Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Çorum’da… Özgür Özel: “Canlı yayın, tutuksuz yargılama ve erken seçim istiyorum”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, belediye başkanlarına yönelik duruşmaların canlı yayınlanması, belediye başkanlarının ve bürokratlarının tutuksuz yargılanması talebini yinelerken, erken seçim çağrısı yaptı. Özel, “Cesaretin varsa çıkın karşımıza. Erken seçim istiyorum, cesareti varsa getirsin” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, belediye başkanlarına yönelik duruşmaların canlı

(ÇORUM) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, belediye başkanlarına yönelik duruşmaların canlı yayınlanması, belediye başkanlarının ve bürokratlarının tutuksuz yargılanması talebini yinelerken, erken seçim çağrısı yaptı. Özel, “Cesaretin varsa çıkın karşımıza. Erken seçim istiyorum, cesareti varsa getirsin” dedi.

CHP’nin Silivri’de tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 86’ncısı bugün, Çorum’da düzenlendi. Mitingde konuşan Özgür Özel, şunları kaydetti:

“Cumhuriyet Halk Partisi olsa bugün asgari ücret 39 bin lira olacak. Emekli maaşı önce bir, sonra bir buçuk asgari ücret olacak. Çiftçinin kullandığı mazotta ÖTV, KDV olmayacak. Yani mazot 58 lira değil, 33 lira olacak. Emeklilere her bayram bir asgari ücret ikramiye verilecek. Kimse yoksulluğa terk edilmeyip, temel vatandaşlık geliriyle yoksul ailelerin tamamına geçinecekleri bir maaş verilecek. Adil vergi düzeni kurulacak.

Çorum’daki çiftçilerin sorunlarını dile getirdi

Çorumlu çiftçinin sıkıntısı çok ama çözen yok. Çorum, çeltiğin merkezi. Osmancık pirince adını vermiş. Ama iktidar çeltik ve pirinçte geçen sene Cumhuriyet tarihinin ithalat rekorunu kırmış. Mazot, gübre, ilaç. Altı ayda yüzde 34 zam aldı. Pirinç 30 kuruş prim aldı. 30 kuruş. Yüzde 34 zam, 30 kuruş destekleme yapıyorlar. Çorum’un leblebisi var ama bu şartlarda üretebilen yok. Arjantin’den, Hindistan’dan nohut geliyor ki Çorum’da leblebiciler kullansın. Patates ve soğanda büyük kriz var. Çorum’dan ilan ediyorum. 2022’de; daha bundan üç yıl önce, mazot 30 liraydı, bugün mazot 58 – 60 lira. Mazot 30 liradan 60 liraya çıkmış. Patates 9 liradan 6 liraya düşmüş. Soğan 10 liradan 5 liraya düşmüş. İşte mazot iki katına çıkarken patates, soğanı bile yarı fiyata satmaya zorlanınca Çorum’daki çiftçinin canı çıkmış. Borcu ödeyemeyenin kredi alması lazım. Kredi almak için bankaya gidiyor. ‘Bağ-Kur ve vergi borcunu öde, yoksa kredi vermeyiz’ diyor. Kardeşim adam Bağ-Kur borcunu ödeyebilmiş olsa, SSK primini ödeyebilmiş olsan, vergi borcunu ödeyebilmiş olsa zaten ne işi var bankanın kapısında? Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında tarım kredilerinin bütün faizleri bir kere silinecek. Tarımda kredi kullananların ana borçları beş yıla bölünecek. Çiftçi bir kereye mahsus faizden kurtulacak, anaparayı böldürecek ve çiftçinin yüzü gülecek. Önce karnı doyacak, sonra bu milletin karnını doyuracak. Bu kadar basit.

“Bu yol, iktidar yoludur”

Bu yaşadıklarımızın hiçbiri durduk yere olmuyor. Bugün 86’ncı eyleme geldik. İlki Saraçhane’deydi. ‘Yarın ne olacak?’ dediler. ‘Yarın da buradayız’ dedik. İkinci gün bitti, ‘Sonuna kadar buradayız. Kayyım gidene, İBB kendi içinden başkan vekilini seçene kadar buradayız’ dedik. Yedi gün bitti, Maltepe’ye geçtik. ‘Bu nedir?’ dediler. Arefe günü 2,4 milyon toplandık, adımı Anadolu’ya attık. ‘Her hafta sonu başka bir ildeyiz’ dedik. O gün bugündür Mersin’den Van’a, Tekirdağ’dan Çorum’a; Yozgat’tan Konya’ya, Kayseri’ye kadar ama CHP’nin ama AK Parti’nin güçlü olduğu yerlere gittik. ‘Gitme, orası AK Parti’nin kalesi’ dediler. Dedim ki ‘Artık kale siyaseti bitmiştir.’ Bugün de buradan, Çorum’dan haykırıyorum. Kale siyaseti bitmiştir. Çorum, ne AK Parti’nin, ne başkasının kalesidir. Çorum, bundan sonra milletin kalesidir.

319 gündür Ekrem Başkanımız ve 16 belediye başkanımız, belediye meclis üyelerimiz, belediyenin emekçileri, çalışanları başta Silivri İzmir, Afyon, Düzce, Antalya, Gebze cezaevlerinde büyük zulüm görüyorlar. Biz, ilk günden arkadaşlarımıza güvendik. Dedik ki ‘Gelin, yargılamaları televizyondan yayınlayın. Millet, atılan iftirayı da cevapları da duysun.’ Devlet Bey destekledi, Tayyip Bey de ‘Devlet Bey öyle diyorsa, elbette olur’ dedi. Ama iddianameler çıktı, sözlerinden caydılar. Buradan açıklıkla söylüyorum. Erdoğan seçimleri kazanamayacağını anladığı, gençlik kollarından, kadın kollarından ümidi kestiği, ana kademesine güvenmediği için Yargı Kolları Başkanı bulmuştur. Bir siyasetçiyi, İstanbul’a başsavcı olarak atamıştır. O başsavcının kurduğu düzen, AK Parti’nin kara düzeninin yargıya yansımasıdır. AK Toroslar Çetesi, bugün adalet dağıtmak değil, iktidara yürüyen Cumhuriyet Halk Partisi’nin kolunu, kanadını kırmanın peşindedir. Ama aldandıkları şudur, biz bir siyasi yürüyüşün, bir makam, mevki beklentisinin değil, 100 yıl sonra bir daha bitap düşmüş bu memlekette hakkı yenmişlerin hakkını almak için, ezenlere karşı ezilenleri savunmak için, ağaçlara, yoksullara gelecek ümidi olabilmek için bir yola çıktık. Bu yol, iktidar yoludur. Ama bu yol, kendimiz için yürüdüğümüz bir yol değildir.

“Bu sandığı kaybedeceklerini bildikleri için sandıktan kaçıyorlar”

Ben bahçıvanın torunuyum. Emekli öğretmenlerin çocuğuyum. Benim amacım bu ülkede yoksulların evlatlarının hayata farkı kapatamayacakları kadar geriden başlamamasıdır. Eğitimde fırsat eşitliğidir. Çocuğun yatağa aç girmemesi, okula aç gitmemesidir. Okulda çocuğun birinin beslenme çantasında muz, mandalina çıkarken diğerinin kuru ekmeğe bakmamasıdır. Zenginin çocuğu kana kana su içerken yoksulun çocuğunun tuvalet çeşmesine ağzını dayamamasıdır. İşte bu yüzden yürüyüşümüz sarayda oturmanın değil, milleti refaha kavuşturmanın yürüyüşüdür. Ekrem İmamoğlu kolları kendi zengin olsun diye değil, yoksulun çocuğu da huzur bulsun diye sıvamaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir an önce erken seçim talebi vardır. Bizim siyasetimizde yaşla dalga geçmek yok. Bizim siyasetimizde başbakan yürüyemiyorsa, ayağı sürtüyorsa onunla alay etmek yok. Bizim siyasetimizde yaşa da makama da saygı var. Ama bu ülkede bu iktidardan yılmış 10 milyonlar var. Yoksullar, işçiler, emekçiler ve emekliler var. Erdoğan’a söylüyorum. İktidarınız tükenmiştir. Enerjiniz kalmamıştır. Bu ülkeye umut olamıyorsunuz. Bunun için daha fazla kaçmadan seçim sandığını getirip bakın, Çorum ne söylüyor? ‘Ey Erdoğan, adayımı bırak, sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum.’ Hodri meydan. Artık kimse Erdoğan’dan da onun iktidarından da ne zam ne kendisinin sesini duymasını bekliyor. Erdoğan’dan istenen şey zam değil, sandıktır. Sandığı kaybedeceklerini bildikleri için sandıktan kaçıyorlar.

“Erken seçim için cesareti varsa getirsin”

Yaz boyunca attıkları iftiraların bir tekine bile teslim olmadık. Dünya yalan atıyordunuz. Sıra sıra arabalara, lüks arabalara ‘İmamoğlu’nun’ dediler. MHP’li milletvekilinin çıktı. ‘Bin 200 cep telefonu’ dediler, tamamı yalan çıktı. Parkenin arkasından 2 milyon Euro çıktı’ dediler. 2 Euro bile çıkmadı. ‘Para dolu valizler’ dediler, içinden jammer çıktı. ‘Gaziosmanpaşa Belediyesi’nde dolar bulduk’ dediler, kasadan mühür çıktı. Görüntüler yalan çıktı. ‘Gittik, Ordu’da yaylada kasanın içerisinde Euro bulduk’ dediler. Ekrem Başkanın korumasının beylik silahının mermileri çıktı. O gün bu yalanları atanların tekrarladığını duyan var mı? ‘Sıkışınca bazen de yalan atılır’ diyorlar. Cesaretiniz varsa, çıkın karşımıza. Duruşmada canlı yayın, yargılamada tutuksuz yargılama ve siyasette erken seçim istiyorum. Erken seçim için cesareti varsa getirsin.

Diyorum ki kararı İstanbullular versin. Cesaretin varsa gel, adayını belirle, 29 Mart Pazar günü İstanbul’da seçimleri yenileyelim. Daha önce Başbakan getirdin, yendik. Meclis Başkanı getirdin, yendik. Bakan getirdin, yendik. Kimi getiriyorsan… Ama oğlan ama damat ama bakan, kimi bulursan adayını çıkar, benim adayım belli. Ekrem Başkan için İstanbul’da seçimi yenileyelim tek şartım var. Eğer senin adayın kazanırsa Ekrem Başkan yok, o gün ben de siyaseti bırakıyorum. O gün bırakıyorum. Ama İstanbullu bir kez daha bu haksızlığa ‘dur’ derse, evladını bir kez daha seçerse yakamızdan düşeceksin, erken seçim sandığını getireceksin. Hodri meydan. Ben elimdeki belediyeyi boşaltmaya, kazandığım belediyede seçimleri yenilemeye, millet ne diyorsa ona şapka çıkarmaya hazırım. Bu elimdeki şapkayla Erdoğan’a sesleniyorum. Bu vakitten sonra asla ve asla kaçamazsın. Sandıktan kaçanı millet kovalar. Ve millet, o sandığı bulduğu gün hesabı sorar. Erdoğan’ı sandığa çağırıyor musunuz? Ona, ‘Erken seçimden kaçma’ diyor musunuz? Peki o sandık gelene kadar onu kovalamaya, erken seçim istemeye var mıyız? Erken seçimde Ekrem Başkanı Cumhurbaşkanı yapacak mıyız?”

(SON)