Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Tanal’dan Silivri’deki cezaevi çevresinin yasaklı bölge ilan edilmesine tepki: Adaletin olduğu yerde korkuya ve yasaklara ihtiyaç yoktur

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde alınan yasak kararına ilişkin, “Demokratik hukuk devletlerinde yargılama süreçleri yasaklarla değil şeffaflıkla yürütülür. Unutulmamalıdır ki, adaletin olduğu yerde korkuya ve yasaklara ihtiyaç yoktur. Demokrasilerde güvenlik, özgürlükleri ortadan kaldırarak değil; hukuk içinde koruyarak sağlanır. Hukuk devleti yasaklarla değil, hak ve özgürlüklerle yaşar” dedi. 

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde alınan

(ANKARA) – CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde alınan yasak kararına ilişkin, “Demokratik hukuk devletlerinde yargılama süreçleri yasaklarla değil şeffaflıkla yürütülür. Unutulmamalıdır ki, adaletin olduğu yerde korkuya ve yasaklara ihtiyaç yoktur. Demokrasilerde güvenlik, özgürlükleri ortadan kaldırarak değil; hukuk içinde koruyarak sağlanır. Hukuk devleti yasaklarla değil, hak ve özgürlüklerle yaşar” dedi.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde alınan yasak kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tanal, 1 Mart ile 31 Mart tarihleri arasında cezaevi çevresinde toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasının, basın açıklaması ve röportaj verilmesinin, pankart ve döviz açılmasının, slogan atılmasının ve cep telefonu ile görüntü alınmasının yasaklanmasına tepki gösterdi.

Tanal, söz konusu yasakların Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliğinde olduğunu belirterek, “Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde 1 – 31 Mart tarihleri arasında toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasının, basın açıklaması ve röportaj verilmesinin, pankart ve döviz açılmasının, slogan atılmasının ve hatta cep telefonu ile görüntü alınmasının dahi yasaklanması; Anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklere açık bir müdahaledir” ifadelerini kullandı.

Tanal, “Türkiye’nin yakın tarihinde Ergenekon ve Balyoz davaları, hatta 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında FETÖ yargılamaları gibi son derece kritik ve hassas davalar Silivri’de görülmüştür” dedi. Tanal, şunları kaydetti:

“Bu süreçlerde kamuoyu yoğun şekilde davaları takip etmiş, basın açıklamaları yapılmış, vatandaşlar duruşmaları izlemek için cezaevi çevresinde bulunmuştur. Ancak o dönemlerde bile Silivri çevresinde bir kilometrelik alanı kapsayan, basın açıklamasını, pankartı, sloganı ve hatta görüntü alınmasını yasaklayan bu ölçekte bir karar alınmamıştır.

Bugün böyle bir yasak kararının 9 Mart’ta başlayacak İBB davalarının ilk duruşması öncesinde alınması, kamuoyunda haklı olarak ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Elbette cezaevlerinin güvenliği önemlidir. Ancak güvenlik gerekçesi, temel hak ve özgürlüklerin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekçesi olamaz.

Demokratik hukuk devletlerinde yargılama süreçleri yasaklarla değil şeffaflıkla yürütülür. Toplumun ve basının yargı süreçlerini takip edebilmesi, adaletin görünürlüğünün ve kamu denetiminin temel unsurudur. Unutulmamalıdır ki, adaletin olduğu yerde korkuya ve yasaklara ihtiyaç yoktur. Demokrasilerde güvenlik, özgürlükleri ortadan kaldırarak değil; hukuk içinde koruyarak sağlanır. Hukuk devleti yasaklarla değil, hak ve özgürlüklerle yaşar.”