Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi… Özgür Özel: “Millet, İBB iddianamesini hazırlayanları tarihin önünde yerin dibine gömecek”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Çanakkale’de düzenlenen 100’üncü “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde, İstanbul :üyükşehir Belediyesi (İBB) davasına ilişkin,”Öyle bir perişan halde ki İBB iddianamesi ve onu hazırlayanlar göreceksiniz bu millet gelecekte bu yargılamayı Yassıada yargılamaları gibi, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına yapılan yargılama gibi ya da 12 Eylül’de ‘Bir sağdan asalım, bir soldan’ diyen vicdansızların yaptırdığı yargılamalar gibi tarihin önünde yerin dibine gömecek, yerin dibine…” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Çanakkale'de düzenlenen 100'üncü "Millet İradesine

(ÇANAKKALE) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Çanakkale’de düzenlenen 100’üncü “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasına ilişkin olarak, “Öyle bir perişan halde ki İBB iddianamesi ve onu hazırlayanlar göreceksiniz bu millet gelecekte bu yargılamayı Yassıada yargılamaları gibi, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına yapılan yargılama gibi ya da 12 Eylül’de ‘Bir sağdan asalım, bir soldan’ diyen vicdansızların yaptırdığı yargılamalar gibi tarihin önünde yerin dibine gömecek, yerin dibine…” dedi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 100’üncüsü Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nda yapıldı. CHP Genel Başkanı Özür Özel, şunları kaydetti:

“Eşel mobil ile hampetrole gelen zammın dördün üçü ÖTV’den karşılandı, biri pompaya yansıdı”

“Türkiye’nin birinci partisi olarak İran savaşında yaşananlar yaklaşırken uyardık. Savaş çıktığı gün ‘Hürmüz Boğazı’ dedik, 13 saat sonra ancak Türk gemilerini uyardılar. Ekonomi Eşgüdüm Konseyimiz, o gün ‘petrol fiyatları 120 doları bulabilir’ dedi. Biliyorsunuz Cumhurbaşkanı Aday Ofisi’nde ve MYK’da toplam 11, Türkiye’nin alanında en iyi ekonomistleri var ve onlar muhteşem bir çalışma yaptılar. Dediler ki ‘Petrol fiyatı 60 dolar, 70 dolar, 80, 100, 120 olur. Türkiye’deki sistemle mazot bir anda 100 lirayı bulur. Mazot artınca iğneden ipliğe her şeyin fiyatı artar. Mazot düşer, petrol fiyatları düşer. Ama asla o fiyatlar geri gelmeyebilir.’ Raporu yayınladık, ilan ettik, ısrar ettik, uyardık. Son gece zammı yapmaktan vazgeçtiler. Öbür gün önerimizi dinleyip eşel mobil sistemine geçtiler. Yani ham petrole gelen zam pompaya yansımasın, ÖTV’den karşılansın dedik. Dört liranın üçünü ÖTV’den karşıladılar. Birini pompaya yansıttılar. Eşel mobil ile hampetrole gelen zammın dördün üçü ÖTV’den karşılandı. Biri pompaya yansıdı. Yine de buralara geldi fiyatlar. Şimdi her gün bir düşüyor, bir çıkıyor. Savaş bitmedikçe bu tehlike büyük. Bu fiyatlar yüksek ama ÖTV kısmı tükendi. Bundan sonra yüzde 20 KDV var. Hükümeti bir kez daha uyarıyoruz. Mazotun, benzinin KDV’sini yüzde 1’e düşünün. Hem millete bir nefes aldırın. Hem de kalıcı bir enflasyon şokunu önleyin.

“Biz bu milletin yoksulluğundan beslenmiyoruz, biz bu milletin mücadelesine güvenip vicdanına sığınıyoruz”

Biz sonuçta ana muhalefet partisiyiz ama enflasyondan beslenmiyoruz. Biz bu milletin yoksulluğundan beslenmiyoruz. Biz bu milletin mücadelesine güvenip vicdanına sığınıyoruz. Bu ülkede pahalılık olursa hükümet gider diye düşünmek yerine enflasyon artmasın, pahalılık olmasın, millet zor durumda daha beter olmasın istiyoruz. Onun için KDV’nin savaş bitene kadar yüzde 1’e indirilmesini ve zamların pompaya yansıtılmamasını, iğneden ipliğe her şeyin zamlanmamasını öneriyoruz. Mazot ve gübre desteklerini ödeyin dedik. Nihayet dün ödendi. Ancak yetmez. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Çiftçilerin kullanmış oldukları kredilerin faizlerini silin. Anaparayı taksitlendirin. Bunu yapmak Türkiye’nin yarınlarına ışık tutmaktır. Güvence olmaktır. Çiftçiyi korumak, milleti korumaktır, ülkeyi korumaktır.

Çanakkale’nin Biga Yarımadası, yani Kaz Dağlarının yüzde 79’u maden ruhsatlarına açılmış durumda. Erdoğan’a söylüyorum. Kaz Dağı’nın altını üstündeki zeytinidir. Ona göre düşün, ona göre davran. Yüzde 79 vatana ihanettir. yüzde 79 Biga’yı, Kaz Dağları’nı madene vermek vatana da, Ata’ya da ihanettir. Bu arada, bu topraklarda vahşi madenciliğe karşı yitirdiklerimiz var. Kim mücadele veriyorsa, Allah razı olsun. Cumhuriyet Halk Partisi olarak sonuna kadar arkanızdayız. Son seçimleri biz kazandık. Son seçimleri kazandıktan sonra hızla çalışmaya başladık. 8-9 ay geçti. Memnuniyet anketleri yaptırdık. AK Parti de yaptırdı. Memnuniyet anketlerinde yüzde 59 bizim ankette, yüzde 61 AK Parti’nin anketinde CHP’li belediyelerden memnuniyet çıktı.

“Kolları sıvamak benim işim değil, benim işim kolları sıvayacak olanı hapisten çıkarmak…”

Tayyip Bey, okula giden çocuğun beslenme çantasından, okulda içeceği suya kadar belediyeler düşündükçe hoş geldin bebek paketleri verildikçe, annelere destekler verildikçe, kreşler açıldıkça anladı ki CHP ile mücadele edemeyecek. Belediyecilikte yarışamayacak. O yüzden kendine hiçbir partide olmayan yargı kollarını kurdu. Başına bir siyasetçiyi oturttu. Bakan Yardımcısı’ndan Cumhuriyet Başsavcısı yaptı. Daha sonra o Başsavcı ve ekibi… Arkadaşlar yuhalıyorsunuz, sonra üzülüyormuş. Onun da babası varmış.

Vallahi şahsiyetle uğraşmayı sevmem. Aileye dil uzatmalarından nefret ederim, aileyle uğraşmam. Düşmanımın babası olsa ellerinden öperim, sağlığına dua ederim. Ama öyle bir şey ki, diyor ki, şöyle olmuş, böyle olmuş, neyse orasını söylemeyeyim. Hepimizin ailesi var. Mehmet Murat Çalık’ın annesini görmüyor. Kadriye’nin evladını düşünmüyor. Fatih Keleş’in oğlu Mustafa’yı 26 yaşında içeride tutuyorlar, düşünmüyor. Afyon’dan istediği gibi iftira atmayınca Elif Atayman’ı Afyon’a sürüyor. 8 saat duruşmaya getiriyor. Dört kez mola veriliyor. Çay, kahve içiliyor, tuvalete gidiliyor. Elif Atayman’ın kapısı açılıp bir ihtiyacın var mı denmiyor. O Elif Hanım’ın da, onun da evladı var. Onun da annesi var. Onun da babası var. Pınar Türker’in, Kadriye Hanım’ın annesi var. Evlatlarına 84 yaşında tek başına bakıyor. Gelecek hafta, ondan sonraki hafta o mahkemeler ara karar verecek. Ben en tepedekinin ya da emrindekinin ya da kürsüdekinin değil, ama milletimin vicdanını emanet ediyorum arkadaşlarıma. Milletimin vicdanını. Ne diyeyim yani daha?”

Özel, havanın sıcak olduğunu ve ceketini çıkaracağını belirterek “Kolları sıvamak benim işim değil. Benim işim kolları sıvayacak olanı hapisten çıkarmak…” diyerek İmamoğlu’nu kastetti.

“‘560 milyar çöp oldu, bin 200 cep telefonu dağıttılar’ dediler, iddianamede yok”

Özel, şunları kaydetti:

“Akşam televizyonu açıp AK Parti’ye yakın kanalları izleyenlere bir şey söyleyeceğim. Bir senedir neler izlediniz neler? Ne iftiralar… Sonra ben bir yıl boyunca ‘O iddianameyi istiyorum’ dedim. Yargılanmak için değil, yargılamak için istiyoruz. Hesap sormak için istiyoruz çünkü biliyordum ki içinden beni, Ekrem Başkan’ı, arkadaşlarımızı mahcup edecek hiçbir şey çıkmayacak. Dört bin 500 sayfa iddianame çıktı. Peçete gibi bomboş. Buradan ‘Vay vay vay! Neler yapmışlar, neler yemişler, ne rüşvetler, ne işler’ diyen ama iddianame bu hale gelince suskunluğu gören, Tayyip Erdoğan’ın artık iddianame diyemediğini görenlere şunları hatırlatıyorum. Darbe günü TRT’den okunan bildiride TRT diyordu ki: ‘560 milyarlık yolsuzluk’ 560 kuruşunu ispatlayamadılar. Her gün bir itirafçı mahkemede çıkıp, ‘Savcılar zorladı. Ben öyle demedim. Dışarı çıkarılma vaadine kandım. O yüzden o imzayı attım’ deyip arkadaşlarımızdan helallik istiyor. Her geçen gün, bunlar artarak çoğalıyor. Her gün mahkemede ortaya dökülüyor. Ya da iftirayı atan ispatlayamıyor. Sorulan sorulardan kimsenin yüzüne, hakimin dahi yüzüne bakamayacak hale geliyor. Buradan AK Partili, MHP’lilere söylüyorum. Lehe delili saklıyor. Aleyhte delili koyuyor.

AK Partili amcam, MHP’li teyzem, bunlar Gaziosmanpaşa Belediyesi’ni gösterdiler, duvardan gizli kasa çıktı. Beynimden vuruldum. TRT’de gördüm. İçinden dolar çıktı. Çılgına döndüm. O görüntüler yalan çıktı. Yaz boyunca ve sonbahar boyunca, kış boyunca üstünde tepindikleri yalanların hiçbir tanesi iddianamede yok. Sayın Erdoğan, 100’üncü mitingdeyim. Karşımda Çanakkalelilerin yüzü var. Yüzlerine bakarak söylüyorum. Ekrem İmamoğlu masumdur. Tek suçu seni yenmektir. And içeriz yine yenecektir.

“Noktasına, virgülüne bir başka gizli tanık koydular”

Şimdi bu dalgaların hepsi yaşandı. Yargılama başladı. Ekrem Başkan, arkadaşlar her gün oradalar. Sırası gelen savunuluyor. Kendine, sorulan soruyu cevaplıyor. Aykut Erdoğdu var, Aykut Erdoğdu’ya tek bir eylem, tek bir soru cevabını verdi. O kısmın önemi yok. Dün ring aracında giderken kalkmış ayağa demiş ki ‘Arkadaşlar ben kendi masumiyetimi biliyordum ki derdimi anlatacağım, çıkacağım diye de bekliyordum. Sonra sizi dinledim. Hepiniz benden daha masumsunuz.’ Çünkü herkese ayrı bir yalan, ayrı bir iftira… Biliyorsunuz tutuklamalara sebep olan gizli tanık, gizli tanıklıktan çekildi. Bitti o iş. Aynı ifadeleri aldılar, koydular. Noktasına, virgülüne bir başka gizli tanık koydular. Öyle bir perişan halde ki İBB iddianamesi ve onu hazırlayanlar göreceksiniz bu millet gelecekte bu yargılamayı Yassıada yargılamaları gibi, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına yapılan yargılama gibi ya da 12 Eylül’de ‘Bir sağdan asalım, bir soldan’ diyen vicdansızların yaptırdığı yargılamalar gibi tarihin önünde yerin dibine gömecek, yerin dibine…”

(SÜRECEK)