Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel: “Bir ülkenin ulusal marşını başka dilde okutmaya çalışırsan senin derdin bu ülkeyi bölmektir”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karaman’da bir okulda İstiklal Marşı’nın bir kısmının Arapça okutulmasına ilişkin olarak, “Bu ülkenin evlatlarına bir daha kimse Arapça İstiklal Marşı okutmaya kalkmasın. Bu aziz millet o bakanın da o komutanın da alnını karışlayacak. Ne Arapça’ya, ne Arapça’nın ana dil olduğu coğrafyaya ne de o dilin kullanılmasına kimsenin sözü yok. Ama buradan bahane ile sen İstiklal Marşı’na saldırırsan, bir ülkenin ulusal marşını başka dilde okutmaya çalışırsan senin derdin bu ülkeyi bölmektir. Bu bölücülüğe asla izin vermeyeceğiz” dedi. 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karaman'da bir okulda İstiklal Marşı'nın

(UŞAK) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karaman’da bir okulda İstiklal Marşı’nın bir kısmının Arapça okutulmasına ilişkin olarak, “Bu ülkenin evlatlarına bir daha kimse Arapça İstiklal Marşı okutmaya kalkmasın. Bu aziz millet o bakanın da o komutanın da alnını karışlayacak. Ne Arapça’ya, ne Arapça’nın ana dil olduğu coğrafyaya ne de o dilin kullanılmasına kimsenin sözü yok. Ama buradan bahane ile sen İstiklal Marşı’na saldırırsan, bir ülkenin ulusal marşını başka dilde okutmaya çalışırsan senin derdin bu ülkeyi bölmektir. Bu bölücülüğe asla izin vermeyeceğiz” dedi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 98’incisi Uşak’ta 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla başladı.

Özel, “Avrupa’da yoksullukta birinciyiz. Enflasyonda, yüksek faizde, işsizlikte birinciyiz. Şimdi gün Türkiye’de iktidar değiştiğinde neyin değişeceğini, nasıl değişeceğini anlatma günüdür. Kimse umutsuz olmasın. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının gelmesi artık zamanlama meselesidir. İktidar gelecek, biz bu israf ve faiz düzenine son vereceğiz” dedi.

Özel, şunları kaydetti:

“Bu ülke tekrar tarımda kendine de yetecek, dünyayı da doyuracak, çiftçisini de zengin edecek”

Bugün seçim olsun en düşük emekli maaşı bir asgari ücrete çıkacak. Sonra beş yılın sonunda 1,5 asgari ücrete çıkacak. Tarımda planlı ve alım garantili üretim, çiftçiye hakkı olan desteklemeyi tam olarak vereceğiz. Çiftçilerin borcu çok. CHP iktidarında çiftçinin tarım için kullanmış olduğu kredinin faizlerini bir sefere mahsus tamamen sileceğiz. Ana parayı beşe böleceğiz. Bütün çiftçiler nefes alacak. 1 kilogram sütün, 1,6 kilogram yem alabileceği bir parite uygulayacağız.

Zafer Havalimanı’nda ne var? Yolcu garantisi. Otoyol yapıyorlar, ne var? Geçiş garantisi. Köprüde ne var? Geçiş garantisi. Şehir hastanesinde ne var? Hasta garantisi. Kime? Bu yatırımları yapan zengin müteahhitlere. Peki sütte? Geçiş garantisi, uçuş garantisi, bu da süte devlet tarafından parite garantisi. Farkını devlet ödeyecek. Geçen gün biri diyor, ‘ya nasıl olacak?’. Kardeşim, geçilmeyen köprüden parayı devlet öderken para var. Uçulmayan uçak yüzde 99 sapmış Zafer Havalimanı’nda yani 100 yolcu gideceğine bir gidiyor 99 devletin cebinden. O verilen para vatandaşın, buradaki namuslu, çalışkan vatandaşın cebinden.

Buradan garanti ediyoruz. Tüm ürünleri ekmeden, dikmeden önce ürünün ne zaman, kim tarafından, ne kadara alınacağını çiftçi bilecek. Süt ve et üreticisi bilecek. Bu ülke tekrar ette, sütte, meyvede, buğdayda, hububatta, tarımda kendine de yetecek, dünyayı da doyuracak, çiftçisini de zengin edecek.”

“Bu ülkede hiç kimsenin çocuğu hayata farkını kapayamayacağı kadar geriden başlamayacak”

Özel, iktidara gelmeleri halinde okullarda ücretsiz su ve yemek uygulaması başlatacaklarını, kamuda mülakatı kaldıracaklarını ve işsiz vatandaşlara “temel vatandaşlık geliri” bağlayacaklarını söyledi.

CHP iktidarında uygulanacak politikalara ilişkin konuşan Özel, sorunların bilindiğini ve çözüm önerilerini anlattıklarını belirterek, “Örneğin okullarda zil çalıyor. Yoksulun, zenginin çocuğu koşuyor. Güzel bir suyu alıyor, kana kana içiyor. Öbür garibim gidiyor, tuvalette çeşmeye ağzını dayıyor. Bütün okullarda en iyi su ücretsiz olacak. Her çocuğa öğlen sıcak üç kap yemek verilecek” ifadelerini kullandı.

“Cumhuriyet ki kimsesizlerin kimsesidir” diyen Özel, “Zenginin çocuğunun beslenme yapıp yoksulun çocuğunun aç gidip aç geldiği bir okul olmaz olsun kardeşim, olmaz olsun. Biz Türkiye Cumhuriyeti’yiz. Bu ülkede hiç kimsenin çocuğu hayata farkını kapayamayacağı kadar geriden başlamayacak. Okula gittiğinde çantası boş, karnı aç olmayacak. Öyle bir düzen varsa batsın o düzen” diye konuştu.

“Yıkılacak o AK Parti’nin kara düzeni”

Özel, “Dünyanın en güçlü, üç tarafı denizlerle çevrili, yüzlerce çeşit balığıyla, petrol yataklarına yakınlığıyla, güneş enerjisinin fazlalığıyla, madeniyle, genç iş gücüyle, adamı ters diksen düz çıkan verimli topraklarıyla, Anadolu’daki yatırımcısıyla, Uşak’taki battaniyecisiyle, Denizli’deki tekstilcisiyle, Anadolu kaplanlarıyla, aslanlarıyla dünyanın en güzel ülkesini sömüreceksin, milleti bu hale düşüreceksin. Yıkılacak o AK Parti’nin kara düzeni, yıkılacak” dedi. Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Kamuda mülakat kalkacak. Geçen seçimde Tayyip Erdoğan söz vermişti, ‘mülakatı kaldıracağım’ diye. Yerine daha sonra bir Milli Eğitim Bakanı geldi. ‘Mülakat kalkmaz, mülakat gibi mülakat yapılır’ dedi. 1 milyon öğretmenin diplomasını hiçe saydı. Tuttu Milli Eğitim Akademisi açtı. Şimdi 20 bin, 20 bin alıp onu da mülakatla alıp, kafasına göre alıp geri kalan öğretmenleri bu hâle düşürdü. Herkes kınadığıyla sınanır.

Recep Tayyip Erdoğan rahmetli Ecevit’e demişti ki: ’65 bin atanmayan öğretmen var. Madem atamayacaktın, ne okuttun be adam’. Bugün 1 milyon 650 bin atanmayan öğretmen var. Ecevit’in üstüne 1 milyon atanmayan öğretmen geldi. Şimdi Tayyip Bey’e söylüyorum. Madem atamayacaktın, ne okuttun be adam?

“Daha ne kadar kaçacaksın be adam? Getir o sandığı, çık karşımıza”

Bu Tayyip Erdoğan, kendisinin hocasına, rahmetli Erbakan’a ‘Yaş yetmiş, iş bitmiş’ diyordu. Bu Tayyip Erdoğan, Ecevit hastayken ‘Ölünce mi bırakacaksın be adam? Düş milletin sırtından’ diyordu. Şimdi Tayyip Bey Ecevit’in yaşında. Ben onun o yaşı söylediği yaştayım. Ağzımdan asla böyle bir laf çıkmaz. Ama sadece şunu söylüyorum: Meydanlar kızgın, meydanlar tepkili, insanlar yoksul ve insanlar bu iktidarın değişmesini istiyor. Daha ne kadar kaçacaksın be adam? Getir o sandığı, çık karşımıza. Hodri meydan, hodri meydan.

“Maaşı olmayan herkese, bütün herkese temel vatandaşlık geliri bağlayacağız”

İktidarımızın hemen başında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup iş bulamadığımız, maaşı olmayan herkese, bütün herkese temel vatandaşlık geliri bağlayacağız. Tüm ev hanımlarına sigorta yapılacak, emeklilik hakkı tanınacak.

Bugün Pedro Sanchez İspanya’da başarıyorsa, biz de başarabiliriz. Bugün Danimarka, İsveç başarıyorsa biz de başarabiliriz. Almanya başardıysa, Fransa başardıysa biz de başarabiliriz. Asla yoksulluğa, işsizliğe, güvencesizliğe katlanmak zorunda değilsiniz.

“Millet istediğini başa koyar, istediğini arkaya koyar”

Bize katılabilirsiniz, birlikte değiştirebiliriz. Ben de inanıyorum ve şuna inanın, biz değişim dedik, yola çıktık. Parti değişti. 5 ay sonra yerel seçime gittik. 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi oldu Türkiye’nin 1’inci partisi. Uşak’tan tut Ege’de 9’da 9 aldık. Türkiye’nin yüzde 65’ini aldık. AK Parti’yi 23 yılın sonunda ilk kez geride bıraktık. Şimdi genel seçimlere gidiyoruz. Kimse enseyi karartmasın. Efendim olmadık şeyler duyuyorum. ‘Kazanır ama vermez’. Nasıl vermez? Millet istedi mi alır. Millet istediğini başa koyar, istediğini arkaya koyar. Onun için büyük bir inançla, büyük bir gayretle, büyük bir sabırla ama büyük bir cesaretle burada ve meydanlarda duruyoruz. Omuz omuza iktidara yürüyoruz. Sizin iktidarınıza yürüyoruz.

“Yurt dediğin çocuğu cemaatin, tarikatın yurdundan kurtarmak, Cumhuriyet’in yurtlarında barındırmaktır”

801 kreş yapmışız. Hedef bin. 78 yurt yapmışız. Hedef 100. Tutturuyorlar bunları kapatın. Kapatmayız. ‘Bunları verin, devredin, bize verin’. Alacaklar ve hizmeti durduracaklar. Kreş dediğin kadını eve mahkum etmeme projesidir. Kreş dediğin kadını istihdama katma, kadını sosyal hayata, kent yaşamına katmadır. Kreş dediğin çağdaşlıktır. Bunlar kreşe bundan karşılar. Yurt dediğin çocuğu cemaatin, tarikatın yurdundan kurtarmak, Cumhuriyet’in yurtlarında barındırmaktır. Yurt yapmamalarının, yurt yapmamıza saldırmalarının sebebi bundandır.

“Bir ülkenin ulusal marşı kendi dilinde okunur, böyle bir utanmazlığın asla affı yoktur”

Şimdi 2007’deki bir kararı gösterip yazılar yollayıp buraları kapattırmak istiyorlar. 85 bin evladımızın, yoksul çocuğun yararlandığı yere saldıran kişinin adı… Adını boşverin, adı lazım değil, Milli Eğitim Bakanı. Karaman’da dedim ki, ‘burası Karaman, burası Türkçe’nin başkenti. Burası resmî dilin Türkçe olduğunun Karamanoğulları’ndan beri ilan edildiği Türkçe’nin başkenti’. Hemen bir hafta sonra Karaman’da bir ilköğretim okulunda şu kadarcık çocukları almışlar ve onlara Arapça İstiklal Marşı okutuyorlar, Arapça.

Bu işin Milli Eğitim Müdürü’nden ve bakanından bağımsız olması mümkün değildir. Eğer bağımsızsa dün derhal görevden alınması gerekirdi. Milli Eğitim Müdürü’nün, okul müdürünün ve o rezilliği yapanların. Arapça, saygı duyduğumuz bir dildir. Türkiye’deki 6 milyon vatandaşımızın Urfa’da, Mardin’de, Hatay’daki ana dilidir. Ancak bir ülkenin ulusal marşı kendi dilinde okunur. Dünyada aksine tek bir örnek yoktur. Böyle bir utanmazlığın asla affı yoktur.

“İstiklal Marşı’nı Arapça okutmaya çalışan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e meydan okuyanlara yazıklar olsun”

Rahmetli Naim Süleymanoğlu, mezalimden kaçtı geldi, milli formayı giydi. Moskova’da, Atina’da, Almanya’da, Avustralya’da, Çin’de ay yıldızlı bayrağı göğe çektirdi. Halter şampiyonu oldu. İstiklal Marşı Çin’de, Moskova’da, Almanya’da Türkçe okundu. Bu millet hüngür hüngür ağladı. Filenin Sultanları Amerika’da, Teksas’ta şampiyon oldular. İstiklal Marşı’nı Türkçe okuttular. Mete Gazoz, okçulukta Berlin’de, Almanya’da bütün salon ayağa kalktı. İstiklal Marşı Türkçe okundu. Buse Nazlar, gittiler Tokyo’da, Japonya’da. Türkiye saatiyle gecenin üç buçuğunda bütün Japonya ayakta. Buse Nazlar, şampiyon oldu ve Türkçe okundu.

Bu İstiklal Marşı’nı Arapça okutmaya çalışan, İstiklal Marşı’nın bu millette yarattığı ortak duyguya saldıran, Karaman gibi bir yerde Cumhuriyet’e meydan okuyan, İstiklal Marşı’na meydan okuyan, o İstiklal Marşı’nın şairi Mehmet Akif’e meydan okuyan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e meydan okuyanlara yazıklar olsun.

Bu ülkenin evlatlarına bir daha kimse Arapça İstiklal Marşı okutmaya kalkmasın. Bu aziz millet o bakanın da o komutanın da alnını karışlayacak. Alnını karışlayacağız. Ne Arapça’ya, ne Arapça’nın ana dil olduğu coğrafyaya ne de o dilin kullanılmasına kimsenin sözü yok. Ama buradan bahane ile sen İstiklal Marşı’na saldırırsan, bir ülkenin ulusal marşını başka dilde okutmaya çalışırsan senin derdin bu ülkeyi bölmektir. Bu bölücülüğe asla izin vermeyeceğiz.”

(SÜRECEK)