Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dilovası Davası’nın ikinci günü… Faciada can veren 15 yaşındaki Cansu’nun babası İbrahim Esetoğlu’ndan sanığa: Çocuklarımız orada kömür oldu, hiç vicdan azabı çekiyor musunuz

Dilovası’nda 8 Kasım 2025’te yaşanan ve 3’ü 18 yaşından küçük 7 işçinin can verdiği parfüm dolum imalathanesi faciasıyla ilgili dava ikinci gününde Kandıra Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonu’nda görüldü. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılamada savunmalar devam etti. Duruşma sırasında faciada can veren 15 yaşındaki Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu söz alarak, sanıklardan Ali Altay Oransal’a “Bütün kazancı bölüşmüşsünüz, oradaki bütün eksikleri biliyorsunuz. Orada yangın merdiveni yok, yangın söndürme sistemi yok. İş güvenlik uzmanı yok. Hepsinden haberiniz var ve her şeyi babanızın üzerine yıkıyorsunuz. Bizim çocuklarımız burada kömür oldu hiç vicdan azabı çekiyor musunuz” sorusunu yöneltti. Oransal soruyu yanıtsız bıraktı.

Dilovası'nda 8 Kasım 2025'te yaşanan ve 3'ü 18 yaşından küçük

Haber: Beril KALELİ/Kamera:Hakan KAYA

(KOCAELİ/KANDIRA) Dilovası’nda 8 Kasım 2025’te yaşanan ve 3’ü 18 yaşından küçük 7 işçinin can verdiği parfüm dolum imalathanesi faciasıyla ilgili dava ikinci gününde Kandıra Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonu’nda görüldü. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılamada savunmalar devam etti. Duruşma sırasında faciada can veren 15 yaşındaki Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu söz alarak, sanıklardan Ali Altay Oransal’a “Bütün kazancı bölüşmüşsünüz, oradaki bütün eksikleri biliyorsunuz. Orada yangın merdiveni yok, yangın söndürme sistemi yok. İş güvenlik uzmanı yok. Hepsinden haberiniz var ve her şeyi babanızın üzerine yıkıyorsunuz. Bizim çocuklarımız burada kömür oldu hiç vicdan azabı çekiyor musunuz” sorusunu yöneltti. Oransal soruyu yanıtsız bıraktı.

Dilovası’nda 8 Kasım 2025’te yaşanan ve 3’ü 18 yaşından küçük 7 işçinin can verdiği parfüm dolum imalathanesi faciasıyla ilgili davanın görülmesine Kandıra Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonu’nda devam edildi. Olaydan sonra tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizinden ölen imalathane sahiplerinden Kurtuluş Oransal’ın oğlu Ali Altay Oransal, savunması sırasında müşteki avukatının, “Fabrikada 7 kişi can verdi, hiç mi vicdan azabı duymadınız?” sorusuna, “Ölenlere Allah rahmet eylesin. Başsağlığı dilerim ailelelere. Babamı kalp krizinden kaybettim. Tabi ki kalbim ağrıyor” şeklinde yanıt verdi.

“Hepsinden haberiniz var ve her şeyi babanızın üzerine yıkıyorsunuz”

Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu da söz alarak, “Bütün kazancı bölüşmüşsünüz, oradaki bütün eksikleri biliyorsunuz. Orada yangın merdiveni yok, yangın söndürme sistemi yok. İş güvenlik uzmanı yok. Hepsinden haberiniz var ve her şeyi babanızın üzerine yıkıyorsunuz. Bizim çocuklarımız burada kömür oldu hiç vicdan azabı çekiyor musunuz” sorusunu yöneltti. Oransal soruyu yanıtsız bıraktı.

Oransal, para alışverişleri ve ödemelerle ilgili sorulara “Bilgim yok. Muhasebecim ilgilendi” yanıtını verdi. Bir müşteki avukatı Oransal’a “Muhasebeciniz ifadesinde Ravive şirketinin tek yetkilisinin siz ve kardeşiniz olduğunu söyledi. Bu sizin ifadenizle çelişmiyor mu?” sorusunu yöneltti. Oransal, “Ben böyle bir ifadesinin olduğunu düşünmüyorum” yanıtını verdi.

“Denetleme ve yönetim babamdaydı. Babam fabrikayı denetletiyordur diye tahmin ediyorum”

Oransal, “Yönetim Kurulu Üyesi olduğunuz şirketi neden denetlemediniz?” sorusunu ise, “Tecrübemin olmadığı alanda denetim kabiliyetim yok. Denetleme ve yönetim babamdaydı. Babam fabrikayı denetletiyordur diye tahmin ediyorum” şeklinde yanıtladı

Aranın ardından davanın tutuklu sanıklarından, Ravive Kozmetik’in Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Oransal’ın eşi ve eşinin imilathanesinde üretim yapan LYKKE firmasının ortağı Aleyna Oransal dinlendi.Eşinin ve kendisinin yakın arkadaşı olan Gökberk Güngör ile ortak olarak kurdukları LYKKE firmasına ilişkin şöyle konuştu:

“Ben firmanın ambalaj tasarımlarını ve sosyal medya paylaşımlarını yaptım. LYKKE adı altında tasarım yaptım. Daha sonra LYKKE adı altında satış yapamayacağımızı öğrendiğimde işi durdurdum. 3 aylık bir süreçten sonra ilgilenmedim… Tüm işlerle Gökberk ilgileniyordu. (İş kurma aşamasında) İsmail’in bu konuda deneyimi tecrübesi olduğundan ve nişanlım olduğundan onun fikrini almıştık. Ravive ismini kullanmamızı bize İsmail önermişti. Ben de bize ait olmayan bir ismi kullanmak istemedim.”

“Ben ölen canlar için ağladım”

Hakimlik sorgusunda LYKKE firmasının ortağı olduğundan haberi olmadığını söylediğinin hatırlatılması üzerine Oransal, “Nezarethanede çok zor günler geçirdim. Neden orada olduğumu bilmiyordum… Şu an söylediklerim geçerli” dedi. Müşteki avukatlarının soruları üzerine Oransal, “LYKKE’nin hiç genel kuruluna katılmadım. Hiçbir kar payı ödemesi yapılmadı. Beklentim olmadı” diye yanıt verdi. Bir müşteki avukatının LYKKE’nin yıllık gelirinin 2022’de 702 bin TL, 2024’te 5.8 milyon TL olduğunu belirtmesi üzerine Oransal, “Haberim yok” dedi. Aleyna Oransan olay gününe ilişkin ise, “Eşimle evdeydik. Yangın olayını öğrenince apar topar evden çıktı. Daha sonra kendisini aradığımda ulaşamadım. Babamı aradım İsmail’in yanına gitsin, kötü bir şey geldi başlarına yalnız kalmasınlar diye. İsmail’in fabrikaya gitmeyeceğini öğrenince gitme dedim. Gökberk’i aradım. Kayınvalidemi aradığımda ağlıyordu. O ağlayınca ben de ağladım. Bir süre konuşamadık… Ben ölen canlar için ağladım” ifadelerini kullandı.

Mahkeme başkanının, “Telefonunun imajı alınmış ama çözülememiş. Telefonun şifreli miydi?” sorusu üzerine Oransal, “Telefonumun şifresini almaya geldiklerinde söylemiştim. Karakolda da söyledim. Yazıldığını da gördüm” dedi. Aleyna Oransal, Ravive Kozmetik’te sigortalı görünmesine ilişkin ise, “Çocuk istediğimiz için eşim (İsmail Oransal) hastanelerden yararlanabilmem için yaptırmış olabilir” dedi.

“Kurtuluş amca oranın yöneticisi. Nasıl istiyorsa öyle çalıştırır”

Aleyna Oransal’ın ardından LYKKY firmasının diğer ortağı Gökberk Güngör savunmasını gerçekleştirdi. Güngör, “1-2 defa atölyeye gidip dolum yapmışlığım vardır. Başkalarının da dolum yapıp yapmadığını bilmiyorum” dedi. Güngör, bir müşteki avukatının kendisine yönelttiği, “Atölyeye gidip geldiğinizde çalışma şartlarıyla ilgili İsmail ve Altay’a bilgi verdiniz mi?” sorusuna, “Onlara bilgi vermemin bir anlamı yok. Kurtuluş amca oranın yöneticisi. Nasıl istiyorsa öyle çalıştırır. Ben bir müşteri olarak buna karışamam” şeklinde yanıt verdi.

“Basiretli iş adamı” gerginliği: Her şeyi ölmüş adamın üzerine atıyorsunuz

Ali Altay Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Güven Demirbaş ve Ünal Aslan’ın savunmalarının ardından savunmasını yapmak üzere kürsüye gelen Ali Osman Akat yangında yaşamını yitiren ailelerin ve avukatlarının bulunduğu tarafa dönerek, “Sesim basiretli geliyor mu?” diye sordu. Kimlik tespiti sırasında da mesleği için “basiretli iş adamı” ifadeleri kullanan Akat, bu sözlerine tepki gösteren aileler ve avukatlara, “Şov yapmayın” şeklinde bağırdı.

Bunun üzerine yangında yaşamını yitiren Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir, “Şovu yapan sensin. Cayır cayır yaktınız. Her şeyi ölmüş adamın üzerine atıyorsunuz. 7 can gitti. İşinizi adam gibi yapsaydınız bunlar olmazdı” şeklinde tepki gösterdi. Ailelerin avukatları Akat’ın sözlerinin ve olayın zapta geçilmesini talep etti. Olay Akat’ın sözlerini avukatlara bakarak söylediği şeklinde zapta geçirildi.

Duruşmaya yarın 10.00’da devam edilecek.