Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel: “İran’ın kararını, İran halkı verecektir”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısına ilişkin, “Bu açıdan İran konusunda Türkiye’nin çok dikkatli, çok özenli, sivilleri gözeten, İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, İran’da istikrarsız bir süreci başlatmamak üzere son derece dikkatli bir diplomasiyi mutlaka ve mutlaka Türkiye’nin takip etmesi gerekmektedir. İran’daki kadınları kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını, İran halkı verecektir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik

Haber: Feyaz ÇANAK

(BURDUR) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısına ilişkin, “Bu açıdan İran konusunda Türkiye’nin çok dikkatli, çok özenli, sivilleri gözeten, İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, İran’da istikrarsız bir süreci başlatmamak üzere son derece dikkatli bir diplomasiyi mutlaka ve mutlaka Türkiye’nin takip etmesi gerekmektedir. İran’daki kadınları kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını, İran halkı verecektir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” miting serisinin Burdur’da gerçekleştirilen 93’üncüsünde konuştu.

Özel, miting meydanını dolduran yurttaşlara, “Alnının terini toprağa damlatan çiftçilere, gün ağırmadan mesaiye koşan emekçilere, ömrünü bu ülkeye adamış emeklilere, güzel Burdur’a, yiğit Burdur’a, canım Burdur’a selam olsun, hoş geldiniz. Aynı nehre akan güçlü kollara, aynı gökyüzüne bakan umutlara, Türkiye İttifakı’nda birleşen tüm demokratlara selam olsun. Bu meydanı dolduranlara, uzaktan kulak kabartanlara, güzelim Burdur’un tüm canlarına, güzel Burdurlulara selam olsun” sözleriyle seslendi.

“Muhittin Böcek tutuksuz yargılanmalı”

Özel, tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i cezaevinde ziyaret ettiğini belirterek, Böcek’in tutuksuz yargılanması çağrısını tekrar etti. Özel, şunları kaydetti:

“Korana’da 104 gün yoğun bakımda entübe yatan, mucize eseri Allah’ın bize bağışladığı, Antalya siyasi tarihinde ilk kez bir partinin iki kez üst üste Antalya’yı kazanma başarısını gösteren tek büyükşehir belediye başkanı, önce Antalya’ya, daha belde belediye başkanlıklarından başlayarak Antalya’ya hizmetle geçen, sadece kendi bağışladığı 500 milyon değerinde arsayı da Antalya’nın en önemli Anadolu Lisesi olan, Antalya’nın en hayırsever ailelerinden biri, en bonkör, en cömert, tek kuruşa yan gözle bakmayan Muhittin Böcek’imizi bir kumpasla, algı operasyonuyla bizden aldılar. Aldıkları gün dört çeşit hastalık, 11 tane ilaç içiyordu. Bugün yeni yeni hastalıklar, 24 tane ilaç içiyor. Bu sabah dedi ki, ‘Şöyle avucuma bakıyorum, bunu direkt bu kadar zehire nasıl dayansın? Bir gün de diyorum’ dedi. 16’sında mahkemesi var. Bugüne kadar tutuksuz olmalıydı. Ev hapsi olup hiç olmazsa sağlığıyla oynanmamalıydı. Ama 16’sında Muhittin Böcek’in hakim karşısında adalet bulmasını ümit ediyorum. Onun şahsında zindanlarda siyasi maksatlarla, siyasi kumpaslarla tutulan tüm arkadaşlarımıza Burdur’dan kocaman bir selam gönderiyorum.”

“Ben meydandayım, AK Partilileri hatır sorarken görüyor musunuz?”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Göreceksiniz,bir aya kalmaz insan içine çıkamayacaklar, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar, eşlerinin gözüne bakamayacaklar” şeklindeki sözlerini hatırlatan Özel, şöyle konuştu:

“O lafı dedikten sonra bırakın bir ayı, 11 ay geçti. Bugün ben Burdur’da meydandayım, her gün bir başka meydanda, sokakta, tarlada, çarşıda, kahvede, iş yerlerinde, işçi servislerini uğurlarken ya da ev hanımlarının evinde ziyarette CHP’liler meydanda. Siz hiç AK Partiliyi çarşıda görüyor musunuz, pazara çıkabiliyorlar mı, hatır sorabiliyorlar mı? Çünkü artık onlar siyaseti bıraktılar, kadın kollarına güvenmiyorlar, gençlik kollarına güvenmiyorlar, ana kademeye güvenmiyorlar. Varsa yoksa yargı kolları, varsa yoksa siyasi davalar, iftiralar, hakaretler, tutuklamalar ve bu şekilde bizim iktidarımıza engel olacaklarını sanıyorlar. Ancak bir yanda ağır ithamlar var. Birbirine diyor ki ‘sen hırsızsın, sen yolsuzsun ya da sen ajansın, sen muhbirsin, sen teröristsin, sen her türlü kötülüğün içindesin.’ Biri birine bu lafı dediğinde ikisinden biri sokağa çıkamaz. İddialar doğruysa söylenen çıkamaz, iddialar yalansa öbürü çıkamaz. Bugün CHP sokaktadır, meydandadır, milletin içindedir, milletin yüzüne bakmaktadır. Milletin yüzüne bakamayanlar iftiracılardır, iftiracılardır”

“Arkadaşlarımızın kör kuruşa tenezzül etmediğini biliyoruz”

Miting meydanını dolduran binlerce kişiye “Beni görüyor musunuz, yüzüme bakıyor musunuz, bana, partimize inanıyor musunuz? Ben de size inanıyorum. Çünkü haklılar kendinden emin olur, çünkü karanlık kaybeder, aydınlık kazanır, tembeller kaybeder, çalışan kazanır, iftiracı kaybeder, masumlar kazanır ve kötülük kaybeder, iyilik kazanır, iyiler kazanır” diye seslenen Özel, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın gözaltına alınmasına ilişkin ise şunları kaydetti:

“Bu sabah Bolu’dan bir haber geldi. Bolu Belediye Başkanımız Tanju Özcan’a, jandarma tarafından çağırılsa gideceği, zaten her gün çöpünü aldığı, önünü temizlediği, her gün hizmet ettiği Bolu’nun adliyesine jandarma zoruyla götürdüler. Maksat itibar suikastı. Amaç küçük düşürmek. Bolu’ya siyasi arkadaşlarımıza, avukatlarımızı yönlendirdik. Dedik ki neymiş, ne soruyorlarmış? Cevap geldi. Suçlandığı husus şu. Bir vakıf var, bu vakfa para giriyor, para çıkıyor. Çıkan para Bolu’da Boluluların ve Türkiye’de okuyan çocuklara ya da yoksul ailelerin Bolu’ya gelmiş çocuklarına burs veren vakıf. Bu vakfa iş insanları yardım yapmışlar. Efendim, sen Bolu Belediye Başkanı olarak iş insanlarına diyorsun ki ‘bu vakfa para yatırın, ondan sonra gelin bakalım işlerinizi yapın.’ Bu iddianın neresi doğru, neresi eğri bilmem ama eğer iş adamına iş yapıyorsun, ‘şunun yüzde 20’si bizim, onun bizim, üst tarafın, yukarıların’ diyen bir anlayış var mı? Var, biz onu çok iyi tanıyoruz. Ancak bizde belediye başkanı kendine kör kuruş almamışsa, bir başkasına para istememişse, devletin kontrolündeki ‘bir şey verecekseniz vakfa verin, garibanın çocuğuna burs olsun’ demişse vallahi de billahi de bunda utanılacak değil, övünülecek bir şey var kardeşim. Biz kimlerin lakabının yüzde 10 olduğunu, kimlerin tarifeyi yüzde 10’dan yüzde 20’ye çıkardığını, ‘benim dönemimde zengin oldun, nasıl başka tarafa selam verirsin’ diye mala çökenleri biliyoruz. Biz kazanılan her kuruştan payını isteyenleri de biliyoruz. Biz şu kadarını biliyoruz, bizim arkadaşlarımızın kör kuruşa tenezzül etmediğini, ne yaptıysa şehir için kent için fakirin fukaranın kursağından geçmesi için yaptığını biliyoruz. Hepsinden de gurur duyuyoruz.”

“İran’daki kadınları kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür”

Özel, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin olarak ise şunları kaydetti:

“İran’da olanları gördük. Malum, İran’da bizim destekleyemeyeceğimiz yaptığı muamelelerle çok eleştirdiğimiz, bilhassa kadın hakları konusunda son derece sorunlu bir yönetim var. İran’ın kendi geleceğini tayin etmesi, demokratik bir cumhuriyete evrilmesi en büyük temennimiz ama şimdi oradaki o durumdan istifade Trump ile Netanyahu İran’a füzeler yollamaya, bombardıman yapmaya, sivillerin hayatını kaybedeceği bir saldırıya girişmeye kalkıştılar. Bu açıdan İran konusunda Türkiye’nin çok dikkatli, çok özenli, sivilleri gözeten, İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, İran’da istikrarsız bir süreci başlatmamak üzere son derece dikkatli bir diplomasiyi mutlaka ve mutlaka Türkiye’nin takip etmesi gerekmektedir. İran’daki kadınları kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir.”

“Birisi partisinde kendisinden başkası alkış almaya başlayınca dik dik bakıyormuş”

Burdur ilinin kendisi için ayrı bir yeri olduğunu, grup başkanvekili iken en fazla geldiği illerden biri olduğunu hatırlatan Özel, şunları kaydetti:

“Üç dönemdir bu şehri benim canım kardeşim Ali Orkun Ercengiz’e emanet ediyorsunuz. Ali Orkun’a tezahürat ederseniz ben başkası gibi değilim, memnun olurum, gurur duyarım. Birisi partisinde kendisinden başkası alkış almaya başlayınca dik dik bakıyormuş. Hatta bir tek ben diyorum sanıyordum Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a, o da ‘TikTokçu Hakan ne yapmış bizimki TikTokçu Hakan’ diye soruyormuş çünkü cumhurbaşkanlığı adaylığına hazırlandığını düşünüp ona birazcık hasetleniyormuş. Ali Orkun Ercengiz 2014’ten bu yana emanetinize gözü gibi bakıyor. Son yerel seçimlerde Burdur’da daha önce sadece merkez ve Yeşilova’mız vardı. Son yerel seçimlerde belediye sayımızı dörde çıkardık. Şimdi Ali Orkun Ercengiz’in yanına Bucak’ta sevgili Hülya Gümüş, 27 yaşında Çavdır’da Ali Okan Yücel ve Yeşilova’da Okan Kurt başkanlarım var. Ben onlara verdiğiniz destek için öncelikle tüm Burdur’a teşekkür ediyorum. Kazanamadığımız ilçelere, beldelere söyleyecek hiç sözüm yok, kusur bizdedir. Daha çok çalışacağız, oralara da en iyi hizmeti götürmek için en iyi adayları belirleyeceğiz.

“2014’ten kalan 25 milyon dolar borç bitmiş”

2014’ten kalan 25 milyon dolar borç bitmiş. Yanlış duymadınız, çekim hatası değil, dil sürçmesi değil. 25 milyon dolar, bugünkü parayla 1 milyardan fazla borçla aldık biz Burdur’u. Şimdi borç var mı başkanım? Şu anda Burdur’un o 1 milyara karşılık gelen borcu bitmiş durumda. Ayrıca iki tane Kent Lokantası açılmış, Halk Ekmek, Halk Market açılmış, iki kreş açılmış, üçüncüsü yolda. Rehabilitasyon merkezi ile engellilerin hizmetine çok önemli bir merkez sunulmuş. Engelsiz Kafe hizmete girmiş. İki bin ihtiyaç sahibi sosyal yardımları alıyor. Okula başlayan öğrencilere kırtasiye desteği yapılıyor. Cumhuriyet Meydanı Burdurluların oylarıyla yapılan referandumla projeye karar verilerek yenilenmiş. Kapalı pazar yeri, 400 araçlık otopark, marka caddeler, yürüyüş ve bisiklet yolları ve yıllardır beklenen içme suyu projesi hayata geçirilmiş. Bu kadar marifet iltifata tabidir, alkışlarınıza tabidir.

“Bütün belediye başkanlarımızdan memnunuz”

Bütün belediye başkanlarımızdan memnunuz. Mitingin yapıldığı ilçedeki hizmetler sayılıyor ama diğer üç başkanımız da kısıtlı imkanlarına rağmen çok önemli gayretler gösteriyorlar ilçelerinde. Yaptığımız memnuniyet anketleri geçen sefer çok iyiydi. Bu sene de Mart ayının 15’inde başlayarak bir ay içerisinde bütün Türkiye ile birlikte bu memnuniyetleri ölçeceğiz. Ancak şu kadarını söyleyeyim, CHP’nin tüm belediyeleri, teker teker yapılan bütün ölçümlerde çok ufak tefek istisnalar hariç seçildiklerinden çok daha iyi bir noktadalar. Memnuniyetin en temeline gittiğinizde eskiden yapılan borçların eridiğini görüyorsunuz, aynen Burdur’da olduğu gibi. Bizim İller Bankası paylarımız yüzde 40 kesiliyor ama yeni aldığımız belediyelerde yine de borçlarımız eriyor. Ayrıca CHP seçim kazanmadan önce özellikle küçük ilçelerde ya da nüfusun daha az olduğu illerde ‘CHP gelirse sosyal yardımları keser’ yalanının çöktüğünü, en az artan yerde üç kat arttığını, ortalama sosyal yardımların belediyelerimizde beş kat arttığını, küçük çocuklara özellikle hoş geldin bebek paketleri ile çocuklara, yeni doğum annelere hizmetlerin, kreşlerin, okul çağındaki çocuklara yapılan desteklerin büyük bir karşılık gördüğünü görüyoruz.

“CHP, gözle görülür, evde hissedilir, sımsıcacık bir belediyecilik yapıyor”

Buradan bütün Türkiye’ye büyük bir mutlulukla, umutla söylemek isteriz ki şu anda ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ni silkeleyin’ diyorlar, bütün maddi imkansızlıklara rağmen gözle görülür, evde hissedilir, sımsıcacık bir belediyecilik yapıyor. Elini arkanızdan çekmiyor. Şunu herkes bilsin ki siyaset öncelik belirleme işidir. Nasıl bir evde para her şeye yeter ama hepsine birden yetmez, öyle olunca evi geçindiren anne baba nasıl önceliği evladına veriyorsa, evladının boğazına, giyimine, kuşamına veriyorsa, onun eğitimine veriyorsa sonra diğer öncelikler geliyorsa Türkiye’de iktidarın Türkiye’nin var olan kaynaklarını hangi öncelikle harcadığına bakmak lazım. Bugünkü iktidar maalesef zengini seven, fakiri görmeyen, emekliye selam vermeyen, emekçinin sesini duymayan, çiftçinin derdi ile dertlenmeyen, süt üreticisinin derdini tasasını duymayan, varsa yoksa zengine çalışan bir iktidardır. O yüzden Türkiye’nin kaynak sorunu yoktur, Türkiye’nin öncelik belirleme sorunu vardır ve Şubat’ın 28’inde Burdur’un meydanından andolsun ki CHP gelecektir, halkın partisi gelecektir, önceliği emekliye, önceliği çalışana, işçiye, emekçiye, çiftçiye, hayvancıya, arıcıya, esnafa, millete verecektir.”

(Sürecek)