Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dijital Deneyim Merkezi “Düşler Zamanı: Japonya” sergisi ilk üç günde 10 bin ziyaretçiyi ağırladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ tarafından hayata geçirilen Türkiye’nin ilk tam kapsamlı Dijital Deneyim Merkezi (DDM), “Düşler Zamanı: Japonya” sergisine ev sahipliği yapıyor. Japon sanatının 17’nci ve 19’uncu yüzyıllar arasındaki görsel mirasını dijital teknolojilerle bir araya getiren sergi, açıldığı ilk üç günde 10 bin 200 ziyaretçi ağırladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ tarafından hayata geçirilen Türkiye’nin

Haber: Tuba KARA / Kamera: Gencer KETEN

(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ tarafından hayata geçirilen Türkiye’nin ilk tam kapsamlı Dijital Deneyim Merkezi (DDM), “Düşler Zamanı: Japonya” sergisine ev sahipliği yapıyor. Japon sanatının 17’nci ve 19’uncu yüzyıllar arasındaki görsel mirasından esinlenilerek dijital teknolojilerle bir araya getirilen sergi, açıldığı ilk üç günde 10 bin 200 ziyaretçi ağırladı.

Dünyanın farklı coğrafyalarındaki 20 müzeden derlenen yaklaşık 400 klasik eserin dijital olarak yeniden yorumlandığı sergi; mapping gösterimleri, sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) uygulamaları ve etkileşimli yüzeylerden oluşuyor.

Sergi kapsamında gerçekleştirilen özel performansta, Japon kültürünün iki köklü sanat disiplini bir araya geldi. 2006 yılında Bremen’de temelleri atılan ve 2013 yılından bu yana İstanbul’da da faaliyetlerini sürdüren Japon Savaş Davulları (taiko) grubu MASADAİKO, Üstad Nishimune Masakazu’nun “YOAKE” (Gündoğumu) adlı eserini sahneye taşıdı. Emiko Karayılmaz, Ran Gordi ve Maki Sarıçalı’dan oluşan grup, güneşin karanlık içinden doğuşunu ve doğayla birlikte uyanan sesleri güçlü ritimleriyle yorumladı.

Performansa, Japon kaligrafisi ve semboloji alanında 30 yılı aşkın süredir çalışan sanatçı HAKKAİ eşlik etti. “Fude-Samuray” lakabıyla tanınan sanatçının eseri, Japonya’nın en prestijli kaligrafi yarışmalarından Mainichi Shodoten’de 50 bin eser arasından seçilerek Tokyo Güzel Sanatlar Müzesi’nde sergilenmeye layık görüldü. HAKKAİ, performans boyunca davulların ritmi eşliğinde serginin temasını kaligrafik bir yorumla kâğıda aktararak izleyicilere müzik ve görsel sanatların eş zamanlı üretimine tanıklık etme imkânı sundu. Sergiye İBB Kültür AŞ Genel Müdürü Osman Cenk Akın, İBB Kültür AŞ Müzeler Müdürü Reha Öztunalı yanısıra Japonya Başkonsolosluğundan temsilciler de katıldı.

Beş farklı tematik alan

Serginin, ziyaretçilere Japon kültürünü farklı disiplinlerle deneyimleme imkânı sunan beş ana bölümü, şunlar:

Dijital Oda: Yōkai anlatılarından Wamon desenlerine kadar seçili örneklerin etkileşimli medya uygulamalarıyla sunulduğu ilk durak niteliğini taşıyor.

Sanal Gerçeklik Odası: “Yüzen Dünya” (Ukiyo-e) kavramı üzerinden Japon sanatının doğa ve denge anlayışını çok duyulu bir yolculuğa dönüştürüyor.

Sürükleyici Deneyim Odası: Yaklaşık 30 dakika süren bu bölümde ziyaretçiler; geişaların, samurayların ve ruhların dünyasına çekiliyor. Hokusai’nin ikonik “Büyük Dalga” eseri ekrana yansırken Claude Debussy’nin “La Mer” bestesi eşlik ediyor. Müzik seçkisi Ryuichi Sakamoto’dan Japon davullarına kadar uzanıyor.

Artırılmış Gerçeklik Odası: “Bonsai Garden” isimli dijital yerleştirmede; su yüzeyleri, tapınak eşikleri ve bonsai ağaçları artırılmış gerçeklik teknolojisiyle görünür kılınıyor.

Dijital Koridor: Wabi–Sabi” başlığıyla, kusurlu ve geçici olanın güzelliğine odaklanan Japon felsefesi işleniyor. Ayrıca interaktif projektörlerle ziyaretçilerin hareketlerine duyarlı gerçek zamanlı görsel ortamlar oluşturuluyor.

Akın: “20 müzeden 400 eser tarandı”

Serginin içeriğine dair bilgi veren İBB Kültür AŞ Genel Müdürü Osman Cenk Akın, şunları söyledi:

“Dördüncü sergimiz düşler zamanı Japonya. Dijital deneyim merkezinde bu sergimizi açmaktan büyük gurur duyuyoruz. Çünkü bu sergi sadece kültürel ilişkilerimizi perçinlemekle de kalmayacak yıllardır aslında merak ettiğimiz Uzak Doğu’yu ayağımıza getirerek Uzak Doğu’yu beş duyumuzla beraber deneyimlememizi de sağlayacak. Bu sergi yaklaşık 20 müzeden 400 eserin elden geçirilmesiyle, taranmasıyla elde edilmiş bir sergi. Fakat 5 farklı odadan oluşan bir deneyim yaşatıyor. İlk girdiğinizde bir dijital oda var. Bu dijital odada kendiniz de serginin bir parçası oluyorsunuz. Çünkü dijital deneyim merkezinde bizim esas amacımız dijital teknolojiyi bir araç olarak değil ama sizlerin de içinde bulunduğu, bir katalizör olarak kullanmak. Böylece buraya geldiğinizde dijital deneyimle beraber siz aslında serginin de bir parçası oluyorsunuz. İlk dijital odadan sonra sanal odamıza geçiyoruz. Dijital gerçeklik odası. Bu sanal gerçeklikten sonra bizim immersive room dediğimiz yine sürdürülebilir bir odamız var. Esas zaten sergiyi oluşturan genel konsepti de orada görüyorsunuz. Arkasından arttırılmış gerçeklik odamız var. Arkasından da bir dijital koridorla sergimizi sonlandırıyoruz.”

Serginin ziyaretçi verilerini de paylaşan Akın, “Bayramın birinci günü açıldı. İlk üç günde 10 bin 200 ziyaretçi aldık. Haliyle çok güçlü başladı. Bundan sonra da aynı şekilde devam etmesini diliyorum” dedi.

Öztunalı: Yeni bir adres oldu”

İBB Kültür AŞ Müzeler Müdürü Reha Öztunalı da merkezin gördüğü ilgiyi şu sözlerle ifade etti:

“Sergi büyük bir ilgi gördü. Dijital Deneyim Merkezi’nin gitgide zenginleşen programı ve hem İstanbullulardan hem Türkiye genelinden İstanbul’u ziyaret eden herkesin ilgisini çeken bir yeni adres oldu. Bu bağlamda yeni sergimiz de Japonya’nın köklü kültürünü, estetik dünyasını 14’üncü yüzyıldan başlayıp günümüze kadar taşıyan dijital teknolojilerin farklı disiplinlerini kullanan, arttırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik, interaktif alanlar, bu sefer biraz dekorasyon destekli bir sergilemeye de gittik.”