Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
GÜNDEM

DEM Parti Eş Başkanı Bakırhan: “Artık yasal ve hukuksal düzenlemelerin yapılması gereken bir dönemdeyiz”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Şanlıurfa’da düzenlenen 1 Eylül Dünya Barış Mitingi’nde yaptığı konuşmada, “İktidara sesleniyorum. Artık dilimizi, irademizi, haklarımızı kabul etmelisiniz. Dilimizi, irademizi ve haklarımızı inkar etmekten vazgeçmelisiniz. Çünkü bu halk 40 yıldır baskıya, faili meçhul cinayetlere, yoksulluk, bütün zulme rağmen vazgeçmedi, vazgeçmeyecek. Vazgeçmesi gerekenler Kürt halkının dilini, kimliğini, yaşamını tanımayanlardır. Artık yasal ve hukuksal düzenlemelerin yapılması gereken bir dönemdeyiz. Kimse Kürt’ün hakkı olan yasal ve hukuksal düzenlemelerden artık kaçamaz” dedi.

(ŞANLIURFA) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Şanlıurfa’da düzenlenen 1 Eylül Dünya Barış Mitingi’nde yaptığı konuşmada, “İktidara sesleniyorum. Artık dilimizi, irademizi, haklarımızı kabul etmelisiniz. Dilimizi, irademizi ve haklarımızı inkar etmekten vazgeçmelisiniz. Çünkü bu halk 40 yıldır baskıya, faili meçhul cinayetlere, yoksulluk, bütün zulme rağmen vazgeçmedi, vazgeçmeyecek. Vazgeçmesi gerekenler Kürt halkının dilini, kimliğini, yaşamını tanımayanlardır. Artık yasal ve hukuksal düzenlemelerin yapılması gereken bir dönemdeyiz. Kimse Kürt’ün hakkı olan yasal ve hukuksal düzenlemelerden artık kaçamaz” dedi.

Şanlıurfa Demokratik Kurumlar Platformu tarafından düzenlenen 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingi, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın katılımıyla düzenlendi.

Bakırhan, mitingde yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Zor günlerden geçildiğini söyleyen Bakırhan, “Ama bir o kadar da umutluyuz. Çünkü bu topraklardan doğan Sayın Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı yaparak umutsuzluğu dağıttı. Bu ülkede yeniden gençlerin, kadınların, Kürtlerin, Alevilerin, ezilenlerin önümüzdeki günlere umutla bakması için büyük bir sorumluluk aldı. Şimdi bizler Şanlıurfalılar, Diyarbakırlılar, Siirtliler olarak, Türkiye’de yaşayan emekçiler, yoksullar ve ezilenler olarak, Sayın Öcalan’ın açmış olduğu demokrasi, barış ve özgürlük kapısından geçerek bu ülkede bir daha Kürtlerin yok sayılmadığı, Alevilerin eşit yurttaş olduğu, kadınların katledilmediği, çevrenin ranta peşkeş çekilmediği, gençlerimizin umutlarını büyüttüğü ve insanca yaşadıkları bir Türkiye yaratmak için daha fazla mücadele etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

‘Dünyanın birçok yerinde hak arayanları silahla, savaşla bastırmaya çalışıyorlar’

Bakırhan, dünyanın birçok bölgesinde yaşanan savaşlardan örnekler vererek, şunları aktardı:
“Bakın etrafımızda sorunları şiddetle, silahla, savaşlarla çözmeye çalışıyorlar. Orta Doğu kan gölü, Ukrayna’da savaş, Yemen’de savaş, dünyanın birçok yerinde hak arayanları silahla, savaşla bastırmaya çalışıyorlar. Yanı başımız savaş ve çatışma içerisindeyken, Sayın Öcalan bu topraklarda, bu ülkede sorunların şiddet, savaş, çatışma yerine diyalogla, müzakereyle çözülmesi için çok önemli bir çıkış yaptı. Savaşanın kaybedenleri emekçilerdir, halklardır. En fazla da kadınlardır. Savaşı kazananlar egemenlerdir. Egemenlerin kazanmış olduğu bir savaşta bizler barışın yanındayız, barışın tarafındayız. Sayın Öcalan’ın barış ve demokratik toplum manifestosunun perspektifinin yanında olmaya devam edeceğiz.

‘Demokratik bir Türkiye mücadelesini başarıya ulaştırmak için her birimize büyük görev ve sorumluluklar düşüyor’

“Savaşlar bu topraklardan silininceye kadar adaletin, demokrasinin ve özgürlüklerin hakim olacağı demokratik bir Türkiye mücadelesini başarıya ulaştırmak için her birimize büyük görev ve sorumluluklar düşüyor. İşte tam da yanımızda savaşların olduğu bir ortamda barışı konuşuyoruz” diyen Bakırhan, “Bize barışı konuşmamızın imkanını sunan, barışı mümkün kılan, bugün aramızda olan, olmayan bütün canlarımıza teşekkürlerimizi ve saygılarımızı sunuyoruz. Emek olmasaydı, bedel olmasaydı, inançlı, inanç, inatçı ve kararlı bir tutum olmasaydı bugün barışı konuşmayacaktır” ifadelerini kullandı.

‘En büyük güvenlik limanı barıştır’

Barışın Türkiye’de yaşayan 86 milyonun geleceğiyle ilgili olduğunu dile getiren Bakırhan, şunları söyledi:
“Yeni bir dünya kuruluyor. Bu yeni dünyanın ruhunu okumayanlar kaybeder. Yanılır, kaybettirirler. Bu yeni dönemin ruhu nedir biliyor musunuz? Yeni dönemin ruhu barıştır. Yeni dönemin en güvenli imanı barıştır. Toplar, tüfekler, sınırdaki tel örgüler kimsenin güvenliğini artık sağlayamıyor. En büyük güvenlik limanı barıştır. Onun için barışı büyütmemiz, barışı gerçekleştirmemiz, barışı mümkün kılanlara layık olmamız için bugün Urfa’da olduğu gibi binlerle, onbinlerle birlikte barışı haykırmamız gerekiyor. Barış 86 milyonun geleceğiyle ilgilidir. Barış yoksulluktan intihar edenlerin intiharını önlemektir. Barış ekmeğimizdir, zeytinimizdir, çocuklarımızın geleceğidir. Tabii ki biz barışa sahip çıkacağız. Tabii ki Sayın Öcalan’ın almış olduğu barış sorumluluğunun yükünü biz de onunla birlikte paylaşmaya devam edeceğiz.”

‘Artık dilimizi, irademizi, haklarımızı kabul etmelisiniz’

Bakırhan, iktidara şu çağrıda bulundu:
“Değerli halkımız buradan bu meydanı yönetenlere göstermek istiyorum. Şanlıurfa’nın bu sıcağına rağmen on binler bu alanda bir aradadır. Ve iktidara sesleniyorum. Artık dilimizi, irademizi, haklarımızı kabul etmelisiniz. Dilimizi, irademizi ve haklarımızı inkar etmekten vazgeçmelisiniz. Çünkü bu halk 40 yıldır baskıya, faili meçhul cinayetlere, yoksulluk, bütün zulme rağmen vazgeçmedi, vazgeçmeyecek. Vazgeçmesi gerekenler Kürt halkının dilini, kimliğini, yaşamını tanımayanlardır. Artık yasal ve hukuksal düzenlemelerin yapılması gereken bir dönemdeyiz. Kimse Kürt’ün hakkı olan yasal ve hukuksal düzenlemelerden artık kaçamaz. Barış sözle değil, icraatla sağlanır. Barış güzel sözler etmekle bir yere ulaşmaz. Ama barış icraatlarla bir yere ulaşır. Artık bu ülkeyi yönetenleri Şanlıurfa’da bu meydanı dolduran halkımızın taleplerine, iradesine, saygı göstermeye ve kabul etmeye davet ediyorum.”

Komisyon bir an önce Sayın Öcalan’ı ziyaret etmeli ve dinlemelidir’

Abdullah Öcalan’la görüşmelerin önü açılması gerektiğini belirten Bakırhan, “Musluğu bir aç bir kapat, bu süreç yürümez. Sayın Öcalan Türkiye’nin tamamına birleştirici, bütünleştirici bir sözleşme öneriyor. Sayın Öcalan’ın paradigması ayrıştırıcı değil, aksine bütünleştirici yeni bir hayat modeli teklif ediyor. Dolayısıyla bu yeni hayat modeli 86 milyonun eşit yurttaşları olarak bu coğrafyada, bu ülkede insanca yaşamasını istiyor. Yine komisyon bir an önce Sayın Öcalan’ı ziyaret etmeli ve dinlemelidir. Komisyon barış gelsin diyen milyonlarca insanın iradesini temsil ediyor. Komisyonda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunan neredeyse bütün partiler var. Bu toplum barış istiyorsa barışa uygun adımlar atma, tartışma ve düzenlemeleri yapmak durumundadır” diye konuştu.

‘Öcalan, İmralı’da bu koşullarda bulunursa bu süreci yürütenlerin samimi olmadığına inanırız’

Türkiye’de bugün yürütülen çözüm sürecine ilişkin dünyadan örneklerini veren Bakırhan, “Biz dünyayı yeniden keşfetmiyoruz. İrlanda’da, Kolombiya’da, Güney Afrika’da nasıl ki barışı silahı elinde bulunanlarla görüşerek yaptılarsa bugün de barışı Sayın Öcalan’la yapmak durumundadırlar. Bizler 12 metrekarelik hücrede tecrit devam ederse, Sayın Öcalan İmralı Cezaevi’ndeki bu koşullarda bulunursa bu süreci yürütenlerin samimi olmadığına inanırız. Sayın Öcalan’ı bu saatten sonra 12 metrekarelik bir hücreye hapsedemezsiniz. Sayın Öcalan ve düşünceleri bu daracık İmralı Adası’na artık sığmaz. Sayın Öcalan’ın Urfa halkıyla fiziken düşünsel olarak buluşmasının artık bir an önce inşa edilmesi gerektiğini belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.

 

DİĞER VİDEOLAR