Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Tan: Suriye’deki gelişmelerin olumlu sonuçlara kapı araladığını düşünüyoruz

CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, “Sınır ötesi Kürtler doğru Cumhuriyetçi politikalar benimsendiğinde Türkiye’ye kendiliklerinden bir güvenlik kuşağı ve Ortadoğu’ya giriş kapısı oluşturacaktır. Teröristten devlet adamlığına dönüşme fırsatı tanınacaksa bu herkes için geçerli olmalıdır. Sunulan olanağın muhatapları da bu fırsatı zamanlıca değerlendirmeyi, ıskalamamayı bilmeli ve ona göre tutum benimsemelidir. Suriye’deki gelişmelere ana hatlarıyla bu çerçeveden bakıyoruz. Suriye’deki gelişmelerin olumlu sonuçlara kapı araladığını düşünüyoruz.” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, "Sınır ötesi Kürtler doğru Cumhuriyetçi

(ANKARA) – CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, “Sınır ötesi Kürtler doğru Cumhuriyetçi politikalar benimsendiğinde Türkiye’ye kendiliklerinden bir güvenlik kuşağı ve Ortadoğu’ya giriş kapısı oluşturacaktır. Teröristten devlet adamlığına dönüşme fırsatı tanınacaksa bu herkes için geçerli olmalıdır. Sunulan olanağın muhatapları da bu fırsatı zamanlıca değerlendirmeyi, ıskalamamayı bilmeli ve ona göre tutum benimsemelidir. Suriye’deki gelişmelere ana hatlarıyla bu çerçeveden bakıyoruz. Suriye’deki gelişmelerin olumlu sonuçlara kapı araladığını düşünüyoruz.” dedi.

Tan, sosyal medya hesabından Suriye’deki gelişmelere ilişkin açıklamada bulundu. Tan, şu ifadeleri kullandı:

“Suriye’de artık SDG yok. Esat devrilip, IŞİD ortadan kalkınca ABD’nin SDG’ye ihtiyacı kalmadı. Avrupalıların ise başı kalabalık. On yıldır iktidarın ABD’nin binlerce kamyonla dişinden tırnağına ağır silahlarla donattığını iddia ettiği 100 bin kişilik terörist ordusu, Zagros’tan Amonos’a terör koridoru İsrail’in kapımıza dayanmak için kullanacağı koçbaşı gibi anlatılarının tümüyle palavra olduğu açıkça ortaya çıktı. SDG’nin 2/3’ünü oluşturan yerel Arap aşiretler gücü ve parayı takip ederek taraf değiştirdi ve 24 saatte SDG bitti. Dolayısıyla bundan sonra Suriye vilayetler haritası kullanmak daha doğru. ‘Rojava’ yahut ‘DAANES’ denilen Fırat’ın Doğusu ‘Suriye Kürdistanı’ değildi, hiç olmamıştı. Suriye’de Kürtler Afrin, Kobane ve haritanın ‘ördek gagası’ denilen kuzeydoğu ucundaki Kamışlı, Amude, Derik gibi yerleşim birimlerinde üç ayrı cepte çoğunluk idi. Oysa Irak Kürdistan Bölgesi nüfusunun neredeyse tamamı Kürt ve Irak’ın Kürt nüfusunun neredeyse tamamı da IKB’de yaşıyor.

Ayrıca, IKB ülkenin geri kalanından dağlık topografyasıyla ayrışıyor. Suriye’de Kürtlerin yaşadığı “cepler” ise Afrin istisnası dışında dümdüz. Afrin Kürtlerin belki bin yıllık yurduyken diğer sınıra bitişik ceplerdeki Kürt nüfus Cumhuriyetin kuruluş döneminde ayaklanmalar sonrasında Türkiye’den göçmüş veya kaçmış aşiretlerin devamı. IKB’nin de denize çıkışı yok ancak yeraltı zenginlikleri, başkenti Bağdat’la, komşuları İran ve Türkiye ile geliştirdiği ilişkiler de artık yok olan DAANES’ten taban tabana farklı. CHP olarak biz laik Cumhuriyetimizin dış politikasının da seküler olmasını savunuyoruz. Mezhepçi, etnikçi yaklaşımlardan kaçınmayı önceliyoruz. Laik Cumhuriyet yurttaşlığı ile “komünalizm” birbirleriyle bağdaşmaz.

Komünalizm, Britanya İmparatorluğu çökerken İngiltere’ye gelen Hindu, Pakistanlı Müslüman gibi çeşitli azınlık gruplara ‘sizin topluma entegre olmanıza gerek yok, kendinize ayrılan yerlerde ve zümreler halinde yurttaşlık haklarınızdan yararlanın, kendi inancınızla kendi dilinizle sınırlı kalın’ demekti. Laik düzende ise bir diğer sömürge imparatorluğu Fransa’da olduğu gibi devlet inançlar ve etnik kökenler karşısında kör ve sağırdır: Yurttaşlar özgürdür, eşittir, kardeşçe yaşar. Dolayısıyla, CHP’nin Kürt yurttaşa da, inançlı yurttaşa da, inanmayan yurttaşa da, Karadenizliye de,Trakyalıya da, milliyetçiye de komüniste de söylediği belli: Cumhuriyetin anayasal çatısı altında, yasalar önünde hepimiz eşitiz; haklarımız ve sorumluluklarımız aynı.

Türkiye’nin sınırları da belli: Bu sınırlar kanla,ateşle ve çelikle Cumhuriyet kurulurken çizilmiş, bu sınırların içinde yaşayan halktan modern bir ulus yaratılmış,bu ulusun fertleri Cumhuriyetin eşit yurttaşları olmuş. Cumhuriyet vizyonu budur. Eksikler giderilerek, yanlışlar düzeltilerek, tarihle yüzleşilerek çıkılacak yol ve varılacak menzil budur. Bunun ötesinde Türk ile Kürt arasındaki gönül bağı Cumhuriyetimizin temel temel harcıdır. Bizim mayamız, tılsımımız başkadır.Vatanımız, geleceğimiz, hikâyemiz ortaktır. CHP olarak bizim için dış politikada akıldan başka rehber,ulusal çıkarlardan başka savunulacak konu, ulusal egemenlikten başka öncelik yoktur. Bu bağlamda CHP Suriye’ye baktığında, Irak’a baktığında, İran’a baktığında her şeyden önce ayrı ayrı ülkeler görür. CHP Suriye’nin, Irak’ın, İran’ın halklarının iradelerine saygı duyar. Bu ülkelerin müreffeh, huzurlu,tümleşik yapılara kavuşması için elden gelen desteğin verilmesini, devletlerin kurumsal altyapılarının
güçlendirilmesini savunur.

Sınır ötesi Kürtler doğru Cumhuriyetçi politikalar benimsendiğinde Türkiye’ye kendiliklerinden bir güvenlik kuşağı ve Ortadoğu’ya giriş kapısı oluşturacaktır. Teröristten devlet adamlığına dönüşme fırsatı tanınacaksa bu herkes için geçerli olmalıdır. Sunulan olanağın muhatapları da bu fırsatı zamanlıca değerlendirmeyi, ıskalamamayı bilmeli ve ona göre tutum benimsemelidir. Suriye’deki gelişmelere ana hatlarıyla bu çerçeveden bakıyoruz. Suriye’deki gelişmelerin olumlu sonuçlara kapı araladığını düşünüyoruz.”