(TBMM) – CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, “Kırıkkale Vali Yardımcısı Seyfullah Ordueri’nin pek çok skandala imza atmasına rağmen terfi ettirilerek göreve getirildiğini” iddia ederek “Burada meselemiz bir vali yardımcısı değildir. Meselemiz, iktidarın ‘mülakat’ adı altında yürüttüğü torpil düzeninin devleti nasıl çürüttüğüdür. Liyakatin, birikimin, ahlakın ve erdemin sürgün edildiği; adam kayırmacılığın ve torpilin hüküm sürdüğü bir sistemin çürümesi ve yozlaşması kaçınılmazdır. İşte bunu tüm devlette, tüm kurum ve kuruluşlarımızda yaşıyoruz” dedi.
CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Kırıkkale Vali Yardımcısı Seyfullah Ordueri’nin likayatsız atama ile göreve geldiğini iddia etti. Öztürkmen, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Seyfullah Ordueri, bu göreve getirilmeden önce Gaziantep Nurdağı Kaymakamı’ydı. 6 Şubat depremlerinde büyük bir skandala imza attı. Nurdağı’nda yaptığı tüm binalar yıkılan AKP’li Meclis Üyesi müteahhit Yunus Kaya’yı Gaziantep’ten Mersin’in Erdemli ilçesine aracıyla kaçırdı. Emniyet’in raporunda ve savcının esas hakkındaki mütalaasına bu kaçırma olayı tüm ayrıntılarıyla girdi. Ordueri’nin zanlıyı kaçırmak için kullandığı aracın markasından plakasına, hareket saatinden rengine kadar tüm bilgiler dosyaya girdi. Peki somut belgelere rağmen Ordueri’ne ne oldu? Haliyle görevden alınmasını ve yargı karşısına çıkartılmasını beklersiniz değil mi? Hayır öyle olmadı. Olmadığı gibi Ordueri terfi ettirilerek Kırıkkale Vali Yardımcısı yapıldı.
Ordueri’nin vukuatları bununla sınırlı değil. Ordueri’nin Nurdağı Kaymakamı olduğu dönemde 28 Ağustos 2016 tarihinde tartışma yaşadığı Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır’a silah çektiği, küfür ve tehdit ettiği ortaya çıktı. Savcılık belgeleri elimizde. Adli Tıp raporuna göre o sırada yaşanan arbedede Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır hafif şekilde yaralanmış. Tarafların karşılıklı şikâyetleri üzerine yargıya taşınan olayla ilgili dava sürecinin hâlâ devam ettiğini öğrendik.
“Başka bir memur yüzde 1’ini yapsa bir daha gün yüzü göremez”
Skandallar silsilesi bitmedi… Resmi raporlara göre, Seyfullah Ordueri’nin eşi bakın hangi firmada büro memuru olarak çalışıyor? Söyleyelim; özel aracıyla kaçırdığı firari müteahhit Yunus Kaya’nın firmasında… Ve Ordueri’nin eşiyle ilgili 2021 yılında FETÖ üyeliğinden işlem yapıldığı ortaya çıkıyor. Hakkında FETÖ üyeliğinden işlem yapılan aile üyesi sadece eşi değil. Yine resmi rapora göre, Vali Yardımcısı Ordueri’nin kız kardeşi de FETÖ sanığı. RTÜK’te uzman yardımcısı olarak çalışırken ihraç edildiği öğrenilen kız kardeş, FETÖ üyeliğinden aranıyor. Tabii, aile üyelerinin durumu kişiyi suçlu yapmaz. Ancak bir kamu kurumuna alınacak çaycının bile yedi sülalesi araştırılırken, vali yardımcıları için buna neden ihtiyaç duyulmuyor? Yoksa araştırıldı da görmezden mi gelindi?
Emeğiyle, namusuyla hayatını idame ettirmeye çalışan bir memurumuz yukarıda saydıklarımın yüzde 1’ini yapsa bir daha gün yüzü göremez. Ancak bazı imtiyazlılar, tüm skandallarına rağmen bırakın işlem görmeyi bir de terfi alıyorlar. Şimdi hem İçişileri Bakanı’na hem de Adalet Bakanı’na soruyorum; vukuatlarını belgeleriyle anlattığım Kırıkkale Vali Yardımcısı Seyfullah Ordueri’nin referansı kim ya da kimlerdir? Hakkındaki somut belge ve resmi raporlara rağmen nasıl görevine devam edebilmektedir? Daha vahimi nasıl terfi edebilmiştir? Ordueri’nin mülakatına kimler katılmış, hangi soruları sormuş, hangi yanıtları almışlardır? Mülakat puanı nasıl belirlenmiştir?
“Vali Yardımcısı Seyfullah Ordueri bu düzenin sadece örnek bir modelidir”
Burada meselemiz bir vali yardımcısı değildir. Seyfullah Ordueri sadece bir örnektir. Meselemiz, iktidarın ‘mülakat’ adı altında yürüttüğü torpil düzeninin devleti nasıl çürüttüğüdür. Liyakatin, birikimin, ahlakın ve erdemin sürgün edildiği; adam kayırmacılığın ve torpilin hüküm sürdüğü bir sistemin çürümesi ve yozlaşması kaçınılmazdır. İşte bunu tüm devlette, tüm kurum ve kuruluşlarımızda yaşıyoruz. Daha geçen hafta bir savcı, adliyede kadın hakimi vurdu. Uyuşturucu çeteleriyle iş tutan yargı mensupları, polisler ve kamu görevlilerine ilişkin haberler gündemden düşmüyor. Geçen yıl, suça karışan kamu görevlilerinin sayısındaki artışla ilgili Meclis’e araştırma önergesi vermiştim. AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Bu durum çok açık göstermektedir ki, torpillilerin istihdamını sağlayan bu mülakat sistemi, artık bir kamu güvenliği sorununa dönüşmüştür. Vali Yardımcısı Seyfullah Ordueri bu düzenin sadece örnek bir modelidir.”

