(YALOVA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Hem yoksulluğu, sefaleti, hem de 19 Mart rezaletini unutturmak isteyenler güya kumarla, uyuşturucuyla mücadele ediyorlar. Uyuşturucuda torbacı topluyorlar baronlara dokunmuyorlar. Şikede iki topçuyu buluyorlar, gerisine ilişmiyorlar. Ama mesele ne kendi içlerindeki pudra şekerciler, ne gerçek kumar, uyuşturucu baronları. Mesele ‘Efendim herkese dokunuyor bizim arkadaşlar’ demek ve mesele bu konuyu magazin haline getirmek” dedi.
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 84’üncüsü Yalova Cumhuriyet Meydanı’nda yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin en büyük ilçesi Esenyurt’a kayyım atadıkları, belediye başkanını bir yıldan fazla haksız içeride tuttukları davada İstanbul’daydık. Herkes uzunca bir süredir Ahmet Özer’in uğradığı mağduriyeti biliyordu. O davada bir yıl hapis yatmış Ahmet Özer’e, altı yıl üç ay daha hapis cezası verdiler. Ahmet Özer, suçlamaları teker teker çürütmüştü. AK Toroslar çetesi, 1990’larda nasıl millete kafa tutuyorsa şimdi de bize kafa tutmaya devam etti. Bu yapılan haksızlığa Cumhuriyet Halk Partisi dışında tüm siyasi partilerin, AK Parti hariç, Milliyetçi Hareket Partisi dahil tepki gösterildi. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin kurucu partisi. Bu ülkenin kurucu partisinin belediye başkanına, bir tek üyesine kimsenin ‘terörist’ demeye gücü yetmez ve onun alnını karışlarız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, biz bu ülkede barış olsun, kardeşlik olsun denildiği bir süreçte, belediye başkanımıza 15 yıl önce taziye telefonu açmış diye, esnaf gezerken bir dükkana girmiş diye, satın aldığı elektrik süpürgesinin parasını yolladığı kişinin bilmem nereyle irtibatı varmış diye, Esenyurt Belediyesi’ne çökmek için kurulan bu kumpaslara teslim olmayız.
AK Parti’nin kara düzenine karşı, AK Toroslar çetesine karşı, ya bu milletin ve seçtiklerinin, bu milletin seçme iradesinin arkasında duracağız ya da bunlar bizi 100 yıl geriye götürecekler. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir kelime eksik konuşmaya, bir santim eğilmeye, bir adım geri adım atmaya asla tahammül etmeyiz, müsaade etmeyiz. Dik duranlar bizimle yürüsünler. Teslim olanlar bu iktidarla yürüsünler. Bundan sonraki süreçte dostu düşmanı, bu milletin iyiliğini isteyeni, kötülüğünü isteyeni, bu milletin iyi bir noktaya gitmesini isteyenle geride kalmasını isteyeni millet de ayıracaktır, bundan sonra Meclis’te de saflar ona göre ayrışacaktır. Cumhuriyeti kuran parti, demokrasiyi getiren parti, insan haklarını savunan parti, bağımsız yargıyı isteyen parti, bizimle yol yürüyecek herkesin yürüyüşüne destek olacaktır, Cumhuriyeti ayakta tutacaktır.
“Toplumda beş kişinin üçü bu davanın siyasi olduğuna inanıyor”
Bir aralar Televole diye bir program vardı. Şimdi memlekette bu kadar büyük bir darbe girişimi…İmza kampanyasında 25,5 milyon kişinin imza attığı aday için, onu seçime giremez hale sokmak için 31 yıl önce aldığı diplomasına saldırdılar. Devletin 35 yıl önce verdiği ilanı yok saydılar. 31 yıl önceki diplomayı yok saydılar. En büyük kötülüğü Ekrem Başkan’a değil, bu ülkenin verdiği evraklara kıymet verenlere, yatırımcılara, iş insanlarına, yurt dışından Türkiye’ye yatırım getireceklere ve bundan istifade edecek Türk milletine yaptılar. Hiçbir iftiralarının altını dolduramayınca, bizler güya susacaktık, sinecektik, onlar da konuşup konuşup gürültüye getireceklerdi. Ekrem İmamoğlu tarihe hırsız, yolsuz diye geçecekti. Biz arkasından çekilince onlar da onu, sonra da milleti ezecekti. Tabii buna izin vermediğimiz için kamuoyu araştırmaları yüzde 60 ‘Bu dava siyasidir’ dediği için, yüzde 25 ‘Savcıya inanıyoruz’ dediği için, yüzde 15 ‘Kafam karışık ya da telefonda konuşmaya korkuyorum’ dediği için toplumda beş kişinin üçü bu davanın siyasi olduğuna, Ekrem Başkan’ın masum olduğuna inanıyor.
“19 Mart rezaletini unutturmak isteyenler güya kumarla mücadele ediyorlar”
Hal böyle olunca hem yoksulluğu, sefaleti, hem 19 Mart rezaletini unutturmak isteyenler güya kumarla, uyuşturucuyla mücadele ediyorlar. Uyuşturucuda torbacı topluyorlar baronlara dokunmuyorlar. Ya da şikede iki topçuyu buluyorlar, gerisine ilişmiyorlar. İki topçu, iki popçuyla operasyon yapıp bunu magazin haline getirip, her sabah üç, beş, 10 kişiyi evlerinden toplayıp, sonra sekizine ‘pardon’ deyip ikisini içeri koyup birini ertesi gün salıyorlar. Ama orada gençlerin sevdiği sanatçılara, bu milletin gönlüne girmiş insanlara yapılan haysiyet suikastini, onların ailelerinin düştüğü durumu, komşularının gözünde, çocuklarının okulda düştüğü durumu kimse gözetmiyor. Bir suçlu varsa elbette suçluyla uğraşılır, ama herkes suçlu ilan edilip 20 kişiden 17’sine, 15 gün sonra ‘pardon’ demenin kıymeti yoktur. Ama mesele ne kendi içlerindeki pudra şekerciler, ne gerçek kumar, uyuşturucu baronları. Mesele ‘Efendim herkese dokunuyor bizim arkadaşlar’ demek ve mesele bu konuyu magazin haline getirmek.
“Akın akın Televole geliyor”
Bakın bu savcı belediye başkanlarımızı, belediye meclis üyelerimizi, 55 kişi dizip iki yanına birer polis kollarına geçirip, yukarıda bir yere kamera koyup, hepsini böyle geçirip arabalara dizmişlerdi ya hatırlıyor musunuz? O görüntüleri ilk olarak Ekol TV yayınlamıştı. Hatırlıyor musunuz? Ben de demiştim ki ‘Bu görüntüleri çekene, çektirene, erkenden Ekol’e verene, orada haysiyet suikasti yapana, günü gelince soracak hesabım var’ demiştim.
Sonra ne oldu? Sonra bu savcı gidip Ekol TV’yi ziyaret etmişti. O Ekol TV şimdi kapandı. Kara paraya karıştı. Yurt dışına kaçtı. dört bir tarafa saçıldı. Tabelayı indirdiler, ortada Ekol TV yok. Doğru mu? Şimdi bugün sabah İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın, Ekol TV’ye o görüntüleri ilk veren Akın. İstanbul’a atandığında Ekol TV’yi ziyarete giden, haysiyet suikasti yaptıran Akın bu sabah başvurdu, ‘İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Ekol TV’yi ziyaret etti’ haberlerine erişim engeli getirdi. Niye? ‘Şimdi haberi kaldırın, kimse izlemesin.’ Vallahi akın akın hep beraber izleyeceğiz. Geliyor akın akın Televole. Geliyor akın akın Televole. ‘Oynatalım Uğurcum’ yapacağım. ‘Bizim arkadaşlarımıza bu haysiyet cellatlığını yapan Akın, şimdi ne durumda bakın. Oynat bakalım Uğurcum’ yapacağım. O günü bekliyor musunuz? O günü görecek miyiz? Buradan ilan ediyorum; öyle savcı maaşıyla, 16 gayrimenkul, İstanbul’un en pahalı yerlerinde, en pahalı gayrimenkuller, 100 yıl çalışsan alamayacağın parayla ev almalar, yat bakmalar, kat oturmalar. Ben bunların peşini bırakmam. Hepsini biliyorum, RTÜK’teki polisi de biliyorum. Yanındakini de biliyorum. Vallahi de bırakmam, çok yakında geliyor. Oynatalım Uğurcum. Akın akın Televole geliyor.
“Birlikte mücadele edenler kazanır, tüm Türkiye’yi mücadeleye davet ediyoruz”
Diyorlar ki ‘Bu meydanlar nasıl doluyor? Efendim yaz oluyor doluyor, kış oluyor doluyor. Dolu yağıyor doluyor, kar yağıyor doluyor. Sıcakta doluyor, soğukta doluyor. Bunu nasıl yapıyorsun?’ Evde pijamayla oturup uzaktan kumandayla muhalefet yapmıyorsunuz. Solculuk yapmıyorsunuz. Meydanlara taşıyorsunuz. Hepinize helal olsun. Torun sevmek yerine, torununun geleceğini düşünenlere, eşiyle oturmak, kestane kızartmak yerine memleketin geleceğinde inisiyatif alanlara helal olsun. Yalova tarihinin en muhteşem eylemine, en muhteşem mitingine hoş geldiniz, şeref verdiniz. Eğer çağrıldığınız meydana giderseniz, meydanları doldurursanız, sesi yükseltir mücadeleyi güçlendirirseniz bizi kimse yenemez. Sizin o bileğinizi kimse bükemez. Tek başına olanlar, tek başına kalanlar, korkanlar kaybeder. Yalnızlar kaybeder. Birlikte olanlar, karşısındaki ne olursa olsun birlikte olanlar kazanır, birlikte mücadele edenler kazanır. Tüm Türkiye’yi mücadeleye davet ediyoruz.
“Adil bir vergi düzeni kuracağız”
Pijamayı çıkarırsan, pantolonu, eteği giyersen, meydana gelirsen ne olacak? Bunların yaptığı gibi asgari ücret 28 bin lira değil, bugün için en azından 39 bin lira olacak. Emekli maaşı 20 bin lira değil, en azından 39 bin lira olacak. Emekli maaşı 2 çeyrek altın değil, bunlar gelmeden önce olduğu gibi 8 çeyrek altın alacak. Kredi Yurtlar Kurumu ücreti 4 bin lira oldu şimdi. Geldiklerinde verilen Kredi Yurtlar Kurumu bursuyla 1,5 çeyrek altın alınıyordu. Bugün 4 bin lira. Bunlardan önceki tutar 15 bin lira. Her öğrencinin KYK bursu en azından 15 bin lira olacak. Diğer tarafta dünyanın en adaletsiz vergisini veriyoruz. Sen meydana gelirsen vermeyenlerden çok alınacak, garibanlardan, yoksullardan hiç alınmayacak, az kazananlardan az alınacak. Ama birlikte kazanacağız, adilce bölüşeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi asla ve asla ne sermayenin, ne iş insanının ne fabrikatörün düşmanıdır. Onlara daha çok kazanacakları ama vergilerini adil ödeyip eşitçe paylaşacakları bir düzen sunacağız.
Cumhuriyet Halk Partisi döneminde Türkiye’deki gençlerin vize sorunu kalmayacak. CHP gelecek Türkiye Avrupa Birliği’ne girecek, vizesiz Avrupa yasaksız Türkiye olacak. Nasıl belediyelerimiz yapıyorsa her mahallede devlet kreşleri ve her şehirde devletin yurtları olacak. Ne öğrencimizi ne emeklimizi sokakta bırakmayacağız. Barınma sorunu devletin sorunu olacak. Yoksulun sorunu olmayacak. Kimsenin karnı aç, sobası odunsuz, evladı mutsuz olmayacak. Böyle bir ülkeyi kurmak için bir tek şeye ihtiyaç var. AK Parti’nin kara düzeni gidecek, Türkiye Cumhuriyeti’nde halkın iktidarı kurulacak. Bu iktidarı kurmaya var mısınız? İşte bunun için bu meydandayız. İşte bunun için 24 Ocak günü bu karda, kışta, bu soğukta hep birlikteyiz.”

