Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Depremde yıkılan Derya Apartmanı’nda müteahhit ve yetkililer “tali kusurlu” bulundu, eşini kaybeden Bayraktar: “Sanırım ‘asli kusurlu’ olan bizleriz”

Hatay’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 16 kişinin yaşamını yitirdiği Derya Apartmanı’nda, önce “asli kusurlu” bulunan müteahhit ve yetkililer, yeni bilirkişi raporuna göre “tali kusurlu” olarak değerlendirildi. Yeni bilirkişi raporunda belediye görevlilerinin “tali kusurlu veya kusursuz” bulunmasına tepki gösteren depremde eşini kaybeden Ufuk Bayraktar, “Devletlerimizin görevlilerine güvendiğimiz için sanırım ‘asli kusurlu’ olan bizleriz. 50 binden fazla canımız gitti; şehir planından kentsel dönüşüme, inşaat denetiminden ruhsatlandırmaya kadar görevli hiçbir kamu görevlisinin hiçbir suçu yok mu” diye sordu.

Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 16 kişinin yaşamını yitirdiği

Haber: Mehmet OFLAZ

(ANKARA) – Hatay’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 16 kişinin yaşamını yitirdiği Derya Apartmanı’nda, önce “asli kusurlu” bulunan müteahhit ve yetkililer, yeni bilirkişi raporuna göre “tali kusurlu” olarak değerlendirildi. Yeni bilirkişi raporunda belediye görevlilerinin “tali kusurlu veya kusursuz” bulunmasına tepki gösteren depremde eşini kaybeden Ufuk Bayraktar, “Devletlerimizin görevlilerine güvendiğimiz için sanırım ‘asli kusurlu’ olan bizleriz. 50 binden fazla canımız gitti; şehir planından kentsel dönüşüme, inşaat denetiminden ruhsatlandırmaya kadar görevli hiçbir kamu görevlisinin hiçbir suçu yok mu” diye sordu.

6 Şubat depremlerinde Hatay’ın Antakya ilçesi Küçükdalyan Mahallesi’nde Derya Apartmanı’nın yıkılması sonucu 16 kişi yaşamını yitirdi.

Binanın yıkılmasına ilişkin Atatürk Üniversitesi’nden alınan bilirkişi raporunda; yapı sahibi Kemal Kılıçlar, yapı müteahhidi ve şantiye şefi Ganim Emre Sahil, yapı denetimi firması yetkilisi Nizam Genç, uygulama denetçisi inşaat mühendisi Seyfettin Açıkyol ile yapı kontrol mühendisi inşaat mühendisi Leman Şenol “asli kusurlu”; statik proje müellifi inşaat mühendisi Adnan Özçelik, proje ve uygulama denetçisi inşaat mühendisi Orhan Karış ile belediye yapı kontrol birimi ise “tali kusurlu” olarak tespit edildi.

Daha önce “asli kusurlu” bulunan sanıklar, bu kez “tali kusurlu” bulundu

Derya Apartmanı’nın yargılama aşamasında yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verildi ve aylar süren bekleyişin ardından yeni rapor dava dosyasına eklendi. Bartın Üniversitesi, Batman Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi’nden 12 akademisyenin hazırladığı bilirkişi raporu 82 sayfadan oluşuyor.

ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı bilirkişi raporunda; yapı sahibi Kemal Kılıçlar, yapım sorumlusu müteahhit Sahil Mim. İnş. Tic. Ltd. Şti., şantiye şefi Ganim Emre Sahil, yapı denetim firması yetkilisi Nizam Genç, uygulama denetçisi Seyfettin Açıkyol, kontrol elemanı Leman Şenol, statik proje müellifi Adnan Özçelik, mimari proje müellifi Mustafa Özçelik, zemin ve temel etüd raporunu hazırlayan Sabahattin Oduncu ve Belediye Yapı Denetim Birimi’nin “tali kusurlu”; Belediye Yapı Ruhsat Birimi’nin ise “kusursuz” olduğu tespiti yer aldı.

12 kişilik heyetin hazırladığı raporlarda, sanıklara “tali kusurlu ya da kusursuz” atfı yapılıyor

Öte yandan, depremde yıkılan Rönesans Rezidans’a ilişkin önceki bilirkişi raporunda da sanıklar için “asli kusurlu” tespiti yapılmış olmasına rağmen, 6 üniversite ve 12 akademisyen tarafından hazırlanan raporda sanıklar “tali kusurlu” veya “kusursuz” olarak tespit edildi. 12 kişilik heyetin hazırladığı iki raporda sanıklara “asli kusurlu” atfedilmemesi ve “tali kusurlu veya kusursuz” tespiti yapılması dikkati çekti.

“Hiçbir kamu görevlisinin hiçbir suçu yok mu?”

Derya Apartmanı’nda eşini kaybeden Ufuk Bayraktar, süreci ANKA Haber Ajansı’na şu sözlerle değerlendirdi:

“Biz evimizi alırken müteahhit ve mühendislerden çok, deprem yönetmeliğine ve onları denetleyecek devlet görevlilerine güvenmiştik. Deprem başladığında, bize anlatıldığı gibi eşimle beraber ‘çök–kapan–tutun’ yaptık; ama henüz 8 yılını doldurmamış binamız üstümüze çöktü. Eşimle beraber 15 komşumuz öldü ve ben ağır yaralandım. Tedavim aylar sürdü ve ayağa kalkabilmem çok zor oldu.

İlk adaletsizlik, ilk iki katı çöken binamızın sistemde ‘ağır hasarlı’ görünmesiydi; hayatta kalan komşularımızın bütün itirazlarına rağmen bu durum düzeltilmedi. Sonra dava başladı. İlk bilirkişi raporunda, müteahhit firma ve yetkilileri ile yapı denetim firması görevlisi ‘asli kusurlu’, kim oldukları bir türlü tespit edilemeyen Antakya Belediyesi görevlileri ise ‘tali kusurlu’ bulunmuştu. Müteahhit firma avukatları bu rapora itiraz etti, yeni rapor istendi ve müteahhit firma sahibi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. İkinci bilirkişi raporu yeni geldi ve bu sefer müteahhit firma sahibi ve görevliler ‘tali kusurlu’ gösterildi; kim oldukları hâlâ tespit edilemeyen Antakya Belediyesi görevlileri ise ‘tali kusurlu-kusursuz’ bulundu.

Devletlerimizin görevlilerine güvendiğimiz için sanırım ‘asli kusurlu’ olan bizleriz. 50 binden fazla canımız gitti; şehir planından kentsel dönüşüme, inşaat denetiminden ruhsatlandırmaya kadar görevli hiçbir kamu görevlisinin hiçbir suçu yok mu? Canlarımızın kanı yerde kaldı gibi hissediyorum ve bu durum beni, bizi kahrediyor. Yasama, yürütme, yargı, kuvvetler ayrılığı, nedense deprem davalarına duyarsız kalma konusunda iş birliği yapıyor gibi.

“Yeni binalar yapılıyor ama adalet hâlâ enkaz altında”

Ülkemizi yöneten iktidardan adalet beklemek hakkımız değil mi? Yönetime talip olan ana muhalefet partisinden de bu konuda sağlam bir adım gelmediği gibi, binamızın yapıldığı tarihte Antakya Belediye Başkanı olan ve ardından iki dönem Hatay Büyükşehir’i yöneten Lütfü Savaş’ı aday göstermeleri bizi zaten hüsrana uğratmıştı. ‘Sizi anladık, hatamızı anladık’ diyorlar ama anlamış gibi davranmıyorlar hala. Evet, yeni binalar yapılıyor; ama adalet hala enkaz altında, kimse bunun farkında değil. Sorumlulardan hesap sorulmazsa, depreme hazırlık lafta kalacak ve bir sonraki depremde aynı acıları yaşayacağız. Adalet lazım, sadece geçmişin hesabını sormak için değil, geleceği kurtarmak için.”