(İSTANBUL) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çevre ve iklim krizinin küresel ölçekte göz ardı edilemeyecek bir aşamaya geldiğini belirterek, gençleri çevre hareketlerine katılmaya davet etti. Erdoğan, “Çevreyi korumanın partisi olmaz. Afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Cemre Vakfı Tanıtım Programı”nda konuştu. Gençlerin coşkusu ve çevre konusundaki hassasiyetinden memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:
“Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil. Açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. İşte bu dönemde gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfı, farkında olmak ile sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketidir… Bu hareket, çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil; kendini kâinatla, kâinatı da kendisiyle bir gören bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır.
Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan; kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kodlarımız gerekse medeniyetimizin müktesebatı açısından oldukça zengin bir birikime sahibiz. ‘Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik’ buyuran bir peygamberin ümmetiyiz…
Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı-cansız her varlığın hakkına riayet eden; tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız. Amerikan yerlilerine atfedilen bir sözü burada sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarıma hatırlatmak isterim: ‘Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak.’
Biz de bugün diyoruz ki: Su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hâle geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda; agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek…
Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi ‘bir cemre de sen ol’ diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum.
“Nihai hedef 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak”
Allah’ın eseri ve emaneti olarak gördüğümüz tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösteriyoruz. Rüzgâr ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62’ye çıkardık.
Çevreyi korumanın partisi olmaz. Afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız. Destek veririz, önünü açarız. Çevre konusunda küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma hususunda gelişmiş ülkelerin önündeyiz. Paris İklim Anlaşması’nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık.
Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan iklim kanununu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz.
Eşim Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü. Sıfır atık anlayışı oluşturuyor. Bu hareket bize şunu öğretiyor: Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz. Aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz.
“Antalya’daki COP31 Zirvesi’nde 200’e yakın ülkeyi ağırlayacağız”
Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz, oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31’in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya’da 200’e yakın ülkeyi ağırlayacağız. İnşallah artık ‘söz değil, eylem zamanı’ diyeceğiz… İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz.
Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas’ta zeytin ağacı kıyımı yapanların, yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkûm edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların; kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hâle getirmelerine fırsat vermeyeceğiz.”

