Haber-Kamera: Hakan KAYA
(İSTANBUL)- DEM Parti İstanbul İl Başkanlığı, Sancaktepe Demokrasi Caddesi’nde Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerle ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Uluslararası demokratik güçlere, Birleşmiş Milletler’e ve ilgili tüm toplumsal dinamiklere harekete geçilmesi için çağrıda bulunulan açıklamada, “Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır.” ifadeleri kullanıldı. Açıklamanın ardından polis ekipleri gruba müdahale etti, bazı kişiler gözaltına alındı.
DEM Parti İstanbul İl Örgütü, Suriye’nin kuzeyindeki saldırılara dikkat çekmek için Sancaktepe Demokrasi Caddesi’nde bir araya geldi. Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı alanda basın açıklamasını DEM Parti Sancaktepe İlçe Yöneticisi Ömer Şen okudu. Açıklamada, Halep’in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine yapılan saldırılar sonucunda, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu birçok sivilin hayatını kaybettiği ve Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı mahallelerin savaş alanına çevrildiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Bu saldırılar Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir”
“Yaşanan bu vahşet karşısında tüm insanlık susmuş, herkesin gözleri önünde en vahşi ve onur kırıcı saldırılar gerçekleşmiştir. Saldırıların, tam da Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuyla entegrasyonunun ve siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleşmesi son derece manidardır. Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan çözüm karşıtı odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtıldığını göstermektedir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir.
“Saldırı bölgesel barış ihtimalini sabote etmeyi amaçlamaktadır”
Bu saldırıların aynı zamanda Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecini olumsuz etkileyeceği açıktır. Rojava’ya yönelik bu düşmanca tutum, SDG’nin entegrasyon ve çözüm yönündeki çabalarını zayıflatmayı, bölgesel barış ihtimalini sabote etmeyi amaçlamaktadır. Çözüm karşıtı güçler, savaşı derinleştirerek halklar arasındaki demokratik ve barışçıl gelecek ihtimalini boğmak istemektedir.
“Bu saldırılar halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür”
Ayrıca altını özellikle çiziyoruz: Rojava ve Kürt halkına yönelik bu saldırılar, daha önce Süveyda’da Dürzilere ve Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğindedir. Bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür. IŞİD çetelerine karşı tarihi bir direnişe sahiplik yapan Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri, Ortadoğu’da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır. Bütün dünyanın bildiği ve kabul ettiği bu hakikat, geleceğini HTŞ çetelerinde gören, çıkarlarını HTŞ üzerinden korumaya çalışan yerel ve bölgesel güçler tarafından boğulmaya çalışılmaktadır.
“Türkiye’nin HTŞ ve lideri ile kurduğu ilişkinin, bugün yaşanan saldırılarda etkili olduğu aşikârdır”
Türkiye’nin HTŞ ve lideri ile kurduğu ilişkinin, bugün yaşanan saldırılarda etkili olduğu aşikârdır. Bu ilişki ve diyalog, Suriye’ye ve Suriye halklarına hiçbir gelecek sağlamayacağı gibi, Türkiye topraklarına da ekeceği kötülük tohumlarını görmezden gelmek; günübirlik siyasi çıkarlar uğruna bir yıldır yaratılan ‘barış içinde bir arada yaşama’ umudunun kırılmasına sebep olmak dar görüşlü bir siyasetin ürünüdür. Halkların güvenini kazanmış Suriye Demokratik Güçleri’nin tüm diyalog ve diplomasi girişimlerinin engellenmesi, bir tehdit olarak lanse edilmesi savaşta ve tekçilikte ısrardan başka bir şey değildir. Zaten sorun; eskinin artık yürümediği, yenilenmenin, değişimin ve dönüşümün kaçınılmaz olduğudur. Yeninin adı da özgürlüktür, eşitliktir ve demokrasidir.
“Rojava’nın kazanımlarını ve Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız”
Rojava’ya sahip çıkmak, insanlığa sahip çıkmaktır. Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız, savunmasız ve alternatifsiz değildir. Kobane direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava’nın kazanımlarını ve Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız. Özerk Yönetim’in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanındayız. Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla, meşru direniş hakkını temel alarak duracaktır. Hiçbir güç halkımızı teslim almayı başaramamıştır, başaramayacaktır.
“Sessizlik, bu suça ortak olmaktır”
Uluslararası demokratik güçleri, Birleşmiş Milletler’i ve ilgili tüm toplumsal dinamikleri artık izleyici konumundan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır.
“Kürt halkını yalnız bırakmayın”
Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır: Kürt halkını yalnız bırakmayın. Rojava’da öz savunma hâlinde olan halka dayatılan bu alçakça saldırıların tekrarlanmasına izin vermeyin. Çünkü kaybeden insanlık olacaktır; yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır.
“Eşit ve onurlu yaşam isteyen herkesin sahip çıkması gereken bir coğrafyadır Rojava”
DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki ise konuşmasında tüm dünya halklarına seslenerek, “Rojava sadece Ortadoğu’da küçük bir bölge değildir. Rojava tüm dünya halklarının da umududur da aynı zamanda. Dolayısıyla şimdi emperyalistler tarafından tehdit altında. Onların karşısında örgütlülüğümüzü var. Bir kez daha buradan sesleniyoruz; Kürt sorununun siyasal demokratik çözümü, Ortadoğu’da başta Kürt halkı olmak üzere tüm halkların özgür, onurlu yaşamı, kadınların tüm yaşama kendi kimlikleriyle onurlu bir şekilde dahil olmanın zeminidir aynı zamanda Rojova. Rojava’ya sahip çıkmak sadece Kürtlerin değil, sadece Ortadoğu’daki halkların değil, eşit ve onurlu yaşam isteyen herkesin sahip çıkması gereken bir coğrafya orası.”
Polis gruba müdahale etti
Açıklamanın ardından grup dağılmaya başladığı sırada polis ekipleri gruba müdahale etti. Müdahale sırasında gruptan bazı kişiler gözaltına alındı.

