Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi… Özgür Özel: “Biz gücümüzü Atatürk’ün emaneti cumhuriyetten, seçtiğine sahip çıkanlardan alıyoruz”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınışının birinci yılında Saraçhane Meydanı’nda yaptığı mitingde, “Biz gücümüzü okyanusun ötesinden almıyoruz, biz gücümüzü Trump’tan almıyoruz. Biz gücümüzü bu meydandan, bu meydanın mücadele azminden, Atatürk’ün emaneti cumhuriyetten, onun en önemli kazanımı sandığa inananlardan, seçme hakkına sarılanlardan, seçtiğine sahip çıkanlardan alıyoruz. Biz gücümüzü sizden alıyoruz ve gücümüzü sonuna kadar koruyacağız” ifadesini kullandı. 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun

(İSTANBUL) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınışının birinci yılında Saraçhane Meydanı’nda yaptığı mitingde, “Biz gücümüzü okyanusun ötesinden almıyoruz, biz gücümüzü Trump’tan almıyoruz. Biz gücümüzü bu meydandan, bu meydanın mücadele azminden, Atatürk’ün emaneti cumhuriyetten, onun en önemli kazanımı sandığa inananlardan, seçme hakkına sarılanlardan, seçtiğine sahip çıkanlardan alıyoruz. Biz gücümüzü sizden alıyoruz ve gücümüzü sonuna kadar koruyacağız” ifadesini kullandı.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 99’uncusu İmamoğlu’nun tutukluluğunun birinci yılı nedeniyle İBB binasının bulunduğu Saraçhane’de yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ali Asker’in “Türkünü Söyle” şarkısından ve Adnan Yücel’in “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” şiirinden dizeler okuyarak başladığı konuşmasında, “Teslim olmayanlar burada, direnenler burada, bir devri kapatıp, bir devri açanlara, demokrasi tarihini yeniden yazanlara merhaba” ifadesini kullandı.

Özgür Özel, şunları kaydetti:

“Bu yolda bize, size ömür biçenler oldu. Dayanamazlar dediler, dağılırlar dediler, vazgeçerler, teslim olurlar dediler. Teslim olmayanlar burada. Bugün her şeyin başladığı yerde milletin evindeyiz. Korkanların sığınağında değil, cesurların meydanındayız. Tam 365 sabah oldu, tam 365 akşam. 365 kez doğdu güneş, 365 kez battı. ‘Ekrem’i aldık, işi bitirdik, onları sindirdik’ sanıyorlardı, 365 gün sonra bir Ekrem’in yerine yüz binlerce Ekrem meydanda. Bir yıl önce bir iftar vaktiydi. Ekrem Başkan’ın 31 yıllık diplomasını iptal ettiler. Hem de diplomayı veren fakülte direndiği halde, dekan olmaz dediği halde. Her sorulduğunda diploma geçerli dedikleri halde diploma iptaline gittiler. Hiçbirimizin elindeki devletin verdiği hiçbir kağıdın bir önemi, bir kıymeti kalmadı. Ne tapu tapuydu artık, ne evlendirme cüzdanının bir anlamı vardı. Bankada parası olan da güvenemezdi, hisse senedi alan da. Birileri o gün Anayasa’nın altına dinamiti koydular. Devlete olan güveni boşa çıkarıp milleti birilerinin elinde oyuncak etmeye çalıştılar. Hemen ardından o akşamın sahur vaktinde kapısına yüzlerce polisle birlikte dayandılar. Yalanlarla iftiralarla dolu bir kumpası başlattılar. İşte o gün, Ekrem Başkan’ın kapısına gelenler onu Vatan Emniyet’e götürdüğünde eşi Dilek Hanım, evlatları ve yol arkadaşları dimdik ayaktaydı. O gün hep beraber buradaydık. Biz darbenin hedefinde olan kişinin Ekrem Başkan, hedefinde olan eylemin partinin iktidara yürüyüşü, hedefinde olan mekanın Saraçhane olduğunu biliyorduk. Burayı savunmak için sizlere çağrı yaptık. Bunu yapar yapmaz bir yasağı duyurdular.

“Tüm gençliğin önünde saygıyla eğiliyorum”

O gün Vatan Emniyetin önünde 4 bin tane CHP’li, Beyazıt Meydanı’nda İstanbul Üniversiteliler barikatla, bariyerle karşı karşıyaydılar. O gün Vatan’da ve Beyazıt’ta o bariyerleri yıkanlara, demokrasiye yürüyenlere, geleceğine sahip çıkanlara selam olsun, helal olsun. O gün bugün geleceğine sahip çıkan İstanbul Üniversitesi’nin, Boğaziçi’nin, Yıldız Teknik’in, İTÜ’nün ve İstanbul’daki bütün üniversitelerin ve tüm gençliğin önünde saygıyla eğiliyorum. O gün bu otobüsün üzerine çıktık ve sizden aldığımız güçle tarihi bir direnişin meşalesini yaktık. Tam yedi gece bu meydanda, aynı otobüsün üstünden aynı mikrofona konuşarak hep beraber Türkiye’ye ve dünyaya, ‘Biz bitmedi demeden bitmez, biz buradayız, meydandayız, eylemdeyiz’ dedik. İlk gece tüm yasaklamalara rağmen buraya 110 bin kişi geldi. Bu hayat gelir geçir, bugün varız, yarın yokuz. Ama ahir ömrümde bana deseler ki ‘Bir madalyan var demokrasiye dair, kime verirsin’ deseler o madalyadan 110 bin tane isterim, geçen sene ilk gece burayı dolduran her birinize veririm. İlk gece 110 bin kişi, her gece artan bir kalabalık ve 23 Mart günü, ön seçimin günü, Ekrem İmamoğlu’nun 15,5 milyon kişinin oyuyla adaylaştığı, milletin cumhurbaşkanı adayı olduğu gün bu meydanda 1,2 milyon kişiyle bütün yarımadayı insanlar büyük bir azimle doldurdular. Drone gitti gitti, dronun benzini bitti ama bu kalabalığın sonu gelmedi. İşte o günden beri cumhuriyetin, demokrasinin hikayesi bu memlekette bitmedi, bitmeyecek.

“İstanbul’un selamını Anadolu’ya taşıdık”

Direnişimiz bununla sınırlı kalmadı, Saraçhane’den yakılan meşale tüm Türkiye’de alevlere dönüştü. Boğazı aştık, karşıya geçtik, Maltepe’de 2,2 milyon olduk. Sonrasında her çarşamba İstanbul’un bir ilçesinde, her hafta sonu Anadolu’nun bir ilinde, önce bu eylemlerle o illere gittik, İstanbul’un selamını Anadolu’ya taşıdık. Buranın kıvılcımıyla orada kor alevler olduk. Bu eylemleri bir gün İstanbul’da bir gün Anadolu’da bir yıl boyunca sürdürdük. Bu eylemler bir aya biter dediler. Ama ne yazın ne kışın, Antalya’da 45 derecede, Çankırı’da eksi dört derecede sizin yaktığınız meşale yandı yandı, bütün Türkiye’yi sardı. Siz başardınız. Bugün akşam 99’uncu eylemde hep birlikte yeniden Saraçhane’deyiz, hep birlikteyiz. Bu mikrofon tam 112 saat boyunca elimde, tam 4,5 gün durmadan duraksamadan ben konuştum, siz dinlediniz. Dünyanın çevresi 40 bin kilometre, bu otobüs bir yılda yaptı 105 bin kilometre. Sizlerden aldığımız güçle, yol arkadaşlarımızla durmadan koşarak çalıştık. Ne bu otobüs tek başına gider, ne bu mücadele bir başına sürer. Direksiyonundaki şoföründen ses teknikerine, personellerine, bir yıldır evlerinden daha çok bu otobüste yatanlara, emek verenlere, kameramanından fotoğrafçısına, tercümanından dronu kullananlara, helal olsun tüm emekçi kardeşlerime.

“En büyük alkışı bu meydan hak ediyor”

Bize destek veren tüm siyasi partilere, başta ilk günlerde buraya koşan gelen tüm genel başkanlara, tüm siyasi partilerin mensuplarına, gençlik kollarına, kadın kollarına, aslan sosyal demokratlara, milliyetçi demokratlara, muhafazakar demokratlara, Kürt demokratlara, liberal demokratlara, sosyalist demokratlara, Türkiye’nin tüm demokratlarına selam olsun. Tüm meslek örgütlerine, çok değerli sendikaların yöneticilerine, üyelerine, sivil topluma, derneklere, ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizler, 98 eyleme katılan 15,5 milyon yürekli kahraman insan. Bugün hep beraber 16 milyona dayanıyoruz. En büyük alkışı bu meydan, bu meydanlar, bu kahramanlar hak ediyor. Bizler sizleri alkışlıyoruz.

Biz gücümüzü okyanusun ötesinden almıyoruz, biz gücümüzü Trump’tan almıyoruz. Biz gücümüzü bu meydandan, bu meydanın mücadele azminden, Atatürk’ün emaneti cumhuriyetten, onun en önemli kazanımı sandığa inananlardan, seçme hakkına sarılanlardan, seçtiğine sahip çıkanlardan alıyoruz. Biz gücümüzü sizden alıyoruz ve gücümüzü sonuna kadar koruyacağız. Asla ve asla hiç kimseyi geride bırakmayacağız. 98’inci mitingi Uşak’ta yaparken tüm Türkiye’ye seslendik. Şimdi sıra yine Saraçhane’de. Beklesinler bizi Saraçhane’de 99’uncu mitingde buluşuyoruz dedik. Bekle bizi İstanbul dedik, İstanbul’a geldik.”

Özel’in sözlerinin ardından şarkıcı Onur Akın, “Bekle Bizi İstanbul” şarkısını otobüsün üzerinden seslendirdi.

(SÜRECEK)