Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Suat Özçağdaş: Yaşananlar AK Partinin Meclis iradesini ve anayasal düzeni yok saydığını bir kez daha gösterdi

CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, “Meclis’te bugün yaşananlar, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Meclis iradesini ve anayasal düzeni açıkça yok saydığını bir kez daha göstermiştir. Bugün yaşananlar demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir.” dedi.

CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, "Meclis'te bugün

(İSTANBUL) – CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, “Meclis’te bugün yaşananlar, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Meclis iradesini ve anayasal düzeni açıkça yok saydığını bir kez daha göstermiştir. Bugün yaşananlar demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir.” dedi.

CHP, Adalar’da “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” sloganıyla miting düzenledi. Özçağdaş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanması ve TBMM’deki yemin süreciyle ilgili ANKA Haber Ajansına açıklamalarda bulundu. Özçağdaş, şöyle konuştu:

“Türkiye için çok kara bir gün. Meclis’te bugün yaşananlar, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Meclis iradesini ve anayasal düzeni açıkça yok saydığını bir kez daha göstermiştir. Bugün yaşananlar demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir. Siyasi bir kişi olan Akın Gürlek, bakan yardımcısıydı. Başsavcı olamazdı. Bir boşluktan yararlanılarak İstanbul’a gönderildi. Bu görevdeyken istifa etmediği ve görevden alınmadığı halde ‘Sen şimdi de bakan oldun.’ denilerek göreve getirildi. Bir başsavcı bu şekilde göreve getirilemez. Bu göreve getirilen kişinin Meclis’e gelerek usulüne uygun şekilde yemin etmesi gerekir. O yemin de olması gerektiği şekilde gerçekleşmedi.

Dolayısıyla aldıkları her kararla, yaptıkları her işlemle yargıyı siyasallaştırdıklarını itiraf eden; bunun alenen görülmesinden hiçbir kaygı duymayan bir siyasal iktidarla karşı karşıyayız. Yapılan işlemi de zorbalıkla, fiilen atadıkları saray memurunun etrafını sararak, ona yemin ettiriliyormuş gibi bir görüntü oluşturarak ve ardından Meclis’ten çıkararak gerçekleştirdiler. Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin en üst temsil makamıdır; millet iradesinin tecelligahıdır. Hiç kimsenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne böyle bir muamele yapma hakkı yoktur. Ne Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ne de ortaklarının böyle bir hakkı söz konusu değildir.

Millet direnmeye devam ediyor, biz de direnmeye devam edeceğiz. Ancak hukuksuzluklar sürüyor. Bugün Ayşe Barım davasında da benzer bir tablo yaşandı. Ortada somut bir delil yok. ‘Kent uzlaşısı’ davası bugün görüldü. Aylarca hiçbir delil olmadan, yalnızca bir grup yurttaşımızın belediye meclis üyesi olması üzerinden süreç işletildi. Şimdi ise konjonktüre göre yeni kararlar alınarak Türkiye’nin önü tıkanıyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin istediği tek adam rejiminin burada tamamen tesis edilmesine izin vermeyeceğiz.”