(İSTANBUL) – Tutuklu bulunan Beykoz Belediye Başkanı Alattin Köseler, “Yaşadığım bu mağduriyet üzerinden başarı hikayeleri yazmaya çalışanların bu davranışları ne kadar ahlaki, ne kadar vicdanidir. Unutulmamalıdır ki başından beri bana kurulan kumpasın parçası olanların isimleri Şile Belediyesi iddianamesindeki telefon tapelerinde açıkça geçmektedir. Bazı kişiler bu isimleri unutturmaya çalıştırsa da bu kişilerin hainlikleri toplumun hafızasından asla silinmeyecektir” dedi.
CHP’nin İstanbul Beykoz’da düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Beykoz Belediye Başkanı Alattin Köseler’in mesajını eşi Fridevs Köseler okundu. Köseler mesajında, şunları kaydetti:
“Beykoz’da yerel yönetimde 1999-2004 yıllarındaki hizmetimden 20 yıl sonra, Beykoz halkının iradesiyle, ikinci kez seçilmiş belediye başkanı olmak benim en büyük onurumdur. Ve bu onur benim aynı zamanda namusum olmuştur. Makamlar geçicidir ama hayattaki ahlaki değerlerimiz, duruşumuz kalıcı. Bu süreçteki ortak azmimiz ise büyük bir değer taşımaktadır. Biliyorum ki Beykozlularla kurduğum samimi bağ ve içten sevgi mevkilerin de ötesindedir. Sizlerden aldığım bu kuvvet beni burada daha azimli ve inançlı kılıyor. Her zaman söylediğim gibi benim anlamak başım dik.
Eylül ayında süren üç günlük mahkemenin ardından hakkaniyetli bir tahliye kararı verildi. Bu karar aynı zamanda umuda ve adalete olan inancımızı büyüten bir karardı. Fakat ne yazık ki bu özgürlülük sadece 24 saat sürdü. Bana ulaşan yüzlerce mektuptan anlıyorum ki bu süreçte yaşananlar halkın vicdanında da yer bulmamış, derin izler, hayal kırıklığı yaratmıştır.
“Bu kişilerin hainlikleri toplumun hafızasından asla silinmeyecektir”
Buradan tüm Beykozlu komşularıma sormak istiyorum: Yaşadığım bu mağduriyet üzerinden başarı hikayeleri yazmaya çalışanların bu davranışları ne kadar ahlaki, ne kadar vicdanidir? Unutulmamalıdır ki başından beri bana kurulan kumpasın parçası olanların isimleri Şile Belediyesi iddianamesi’ndeki telefon tapelerinde açıkça geçmektedir. Bazı kişiler bu isimleri unutturmaya çalıştırsa da bu kişilerin hainlikleri toplumun hafızasından asla silinmeyecektir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi; vicdanları yaralayan, adalet duygusunu zedeleyen kararlarla lekelenmemelidir. Adil yargılanma hakkı yalnızca şahsım için değil, bu ülkede yaşayan her bir yurttaşın en temel güvencesi olmalıdır. Alın teriyle ve halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının kaderi yine demokrasinin gereği olarak seçimle belirlenmelidir. Çünkü referansımız şanlı tarihimizde ve 102 yıllık Cumhuriyetimiz’de eşit hukuka dayalı demokrasi ve adalet ilkelerinde saklıdır. Demokrasi, adalet ve özgürlük bu ülkenin bizi bir arada tutan en sağlam ortak faydalarıdır.
“Bu sürecin vicdanlar susturulmadan, hakkaniyetle yürütülmesi en büyük temennimdir”
Adalete olan inancımı kaybetmek istemiyorum. Yasal sürecimizdeki tutuksuz yargılanma hakkı hem bizlerin hem de büyük dirayetle özveriyle mücadele veren ailelerimizin en temel hakkı olmalıdır. Bu sürecin vicdanlar susturulmadan, hakkaniyetle yürütülmesi en büyük temennimdir.
Sizlerden aldığım güçle umudum tam ve inancım sağlam. Hiç kimse ümitsizliğe kapılmasın. Dayanışma içerisinde bir arada olmamız, birbirimize inanmamız en büyük gücümüz olacaktır. Bu günler geçecek. Biz yine büyük bir inançla ve azimle berede olursa olsun sizlerin refahı ve huzuru için onurumuzla hizmet etmeye devam edeceğiz. Unutmayın ki gösterdiğiniz sevgi ve dayanışma duygusu bana ve tüm yol arkadaşlarıma her zaman güç veriyor. Hepinizi bir kez daha hasretle kucaklıyor, özgür günlerde kavuşmayı diliyorum.”

