(ANKARA) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Suudi Arabistan’ı ziyaret ederek, Riyad’da bölgesel gelişmelerin ele alınacağı bir toplantıya katılması bekleniyor. Fidan’ın savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşmemesi gerektiğini vurgulayarak, çözümün müzakere ve diplomasi yoluyla sağlanması çağrısı yapması öngörülüyor.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek toplantıda Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Katar, Kuveyt, Pakistan, Suriye ve Ürdün’den temsilcilerin yer alması planlanıyor.
Kaynaklara göre Fidan’ın toplantıda, bölgedeki savaşın müzakereler yoluyla ve barışçıl yöntemlerle sona erdirilmesi için çabaların sürdürülmesinin önemine dikkat çekmesi bekleniyor. Savaşın devam etmesi halinde bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde kalıcı ve onarılması güç tahribatlar yaşanabileceğini ifade etmesi öngörülüyor.
Fidan’ın ayrıca Türkiye’nin Körfez ülkelerine yönelik saldırıları esefle karşıladığını, tahrik olmaksızın gerçekleşen bu saldırıların kabul edilemez olduğunu ve bölgenin geleceği açısından ciddi riskler oluşturduğunu vurgulaması bekleniyor.
Bakan Fidan’ın, bölge ülkelerinin çatışmanın içine çekilmemesi için itidalli bir tutum sergilemesinin öneminin altını çizeceği; bölgesel sorunların çözümünde “bölgesel sahiplenme” anlayışının önemine dikkat çekeceği ifade ediliyor.
Fidan’ın, Türkiye’nin bölgede istikrarın tesisine katkı sağlayacak diplomatik girişimlere destek vermeye hazır olduğunu belirteceği, çatışmaların yayılmasının enerji güvenliği, ticaret yolları ve küresel ekonomik istikrar üzerindeki olumsuz etkilerine de değineceği bildiriliyor.
Toplantıda ayrıca mevcut gelişmelerin güvenlik boşlukları yaratabileceği ve bunun terör örgütleri tarafından istismar edilebileceği uyarısında bulunulması, uluslararası toplumun gerilimin düşürülmesi için daha etkin rol üstlenmesi gerektiğinin vurgulanması bekleniyor.
Fidan’ın, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ülkeyi dağılma riskiyle karşı karşıya bırakabileceğine dikkat çekmesi ve kitlesel yerinden edilmelerden duyulan endişeyi dile getirmesi de öngörülüyor. Ayrıca, bölgedeki gelişmelerin uluslararası toplumun dikkatini Filistin meselesinden uzaklaştırmaması gerektiğini vurgulaması bekleniyor.

