Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dışişleri Bakanı Fidan: İsrail’in İran’a yönelik saldırıları hukuksuz, uluslararası sistem çöktü, dünya bir kırılma yaşıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, mevcut küresel düzeni “işlevsiz, felç olmuş ve sürdürülemez” sözleriyle eleştirdi. Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Fidan, İran’a yönelik hukuksuz eylemlerin bölgeyi daha geniş çaplı bir savaşın eşiğine getirdiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, mevcut küresel düzeni "işlevsiz, felç olmuş

(ANKARA) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, mevcut küresel düzeni “işlevsiz, felç olmuş ve sürdürülemez” sözleriyle eleştirdi. Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Fidan, İran’a yönelik hukuksuz eylemlerin bölgeyi daha geniş çaplı bir savaşın eşiğine getirdiğini söyledi.

Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026’nın ikinci gününde koruyan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, uluslararası sistemin ahlaki pusulasını ve meşruiyet üretme kapasitesini kaybettiğini vurguladı. Fidan, “Bugünün temel sorusu, bu sistemin hâlâ devletler arası ilişkileri adalet, öngörülebilirlik ve güven temelinde yönetme yetkisine sahip olup olmadığıdır” dedi.

Fidan, yaşananların yalnızca bir istikrarsızlık dönemi değil, “sistemik bir kırılma” olduğunun ifade ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır dile getirdiği küresel adalet çağrısının bir “siyasi slogan değil, teşhis olduğunu” ifade etti. Türkiye’nin BM başta olmak üzere çok taraflı platformlarda işlevsiz düzene dair uyarılar yaptığını, ancak bu uyarıların kriz kapıya dayanana kadar görmezden gelindiğini belirtti.

Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelere de geniş yer veren Fidan, şu ifadeleri kullandı:

“İsrail’in aralıksız tırmanışıyla tetiklenen İran’a yönelik hukuksuz saldırılar, bölgeyi daha geniş bir savaşın eşiğine getirmiştir. İran’ın eylemlerinin Körfez ülkelerini etkileyecek senaryolarını da reddediyoruz; bu risk son derece gerçektir. Açık konuşalım: Bu savaş İsrail’in tercih ettiği bir savaş olabilir, ancak bedelini tüm dünya ödemektedir.

Çatışma uzadıkça jeopolitik ve ekonomik maliyetler hızla artmaktadır. İlk günden itibaren bu tehlikeli gidişata karşı çıktık. Bu savaş, Netanyahu’nun siyasi varlığını sürdürmek için kurgulanmıştır, ancak yükü tüm dünyaya yansımaktadır. Bu nedenle azami itidal çağrımızı sürdürüyoruz. Bu çatışma, bölgemizde kaderleri iç içe geçmiş halklar arasında derin yaralar açma potansiyeline sahiptir. Yalnızca şehirlerde değil, insanların zihinlerinde ve kalplerinde de kalıcı izler bırakabilir. Çıkış yolu tektir: Gerilimin düşürülmesi ve diplomasi.

Türkiye bu nedenle bölgesel ortaklarıyla yakın koordinasyon içinde diplomatik çözüm için aktif çaba göstermektedir. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Amerika Birleşik Devletleri’ni ziyaret ederek dayanışmamızı ve diplomatik eşgüdümümüzü ortaya koyduk. Bölge ülkeleri olarak çatışmanın derhal sona ermesini talep ettik.

Aynı zamanda İsrail’in yayılmacı politikalarına, özellikle Lübnan’a yönelik son saldırganlığına güçlü şekilde karşı çıktığımızı ilan ettik. Bu çabaları somutlaştırmak için üst düzey temaslarımız sürmektedir. Amacımız bu çatışmayı en kısa sürede sona erdirecek somut adımları belirlemektir.”

Enformasyon savaşı…

Enformasyon alanındaki mücadeleye de dikkati çeken Fidan, Gazze’de yaşananların uzun süre “manipüle edilmiş anlatılarla normalleştirilmeye çalışıldığını” ifade etti. Medya dilinin algıyı yönlendirmek için kullanıldığını, ancak bugün küresel kamuoyunun bu manipülasyonları daha net gördüğünü söyledi. Filistin meselesi etrafında “güçlü bir küresel vicdan” oluştuğunu belirten Fidan, ahlaki üstünlüğün önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını, küresel anlatının şekillendirilmesinin artık stratejik bir mesele hâline geldiğini vurguladı.

Dijital çağda içerik üretiminin stratejik bir alan haline geldiğini kaydeden Fidan, “Bir mızrağın menzili sınırlıdır, ancak bir sözün ve fikrin etkisi sınırsızdır” ifadesini kullandı. .

Bölgenin geleceğine ilişkin mesajlar da veren Fidan, Orta Doğu’da savaşın kalıcı bir durum haline getirilmesine karşı çıkılması gerektiğini, “şiddetin kaçınılmaz olduğu söyleminin reddedilmesi gerektiğini” söyledi. Yeni düzenin dışarıdan dayatılmayacağını, içeriden, ortak irade ve siyasi cesaretle inşa edileceğini ifade eden Fidan, “Yıkmak kolaydır, inşa etmek ise nesiller alır” diyerek sabırlı, kararlı ve koordineli hareket edilmesi çağrısında bulundu.

“Bölgemizin güvenliğini kendimiz sağlamalıyız”

Son gelişmelerin bölgesel dayanışmayı güçlendirdiğini, mevcut güvenlik düzenlerinin zayıflıklarını da açığa çıkardığını vurgulayan Fidan, “Bölgemizin güvenliğini biz sağlamalıyız. Barış olduğunda birlikte kazanırız, çatışma olduğunda birlikte kaybederiz” dedi.

Hakan Fidan, bölge ülkelerinin geçmişten ders çıkararak dış müdahalelere açık bir yapıdan uzaklaşması gerektiğini, ortak vizyon ve işbirliğiyle “kısır çatışma döngüsünün kırılabileceğini” vurguladı. Fidan, Hedeflerinin, gerilimleri geride bırakmak ve bölge halklarının ortak çıkarına hizmet eden işbirliğini büyütmek olduğunu sözlerine ekledi.