Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dicle Üniversitesi’nin köy yolunu kapatmasına muhtarlardan tepki: Bölge köylerini tecrit etmek, halkın yaşam kalitesini ve sağlığını yok saymaktır

Dicle Üniversitesi kampüsü içinden geçen ve Sur ilçesindeki 32 kırsal mahalleye ulaşım sağlayan yolun, “öğrencilerin ve kampüsün güvenliği” gerekçesiyle kapatılmasına mahalle muhtarları tepki gösterdi. Kapatılan yolun bulunduğu noktada bir araya gelen muhtarlar, kararın yaşam ve sağlık hakkını ihlal ettiğini belirterek yolun yeniden açılmasını ya da alternatif bir güzergah belirlenmesini talep etti.

Dicle Üniversitesi kampüsü içinden geçen ve Sur ilçesindeki 32 kırsal

Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN

(DİYARBAKIR) – Dicle Üniversitesi kampüsü içinden geçen ve Sur ilçesindeki 32 kırsal mahalleye ulaşım sağlayan yolun, “öğrencilerin ve kampüsün güvenliği” gerekçesiyle kapatılmasına mahalle muhtarları tepki gösterdi. Kapatılan yolun bulunduğu noktada bir araya gelen muhtarlar, kararın yaşam ve sağlık hakkını ihlal ettiğini belirterek yolun yeniden açılmasını ya da alternatif bir güzergah belirlenmesini talep etti.

Sur ilçesi muhtarları, Dicle Üniversitesi kampüsü içinden geçen köy yolunun kapatılmasına tepki gösterdi. Muhtarlar adına açıklamayı yapan Sur Muhtarlar Derneği Başkanı ve Kengerli Mahalle Muhtarı Aydın Alakuş, şunları söyledi:

“Bizim kimseyle şahsi bir meselemiz yok; bizler halkın temsilcisi olarak halkımız adına ulaşım ve yaşam hakkı için buradayız. Sayın Rektörümüze kamuoyu önünde açıkça çağrı yapıyoruz: Lütfen empati kurun. Rektör olarak değil, mahallemizde yaşayan sade bir vatandaş olduğunuzu ve bir yakınınızın acil sağlık krizi geçirdiğini hayal edin. 3 kilometreyi 5 dakikada gidip acile ulaşmak varken, sizin 15 kilometrelik 25 dakikaya uzanan bir yola yönlendirildiğinizi düşünün. 20 dakikalık gecikmeden dolayı, Allah korusun, yakınınızı kaybetseniz sizi bu yola yönlendirene ne dersiniz?

Bu vicdani sorumlulukla bizlere bir cevap vermenizi bekliyoruz. Bizim çağrımız ve arzumuz; hiçbirimizin yakınının 20 dakikalık gecikme nedeniyle hayatını kaybetmemesidir. Talebimiz; kimseden bir imtiyaz veya lütuf beklemek değildir. Mücadelemiz; üniversitenin kuruluş aşamasında usulsüz yöntemlerle gasp edilen haklarımızın iadesi ve adaletin tecellisi mücadelesidir.”

“17 bin 500 dönümlük parsel oluşturuldu, tarihi yollar kapatıldı”

Üniversitenin kuruluş sürecine ilişkin iddialar da dile getiren Alakuş, Kıtılbıl, Yeniköy ve Tanoğlu köylerine ait arazilerin kamulaştırma sürecinde birleştirildiğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:

“Üniversitenin kurulum sürecinde; Kıtılbıl, Yeniköy ve Tanoğlu köylerine ait araziler; kamulaştırma ile kadastro hukukuna ve mülkiyet haklarına aykırı bir biçimde birleştirilmiş ve 17 bin 500 dönümlük devasa bir parsel meydana getirilmiştir. Bu süreçte köylerimiz arasındaki ulaşımı sağlayan ve bölgedeki 32 köyün şehirle bağlantısını kuran, atalarımızdan miras kalan tüm tarihi kadim yollar, üniversite adına tescil edilerek hukuksuz bir şekilde kapatılmıştır.”

“Yolları kapatmak; bölge köylerini tecrit etmek, halkın yaşam kalitesini ve sağlığını yok saymaktır”

Yolların daha önce fiilen açık tutulduğunu savunan Alakuş, “tescil itiraz sürelerinin dolduğu” gerekçesiyle tamamen kapatılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Mülkiyet hakkını ve yaşam hakkını ihlal eden hiçbir hukuksuzlukta zamanaşımı söz konusu olamaz. Bu yolların kapatılma kararı ile üniversitenin geçmişte yaptığı usulsüzlüklerin hepsi gün yüzüne çıkmıştır. Eğitim kampüsü içerisinde kalan ve eğitim faaliyetlerini doğrudan etkileyen alanlarla ilgili bir iddiamız yoktur. Ancak vatandaşımızın yaşam hakkını, acil sağlık hizmetlerine erişimini ve ulaşım özgürlüğünü engelleyen tek bir karış yolumuzdan vazgeçmeyeceğiz. Yolları kapatmak; bölge köylerini tecrit etmek, halkın yaşam kalitesini ve sağlığını yok saymaktır; bu durum kabul edilemez.

“Kampüs dışı alternatif bir güzergâh belirlenmesi durumunda destek vermeye hazırız”

Muhtarlar olarak çözüm için kampüs dışından alternatif bir güzergâh belirlenmesini öneren Alakuş, şu ifadeleri kullandı:

“Üniversite yönetimine somut önerimiz şudur: Tapuda üniversite adına tescil edilen ancak zemin üzerinde tespit ettiğimiz, halen mevcut olan eski şose yollar bulunmaktadır. Eğitim güvenliğini riske atmayacak, kampüs dışı alternatif bir güzergâh belirlenmesi durumunda; bizler de yerel yönetimler nezdinde girişimlerde bulunarak yeni yolların yapım sürecine destek vermeye hazırız.

Halktan kopuk, ‘ben yaptım oldu bitti’ anlayışıyla hareket eden bir yönetim modelini asla kabul etmiyoruz. Sağduyulu çağrımız karşılık bulmadığı takdirde; hukuki, siyasi ve idari tüm mercilere başvuracağımızı ilan ediyoruz. Gerekirse konuyu TBMM gündemine ve Sayın Cumhurbaşkanımıza kadar taşıyarak halkımızın yaşam ve sağlık hakkını sonuna kadar savunacağız.

Sonuç olarak, kalkın haklı talebi; halkla bir araya gelinmesi ve ortak akılla bu sorunun çözülmesidir. O yol ya sağduyulu bir uzlaşıyla ya da vereceğimiz kararlı ve hukuka dayalı mücadeleyle mutlaka açılacak; halkımız anayasal hakkı olan sağlık ve ulaşım özgürlüğüne kavuşacaktır.”

Dicle Üniversitesi yönetimi, öğrencilerin ve kampüsün güvenliğini gerekçe göstererek kampüs içerisinden geçen köy yolunu 25 Aralık 2025 tarihi itibarıyla ulaşıma kapatmıştı.