Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel: “Arkadaşlarımız masum, gizli tanıklar sahte, itirafçılar iftiracıdır”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Davası’na ilişkin, “Daha çıkar çıkmaz itirafçılar dökülmeye başladı. ‘Gördüm’ demiş orada, diyor ki ‘görmedim’. ‘Duydum’ demiş orada, diyor ki ‘duymadım’. Mışla muşla yazdırmış. Zorla iddia attırmış. Şimdi milletin karşısında şaşkına dönmüş durumdalar. Bugün AK Parti’nin kara düzeni suçüstü yakalanmıştır. Arkadaşlarımız masum, gizli tanıklar sahte, itirafçılar iftiracıdır. Şimdi yüzleşme vaktidir. Bunun için artık yeter, tutuksuz yargılama esastır. Artık yeter, canlı yayın bu milletin talebidir” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Davası'na ilişkin, "Daha çıkar

(UŞAK) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Davası’na ilişkin, “Daha çıkar çıkmaz itirafçılar dökülmeye başladı. ‘Gördüm’ demiş orada, diyor ki ‘görmedim’. ‘Duydum’ demiş orada, diyor ki ‘duymadım’. Mışla muşla yazdırmış. Zorla iddia attırmış. Şimdi milletin karşısında şaşkına dönmüş durumdalar. Bugün AK Parti’nin kara düzeni suçüstü yakalanmıştır. Arkadaşlarımız masum, gizli tanıklar sahte, itirafçılar iftiracıdır. Şimdi yüzleşme vaktidir. Bunun için artık yeter, tutuksuz yargılama esastır. Artık yeter, canlı yayın bu milletin talebidir” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna son verilmesi ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginin 98’inci adresi Uşak’ta konuştu. 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nı dolduran kalabalığa seslenen Özel, şunları söyledi:

“Hem dünya hem bölgemiz zor, kritik günlerden geçiyor. 1 yıldır bir büyük mücadelenin içindeyiz. Arkadaşlarımız son seçimi kazandığımız için, Ekrem İmamoğlu AK Parti’yi 4 kez üst üste yendiği için, iktidara yürüdüğü için, partimiz iktidara yürüdüğü için hedeftedir. Önümüzdeki çarşamba akşamı birinci yılı hep birlikte dolduracağız. Bir yandan da Saraçhane’deki o bir yıl önceki mücadeleyle sahip çıktığımız, ayağa kalktığımız değerlerde hep beraber kenetlenmeye devam edeceğiz.

“Canlı yayın istiyoruz, o iddianameyi biz yargılıyoruz”

Bu sıralarda nihayet çok gecikerek dava görülmeye başladı. Maalesef arkadaşlarımız 1 yıldır tutuklu. 1 yıldır söylenen ne varsa yalan olduğu ortaya çıktı. 560 milyar yolsuzluk dediler. 560 kuruşun bile ispatı yok. Bin 200 cep telefonu dediler. Birini bile iddianameye yazamadılar. Parkelerin altından para çıkan görüntü var dediler. Görüntüler yalan çıktı. Çantadan para çıktı dediler. Jamer çıktı. Lüks araba garajı dediler. İmamoğlu’nun değil MHP’li milletvekilinin çıktı. Gaziosmanpaşa Belediyesi’nden kasa çıktı dediler. AK Partili’nin çıktı. İçinden para çıktı dediler. Mühür olduğu ortaya çıktı. Attıkları her yalan çürüdü. Şimdi baştan beri diyorduk, biz arkadaşlarımıza güveniyoruz diye. Canlı yayın diyenler parça kırdı. Söyledikleri yalan çıktı. Şimdi canlı yayın yapmak için verdiğimiz önergeye ret oyu kullandılar. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Bak daha geçen hafta Devlet Bey dedi ki ‘canlı yayınında ne kadar faydalı olduğunu gördük.’ Bir kez daha söylüyorum. Sen savcına güveniyorsan, şimdi bakan yaptığın o başsavcının yazdırdığı iddianameye güveniyorsan, hani diyordun ya ‘iddianame çıkınca insan içine çıkamayacaklar.’ İddianame çıktı, biz meydandayız. ‘Birbirinin yüzüne bakamayacaklar’ diyordun. Uşak’ın yüzüne bakıyorum. Sen bakabiliyorsan. ‘Birbirlerinden gözünü kaçıracaklar’ diyordun. Bak senin gözünün içine bakabiliyorum. Gözümün içine bakabiliyorsan hodri meydan. Canlı yayın istiyoruz. TRT’den yayın istiyoruz. O iddianameyi biz yargılıyoruz.

Mahkemeye bir başkan atadılar. Avukatlıktan hakim olmuş. Avukatlıktaki sürenin 3’te 2’si eklenince kıdemi dolmuş bir hakim. Yanında 2 yardımcı, beklersin ki normalde İstanbul’da Ağır Ceza Mahkemesi’nde iki yanda oturanlar 20’şer yıllık hakim, 25-30 yıllık ağır ceza tecrübesi olan kişiler olur. 30 yıl önce başlamalı, Trabzon’dan Ardahan’dan, Mersin’den Edirne’den çalışmalı. Doğru, bozulmayan, adaletli kararlar kurmalı. İyi siciller almalı. Daha büyük şehre, daha iyi yerlere gelmeli. 20 yılın sonunda oraya ağır ceza kürsüsüne oturmalı. Bugün kürsüde oturan 3 hakimin normalde eski usulle ya da dünyadaki örnekleriyle en az toplam 60-70 yıl kıdem lazım. Bunların kürsü kıdeminin toplamı üçününki 10 yıl 6 ay. Birinin 7 yıl. Diğer ikisi 2024’te, 1 yıl 9 ay önce hakim olmuş. Yeni kura çekmişleri oraya oturtmuşlar. Bir de Adalet Bakanı hiç utanmadan sıkılmadan bu hafta dedi ki ’10 yılını doldurmayanı ticaret mahkemesine başkan yapmayacağım’. Sen 2 yılını doldurmayan 2 kişiyi İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza’ya koymuşsun. O ikisinin kararı bile 2’ye 1 istediği her şeyi söyler. 2 yıl önce bugün hakim olmayan 2 kişi var orada. Silahşör, tetikçi diye konmuş. Başlarına Adalet Bakanı’nın en yakını konmuş. Ve bu mahkeme doğal hakim ilkesi yerine özel olarak oluşturulmuş. Adı 40’ıncı Ağır Ceza ama 2 kişi yeni geldi. O heyet yeni oldu. Eski heyet eski davalara, bu heyet sadece bu davaya bakacak.
Ve 41 ayrı mahkeme varken, kurayla birinden birine düşecekken baştan beri dedikleri 40’ıncı Ağır Ceza’ya düştü. Yani iddianame ısmarlama, mahkeme ısmarlama, heyet ısmarlama, kura sahtekarca ve dedikleri yere bu mahkeme görülmek üzere veriliyor.

“Oyuncu değişikliği varsa oyun vardır”

Öyle bir iş ki bu hafta görülmeye başladı. Daha çıkar çıkmaz itirafçılar dökülmeye başladı. ‘Gördüm’ demiş orada, diyor ki ‘görmedim’. ‘Duydum’ demiş orada, diyor ki ‘duymadım’. Mışla muşla yazdırmış. Zorla iddia attırmış. Şimdi milletin karşısında şaşkına dönmüş durumdalar.
Öyle bir noktadayız ki itirafçı soruyor. Diyor ki ‘20 milyar lira yolsuzluk gördüm.’ Ekrem Başkan ayağa kalkıyor, ‘Ağaç AŞ’nin bir yıllık cirosu ne kadar?’, ‘5 milyar.’ ‘5 milyarlık yerde 20 milyar olur mu evladım?’ Dönüyor diyor ki, ‘vallahi doğru o tarafını düşünemedim.’ Düşünemediği yalanın altına imza attırmışlar. Öyle bir noktadayız ki bir yıl önce Ekrem Başkan’ı tutuklarlarken bir gizli tanık vardı. Adı Meşe’ydi. Bütün iftiraları attı. Altına imza attı. Yüzü gizli, kimliği gizli dediler. Öğrenildi ki bu kişi söylediklerinden caymış. Verilen tavizi, sözü alamamış. Mahkemeyi basmış, intihara kalkmış. Bunu almışlar. Bunun söylediği bütün ifadeleri noktasına virgülüne, yazım hatasıyla kopyalamışlar. İlke diye yeni bir gizli tanık bulmuşlar. Uşak’ın vicdanına soruyorum. Tiyatro oyununda rolü başka oyuncu oynar eskisi hastalanırsa. Sinemada filmi başkası çeker eskisinin yerine. Demek ki burada gizli tanık var, gizli tanıkta oyuncu değişikliği olur mu? Oyuncu değişikliği varsa oyun vardır. Kurgu vardır. Kendiliğinden yazılmış bir senaryo vardır. Gerçek yoktur.

“Bekle bizi İstanbul”

Bugün AK Parti’nin kara düzeni suçüstü yakalanmıştır. Arkadaşlarımız masum, gizli tanıklar sahte, itirafçılar iftiracıdır. Şimdi yüzleşme vaktidir. Bunun için artık yeter, tutuksuz yargılama esastır. Artık yeter, canlı yayın bu milletin talebidir. Şimdi buradan bir kez daha söylüyorum. Ekrem Başkan’ın talebidir. Ekrem Başkan diyor ki ‘derdiniz benimle. Bırakın çocukları, bırakın anneleri, bırakın hastaları, bırakın yaşlıları, bırakın suçsuz bürokratları. Benimle uğraşın’ diyor. Aykut kardeşim soruyor. ‘Ekrem Başkan Cumhurbaşkanı adayı olmasaydı biz burada olacak mıydık?’ Kimse bir şey diyemiyor. Asla olmayacaklardı. Buradan bir kez daha sesleniyorum. Bu dava siyasi değil diyorlar ama arkadaşlarımız masumdur. Tutuksuz yargılama esastır. Herkes Ekrem Başkan için içeride tutulmuştur. Ekrem Başkan meydan okumuştur. Bütün arkadaşlarımıza tutuksuz yargılama istiyoruz. Diyor ki bana geçen gün bir gazeteci arkadaşım dedi, AK Partililerle konuşuyorum. Ekrem’i tutuksuz yargılayamayız. Niye? Otobüsün üstüne çıkar, bir daha inmez. Memleketi gezer, kampanya yapar, baş edemeyiz. Madem baş edemiyorsunuz, madem korkuyorsunuz. O gazeteciye dedim. Onların hukuk tanımazlığını bir an olsun kabul edelim, bu kadar korkuyorsanız ev hapsi verin. Zulmü bitirin. Ekrem Başkan evinde otursun. Biz onun Türkiye’deki bütün dostları, Türkiye’de Türkiye İttifakı’nın bütün bileşenleriyle onun yerine çalışacağız, onun yerine koşturacağız, onu Cumhurbaşkanı yapacağız. Şimdi Uşak’tan bir yürüyüş başlatacağız. Hep birlikte bir yürüyüşe geçeceğiz. Bütün Türkiye Uşak’ı izleyecek. Burayı izleyecek. Önümüzdeki hafta çarşamba 20.30’da, diplomanın iptal olduğu 18’ini, darbe girişiminin başladığı 19’una bağlayan gece Saraçhane’ye, mücadeleye, Ekrem Başkan’a ve arkadaşlarımıza sahip çıkmaya gelecek. Türkiye’yi İstanbul’a, Saraçhane’ye davet etmeye hazır mısınız? Sesi Uşak’tan yükseltiyoruz. Tüm Türkiye’ye duyuruyoruz. İstanbul’a yürümeye hazır mısınız? İstanbul bizi beklesin mi? Bekle bizi İstanbul. Bekle bizi İstanbul.”

Son