Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’nin 38. Olağan Kurultay davası… Ali Mahir Başarır : Ceza yargılaması dedikoduyla değil, delille yürür

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin görülen ceza davası hakkında, “Duruşmada dinlenen tanık beyanları, doğrudan gözleme dayanmayan; ‘konuşuluyordu’, ‘söylenmiş’ gibi tamamı soyut, duyuma dayalı ve ikincil nitelikte anlatımlardan ibarettir. Oysa ceza yargılaması dedikoduyla değil, delille yürür” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin

(ANKARA)- CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin görülen ceza davası hakkında, “Duruşmada dinlenen tanık beyanları, doğrudan gözleme dayanmayan; ‘konuşuluyordu’, ‘söylenmiş’ gibi tamamı soyut, duyuma dayalı ve ikincil nitelikte anlatımlardan ibarettir. Oysa ceza yargılaması dedikoduyla değil, delille yürür” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin görülen ceza davasında yaşanan gelişmelere tepki gösterdi.

Başarır, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin ceza davasında başından beri söylüyoruz: Ortada delil değil, söylenti var. Nitekim yargılamada gelinen aşama, dosyanın maddi delil zemini bakımından ciddi eksiklikler içerdiğini bir kez daha ortaya koydu.

Duruşmada dinlenen tanık beyanları, doğrudan gözleme dayanmayan; ‘konuşuluyordu’, ‘söylenmiş’ gibi tamamı soyut, duyuma dayalı ve ikincil nitelikte anlatımlardan ibarettir. Oysa ceza yargılaması dedikoduyla değil, delille yürür. Ceza muhakemesinin temel ilkesi; isnat edilen fiilin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatını zorunlu kılar.

Görgüye dayanmayan anlatılarla kurultay iradesini tartışmaya açmak hukuk değil, siyasal mühendisliktir. Dosyanın esasına girilmeden ertelenmesi ve belirsizliğin sürdürülmesi de tesadüf değildir.

Daha da dikkat çekici olan, kurultay dosyasının İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasıyla birleştirilmek istenmesidir. Farklı içeriklere sahip dosyaların ‘fiili bağlantı’ gerekçesiyle aynı hatta toplanmaya çalışılması, Cumhuriyet Halk Partisi’ni bütünlüklü biçimde hedef alan bir siyasi stratejinin parçasıdır.

Nitekim kurultaya ilişkin ileri sürülen iddialar, hukuk mahkemesinde açılan mutlak butlan davasında karşılık bulmamış ve dava reddedilmiştir. Şimdi aynı iddiaların ceza yargılaması yoluyla yeniden dolaşıma sokulmak istenmesi siyasi bir tercihtir. Bu, hukuki güvenlik ilkesini zedelemektedir.

Bir yargılamanın amacı, siyasi sonuç üretmek değil maddi gerçeği ortaya çıkarmak olmalıdır. Siyasi rekabet ise yargı dosyaları üzerinden değil, milletin iradesiyle belirlenmelidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal bütünlüğü ve demokratik meşruiyetiyle halkın iradesini esas alan siyaset anlayışından, geri adım atmayacağız.”