Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ahmet Aras: “Türkiye’de çoğu yerel yönetim ciddi siyasi ve hukuki baskılarla karşı karşıya”

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Türkiye’de çoğu yerel yönetimin ciddi siyasi ve hukuki baskılarla karşı karşıya bulunduğunu, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da haksız ve siyasi saiklerle yürütülen saldırıların hedefi olduğunu belirterek, “Seçilmiş yerel liderlere yönelik tüm bu baskılar, sadece Türkiye’nin sorunu değildir; Avrupa’da ve dünyanın her yerinde demokrasiye değer veren her birimizin sorumluluğudur” dedi.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Türkiye'de çoğu yerel yönetimin

(İSTANBUL) – Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Türkiye’de çoğu yerel yönetimin ciddi siyasi ve hukuki baskılarla karşı karşıya bulunduğunu, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da haksız ve siyasi saiklerle yürütülen saldırıların hedefi olduğunu belirterek, “Seçilmiş yerel liderlere yönelik tüm bu baskılar, sadece Türkiye’nin sorunu değildir; Avrupa’da ve dünyanın her yerinde demokrasiye değer veren her birimizin sorumluluğudur” dedi.

CHP’nin, Avrupa Parlamentosu Sosyalistler ve Demokratlar Grubu (S&D) ile düzenlediği AB-Türkiye İlişkilerinin Derinleştirilmesine Yönelik İlerici Yaklaşım Konferansı, Art İstanbul Feshane Konferans Salonu’nda yapılıyor.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki işbirliğini güçlendirmek amacıyla düzenlenen konferans kapsamında düzenlenen “Yerel düzeyde ve sivil toplumla işbirliğinin güçlendirilmesi” başlıklı panelde konuştu.

“Yerel demokrasi güçlendiğinde biliyoruz ki Avrupa genelindeki kurumlara duyulan güvende güçlenecektir”

Vatandaşa en yakın, kriz durumunda müdahale eden ilk kurum durumunda bulunan yerel yönetimlerin, temel kamu hizmetlerinin başlıca sağlayıcıları olduğunu belirten Aras, yerel yönetimlerin, demokrasiyi günlük hayatın somut bir anlam kaynağına dönüştürdüğünü dile getirdi.

Muğla’da, çevre, kültür, sosyal politika, gençlik ve toplumsal cinsiyet alanlarında sivil toplumla yakından çalıştıklarını söyleyen Aras, “Vatandaş meclislerini ve katılımcı bütçelemeyi teşvik ediyoruz. Karar alma mekanizmalarını ve kaynakların nasıl kullanıldığını görmelerini istiyoruz. Bizim için yerel yönetim aynı zamanda bir demokrasi okuludur. Yerel demokrasi güçlendiğinde biliyoruz ki Avrupa genelindeki kurumlara duyulan güven de güçlenecektir” ifadelerini kullandı.

Aras, kentlerin, savaş, yerinden etme, yoksulluk, iklim değişikliğinin sonuçlarının ilk ve en güçlü biçimde hissedildiği yerler olduğunu, belediyelerin mültecileri karşıladığını, kırılgan grupları desteklediğini, yerel ekonomileri koruduğunu ve iklim uyumuna yatırım yaptığını anlattı.

“Bütün zorluklara rağmen ortak değerlerimize bağlı kalmaya devam ediyoruz”

Ancak tüm bu sorumluluklar artarken, yerel yönetimlerin çoğu zaman baskı ile karşılaştığını, Türkiye’de çoğu yerel yönetimin ciddi siyasi ve hukuki baskılarla karşı karşıya bulunduğunu aktaran Başkan Aras, şunları söyledi:

“Bilhassa muhalefet partilerinden olan seçilmiş pek çok belediye başkanı görevden uzaklaştırılmış, görevlerinden alınmış ve yargı tacizine maruz bırakılmıştır. Bu durum yerel demokrasiyi gitgide zayıflatmakta ve kurumlara olan güveni sarsmaktadır. CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu da haksız ve siyasi saiklerle yürütülen saldırıların hedefi olmuştur. Seçilmiş yerel liderlere yönelik tüm bu baskılar sadece Türkiye’nin sorunu değildir; Avrupa’da ve dünyanın her yerinde demokrasiye değer veren her birimizin sorumluluğudur. Bütün bu zorluklara rağmen ortak değerlerimize bağlı kalmaya devam ediyoruz. Bugün İstanbul’da bulunmamız güçlü bir mesaj veriyor. Avrupa, demokrasiye, adalete, hukukun üstünlüğüne yerel düzeyde demokrasiye sahip çıkıyor. Bugün iktidarın, devletin tüm ağırlığını, bürokrasisini, yargısını, medyasını ve tüm kamu kaynaklarını muhalefetin üzerine kullandığı bir siyasi ortamla karşı karşıyayız. Böyle bir tabloda gerçek gücümüz yerelden gelmelidir, demokrasinin en yakın olduğu yerde gücümüzü artırmalıyız. Bu da vatandaşlarımızın güvenini kazanmak ve sürdürmek anlamına geliyor. Partimiz bunun için hiç yorulmadan çalışmakta, her üyemiz, her gönüllümüz halkla kurduğumuz bağı güçlendirmek için rol oynuyor ve sonuçlarını görmeye şimdiden başladık. Uzun bir zamandır kamuoyu yoklamaları bizi ülkenin birinci siyasi gücü olarak gösteriyor ancak bu başarı dinlenme zamanının geldiği anlamına gelmiyor aksine daha çok çalışmalıyız ve biz de tam olarak bunu yapıyoruz. Çünkü biliyoruz ki değişim azimden, dayanışmadan ve halkın kolektif iradesinden gelir.

“Türkiye’deki demokratik güçlerle olan dayanışmanız umudumuzu güçlendiriyor”

Değerli dostlar Avrupa Parlamentosu’ndaki Sosyalistler ve Demokratlar Grubu, bu değerleri savunmada ve daha adil daha sürdürülebilir bir Avrupa inşa etmede kritik rol oynuyor. Türkiye’deki demokratik güçlerle olan dayanışmanız umudumuzu güçlendiriyor. Cumhuriyetimizin tarihinde Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimizde çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Hukukun üstünlüğünü, ifade özgürlüğünü, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve sosyal adaleti korumalıyız. Bu noktada yerel yönetimler Türkiye ve AB arasında doğal köprüler inşa eder. Türkiye ve AB ilişkilerinin geleceğine çok güçlü bir şekilde inanmaya devam ediyoruz.

Türkiye’nin yeri, demokratik, barışçıl ve sosyal bir Avrupa’dadır ve bu geleceği inşa etmede yerel yönetimler vazgeçilmez ortaklar olarak rol oynayacaktır. Ben aynı zamanda bugün Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı olarak da sizlere hitap ediyorum. Kıyı bölgeleri iklim krizinin turizm ile ilgili baskıların ve göç yollarının en ön cephesindedir. Tüm bu alanlarda ilk müdahale edenler yine yerel yönetimlerdir. Türkiye’deki ve Avrupa’daki şehirler arasındaki işbirliği dayanıklılığımızı doğayı ve insanları koruma kapasitemizi büyük ölçüde arttırabilir. Türkiye tarihi, toplumu, gençliği ve demokratik arzuları ile Avrupa’ya aittir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki güçlü adil ve ilke Temelli ilişkiler, demokrasilerimizi, toplumsal barışımızı ve ortak geleceğimizi korumamıza muhakkak yardımcı olacaktır.”