Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

DEM Parti ve 12 siyasi partiden ortak “Suriye” açıklaması: HTŞ ve bağlantılı silahlı çeteler eliyle Kürt halkına yönelik kapsamlı  bir saldırı süreci başlatılmıştır

DEM Parti ile birlikte 12 siyasi parti tarafından Suriye’de yaşananlara ilişkin yapılan ortak açıklamada, ”HTŞ ve bağlantılı silahlı çeteler eliyle Kürt halkına yönelik kapsamlı ve planlı bir saldırı süreci başlatılmıştır. Halkların özgür ve eşit yaşam iddiasına yönelen bu saldırılar, Kürt halkının varlığını hedef almakta; demokratik, çoğulcu ve özgür yaşam modelini ve özlemini boğmayı amaçlamaktadır. Bu saldırılar, Kürt–Arap halkları arasına düşmanlık tohumları ekerek büyük bir kırım ve bölgesel kaos yaratmayı amaçlamaktadır.” denildi.

DEM Parti ile birlikte 12 siyasi parti tarafından Suriye’de yaşananlara

(ANKARA)-DEM Parti ile birlikte 12 siyasi parti tarafından Suriye’de yaşananlara ilişkin yapılan ortak açıklamada, ”HTŞ ve bağlantılı silahlı çeteler eliyle Kürt halkına yönelik kapsamlı ve planlı bir saldırı süreci başlatılmıştır. Halkların özgür ve eşit yaşam iddiasına yönelen bu saldırılar, Kürt halkının varlığını hedef almakta; demokratik, çoğulcu ve özgür yaşam modelini ve özlemini boğmayı amaçlamaktadır. Bu saldırılar, Kürt–Arap halkları arasına düşmanlık tohumları ekerek büyük bir kırım ve bölgesel kaos yaratmayı amaçlamaktadır.” denildi.

DEM Parti, DBP, Devrimci Parti, EHP, EMEP, ESP, Halkevleri, SMF, SODAP, SYKP, TİP, TÖP ve Yeşil Sol Parti tarafından Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin ortak yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Ortadoğu, emperyal planlar doğrultusunda yeniden dizayn edilmek isteniyor”

“Suriye’de son günlerde yaşananlar, bölgeyi yeniden topyekûn bir çatışma ve savaş sarmalına sürükleyen son derece tehlikeli bir sürece girildiğini göstermektedir. Ortadoğu, emperyal planlar doğrultusunda yeniden dizayn edilmek istenirken; halklara savaş ve katliam dayatılmaktadır.Geçici Şam yönetimi işbaşına geldiğinden bu yana Suriye’nin farklı halkları ve inançları saldırılarla karşı karşıya kalmıştır. Önce Lazkiye ve kıyı şeridinde Arap Alevileri hedef alan katliamlar yaşanmış, ardından Süveyda’da Dürzi halkı açık bir katliam tehdidiyle yüz yüze bırakılmıştır. Geçici Şam yönetimi işbaşına geldiği andan itibaren halkların ve inançların eşit ve özgür birlikteliğine dayanan anayasal-demokratik bir rejim inşa etmeyi bilinçli biçimde reddetmekte; çatışma, korku ve şiddet yoluyla tekçi iktidarını kalıcılaştırmayı hedeflemektedir.

HTŞ ve bağlantılı silahlı çeteler eliyle Kürt halkına yönelik kapsamlı ve planlı bir saldırı süreci başlatılmıştır”

Şimdi ise HTŞ ve bağlantılı silahlı çeteler eliyle Kürt halkına yönelik kapsamlı ve planlı bir saldırı süreci başlatılmıştır. Halkların özgür ve eşit yaşam iddiasına yönelen bu saldırılar, Kürt halkının varlığını hedef almakta; demokratik, çoğulcu ve özgür yaşam modelini ve özlemini boğmayı amaçlamaktadır. Bu saldırılar, Kürt–Arap halkları arasına düşmanlık tohumları ekerek büyük bir kırım ve bölgesel kaos yaratmayı amaçlamaktadır.Kürt halkı, Suriye’de ve tüm Ortadoğu’da halklara dayatılan inkâr, imha ve tekçi zorbalığa karşı; IŞİD barbarlığına karşı insanlığın onurunu savunan tarihsel bir mücadele vermiştir. Bugün hedef alınan yalnızca Kürt halkı değil; kadın özgürlüğünü, halkların eşitliğini ve demokratik ortak yaşamı esas alan bu tarihsel kazanımlardır.Kürtler Suriye’de iç savaş boyunca kuşatmalarla, ambargolarla, çete saldırılarıyla sınanmış ve her seferinde direnişle bunlara karşı koymuştur. Silah zoruyla halkların iradesini teslim almaya çalışan anlayış, geçmişte olduğu gibi bugün de insanlığa yalnızca yıkım, acı ve karanlık getirecektir.

“Hedef Suriye’de Kürtlerin statü elde etmesini ve demokratik kazanımlarını engellemektir”

Bugün AKP-MHP iktidarı da Geçici Şam Yönetimine her türlü desteği vererek ve arkasında durarak Suriye politikasının esasını açıkça göstermektedir. Hedef Suriye’de Kürtlerin statü elde etmesini ve demokratik kazanımlarını engellemektir. Suriye’de açık katliam tehdidi altında bulunan Kürt halkının yanındayız; bu saldırılar karşısında susmayacağız, geri durmayacağız! Demokratik kazanımların savunulması, yalnızca Kürt halkının değil, tüm bölge halklarının özgür, eşit ve onurlu geleceğinin savunulmasıdır.Türkiye’deki tüm devrimci, demokratik ve barıştan yana güçleri; halkların kardeşliği ve ortak mücadelesi temelinde Kürt halkıyla omuz omuza durmaya çağırıyoruz. Ortadoğu ve dünya halklarını dayanışmaya, emperyal planlarla halkların katledilmesi girişimlerine karşı barışı, eşitliği ve özgürlüğü savunmaya çağırıyoruz. Halkların örgütlü iradesi karşısında hiçbir saldırı, hiçbir zorbalık ve hiçbir savaş politikası başarıya ulaşamayacaktır.”