(ANKARA)- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Manşetleriyle hükümetler kurup, hükümetler deviren medya baronları artık eski Türkiye’de kaldı. Millete parmak sallayan, millete tepeden bakan, vesayetçiler adına, milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren medya düzeni artık geride kaldı” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gazeteci ve yazarlarla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi.
Erdoğan, hayatını kaybeden Sabah Gazetesi Muhabiri Murat Keklikçi’yi anarak, “Bu sabah vefat eden Sabah Gazetesi’nin kıdemli muhabiri ve fotoğraf editörü Murat Keklikçi’nin yanı sıra haberleri, yazıları ve ilkeli duruşlarıyla basınımıza önemli değerler katan fakat ne yazık ki artık aramızda olmayan gazetecilere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum” dedi.
Günümüzde dezenformasyon içeren bilgilerin çok hızlı yayıldığının söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Güçlü bir toplum yapısı ancak sağlıklı bir bilgi akışıyla mümkündür. Hakikat ile söylenti gerçek ile algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hale geldiği bir medya düzeninde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür. Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük bu anlamda son derece mühim ve kritiktir. Sizler çok daha yakından tecrübe ediyorsunuz. Bilgi üretimi ve enformasyon akışının tarihte hiç olmadığı kadar hızlandığı bir dönemi yaşıyoruz. Ancak bu hız aynı zamanda yanlış, taraflı, zararlı, yapay ve maksatlı içeriklerin de yayılmasını kolaylaştırıyor. Teyit mekanizmasını sağlıklı işlemesinin önüne geçebiliyor. Bizde sıkça tekrarlanan meşhur bir söz vardır: ‘Doğru ayakkabıları giyene kadar yalan dünyayı üç kez dolaşır’. Ne yazık ki bugün hakikat ötesi çağ adı verilen tam da böyle bir dönemin içindeyiz. Bu sorun sadece ülkemizin değil tüm dünyanın yüzleştiği, çözüm aradığı bir tehdit haline dönüşmüş durumda. Tabii bizler devlet olarak gerek İletişim Başkanlığı’mız gerekse diğer kurumlarımızla dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz ve edeceğiz. Fakat Bu mücadelenin başarıyla yürütülmesi noktasında sizlere de önemli görevler düşüyor. “
“Bu barbarlığın yankı uyandıracak şekilde tüm dünyaya anlatılması önemlidir”
Erdoğan, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere ilişkin de gazetecilere çağrıda bulunarak, şu ifadeleri kullandı:
“Her cephede adeta bir hakikat savaşı verdiğimiz bu dönemde medya kuruluşlarımızın daha fazla inisiyatif almasını, daha aktif ve etkili olmasını bekliyoruz. Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen küresel sistemin tarihi bir kırılma noktasını yaşadığı bugünlerde gerçeklerin dünya kamuoyuna duyurulması gerekiyor. Bakınız şu an bölgemizde İsrail’in koç başlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor. Masum çocuklar okullarında ders dinlerken acımasızca katlediliyor. İnsanlar asırlardır sahibi oldukları topraklarından göç etmeye zorlanıyorlar. İsrail tamamen keyfi sebeplerle hiçbir yetkisi olmadığı halde ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor. Önce Gazze’yi ardından Yemen ve Lübnan’ı son olarak da İran’ı hedef alan saldırılarının tek amacı sadece güvenlik olmadığını hepimiz biliyoruz. Saldırılarla eş zamanlı olarak vadedilmiş topraklar hezeyanından kıyamet senaryolarına kadar çeşit çeşit garabetin gündeme getirilmesi elbette tesadüf değildir. Eline güç geçmiş, kendilerine diğer insanlardan üstün gören bir şebeke bölgemizi adım adım felakete sürüklemektedir. İşte bize dayatılan gündemlerin çekim alanından kurtulup tüm bu gerçeklerin, bu barbarlığın, bu cinnet halini yankı uyandıracak şekilde tüm dünyaya anlatılması önemlidir.”
“Geniş bir coğrafyada takip edilen gazetecilere, gazetelere ve televizyonlara sahip olmalıyız”
Erdoğan, Türk basının uluslararası çapta takip edilir hale gelmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
“Dünyada söz ve etki sahibi bir ülke olduğumuzun bilinciyle artık ufkumuzu genişletmeli, sınırlarımızın ötesine de hedeflemeli, geniş bir coğrafyada takip edilen gazetecilere, gazetelere ve televizyonlara sahip olmalıyız. Özellikle meslekte kıdemli gazetecilerimizin hem çalıştıkları kurumları hem de kendilerini bu noktada bir eğitmen, daha doğrusu bir mentor olarak görmeleri gerektiğine inanıyorum.”
“Kalemini ve köşesini anti demokratik güç odaklarına kiralayan kalemşörler geride kaldı”
Milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren medya düzeninin geride kaldığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“Geçmişte öyle günler yaşadık ki; farklı sesler susturuldu, halkın tarafsız haber alma hakkı engellendi, medya organları toplum ve siyaset mühendisliğinin aparatı olarak hoyratça kullanıldı. Ama şimdi bunların hemen hepsi mazide kaldı. Manşetleriyle hükümetler kurup, hükümetler deviren medya baronları artık eski Türkiye’de kaldı. Millete parmak sallayan, millete tepeden bakan, vesayetçiler adına, milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren medya düzeni artık geride kaldı. Kalemini ve köşesini anti demokratik güç odaklarına kiralayan kalemşörler geride kaldı. Cuma namazına giden öğrencilerin hedef gösterildiği karanlık günler figürleri ve figüranlarıyla birlikte artık geride kaldı. Bugün her bakımdan daha özgür, daha çoğulcu, daha renkli bir basın sizlerin de gayretleriyle bu iklimi koruyup güçlendirmek arzusundayız. İmtiyazlarını kaybedenler rahatsız olsa da inşallah bir daha o eski günlerin hortlatılmasına izin vermeyeceğiz.”

