dört tarafındaki değerlerimiz beşli çetelere, uluslararası şirketlere peşkeş çekiliyor”

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever de “Biliyoruz ki ülkemiz çok büyük oyunlar içerisinde. Türkiye’nin dört tarafındaki madenler, Türkiye’nin dört tarafındaki zeytinliklerden başlayarak her türlü değerlerimiz beşli çetelere, uluslararası şirketlere peşkeş çekiliyor. Divriği özelinde de yapılan budur. Divriği’yi teslim etmemek için, Divriği halkının direnişine, madende direnen tüm yoldaşlarımıza biz de direneceğimizi ve sonuna kadar arkalarında olacağımızı buradan tekrar ilan ediyoruz. Direneceğiz ve kazanacağız” dedi.

Karaca: “Yerlilik ve millilik masalları okuyanlar, dönüp başınızı Divriği’ye çevirin”

Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da şöyle konuştu:

“Divriği halkı, Divriği madencilerinin ekmek derdinin memleket meselesi olduğunu gayet iyi bilir. Madenlerle ilgili meseleler söz konusu olduğunda ağzından yerlilik ve millilik düşmeyenler, bu ülkede bütün yeraltı ve yerüstü kaynaklarını bakanlık eliyle, yatırım kataloglarıyla emperyalistlere peşkeş çekiyorlar. Bu yatırım kataloglarında ülkemizin bütün değerleri var. İşte Divriği de onlardan bir tanesi. Bugün Orta Doğu’da emperyalistler, bütün kardeş halkların yeraltı ve yerüstü zenginliklerini el koymak, yağmalamak için savaş hattına attılar hepimizi. Enerjide bağımsızlık diyenler, yerlilik ve millilik masalları okuyanlar, dönüp başınızı Divriği’ye çevirin. Emek Partisi olarak, Divriğili maden işçilerinin 120 gündür sürdürdüğü bu mücadeleyi bütün işçilerin mücadelesiyle birleştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz.”

Maden işçisinin eşi: “Madenci ile yer değiştir bakalım kaç gün çalışacaksın o yeraltında”

Eyleme katılan maden işçisinin eşi ise “Mücadelemizin 120’nci gününde kalkıp Ankara’ya kadar geldik. Bekledik, onlar bir açıklama yapsınlar; açıklama yapmadılar. Biz korkmadık, buraya kadar geldik. Ben bir madenci eşi olarak, o kış gününü çadırda nasıl geçirdiğimizi bir ben bilirim, bir de Divriği insanı bilir. Ben şunu söylemek istiyorum onlara: Sen şömine başında otururken ben çadırda, kışın eksi 20 derece soğukta titreyerek emeğimi, ekmeğimi istiyorum dedim. Ben senden başka bir şey istemiyorum, ben hakkımı istiyorum, hakkım olanı istiyorum. Sesimi duyurmak için mücadelemi sürdürmeye devam edeceğim. Bu farklı bir şey değil, ekmek, emek mücadelesi. Sen madende yer altında çalışmıyorsun; madenci seni zengin ediyor. Madenci ile yer değiştir, madenci zengin olsun, sen madenci ol. Bakalım kaç gün çalışacaksın o yer altında, bakalım kaç gün nefes almadan yaşayacaksın o zindanda” ifadelerini kullandı.

Maden işçisi: “Karşımızda öyle bir güç var ki bizim gücümüz yetmiyor”

İşten çıkarılan bir maden işçisi de “Biz ilk önce 18 kişi çıkarıldık işten, bunun devamının geleceğini biliyorduk. Sesimizi yükselttik, çadırımızı kurduk fakat engelleyemedik. Karşımızda öyle bir güç var ki bizim gücümüz yetmiyor açıkçası tek başımıza. O yüzden sendikalardan, televizyonlardan, kültür derneklerinden destek alarak, milletvekillerimizle görüşerek bu işi buralara kadar getirdik. Ve sonuna kadar da gitmeye devam edeceğiz. OYAK artık eskisi gibi kamu değil, özel bir şirket. Oradaki madenler kamunun, yani bizlerin. Bunlar zamanında kâr ettiklerinde bize kâr payı vermedikleri gibi, zarar ettiklerinde de bizi öne sürüp ‘biz sizden zarar ediyoruz’ diyemezler. Biz bu mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğiz” diye konuştu.