Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Nazlıaka’dan Gaziantep’te depremzedelere ziyaret: Deprem bölgesinde hayat normale dönmüş gibi gösteriliyor

CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çalışmalarını yakından takip ederken görüyoruz ki biz onların gölgesi değil, onlar bizim gölgemiz olmuş. Bizim çalışmalarımıza yetişmeye çalışıyorlar. Bizim politikalarımızı taklit etmeye çalışıyorlar. Ama artık anlıyoruz, çok net biliyoruz ki AKP’nin halkta hiçbir inandırıcılığı, hiçbir güvenilirliği kalmamış. Biz üç gündür deprem bölgesindeyiz. Bu noktadaki gözlemlerimiz şu: Mış gibi yapılmış. Yani hayat sanki normale dönmüş gibi yapılıyor. Ama hiçbir şey geriye dönmüyor” dedi.

CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka,

(GAZİANTEP) – CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çalışmalarını yakından takip ederken görüyoruz ki biz onların gölgesi değil, onlar bizim gölgemiz olmuş. Bizim çalışmalarımıza yetişmeye çalışıyorlar. Bizim politikalarımızı taklit etmeye çalışıyorlar. Ama artık anlıyoruz, çok net biliyoruz ki AKP’nin halkta hiçbir inandırıcılığı, hiçbir güvenilirliği kalmamış. Biz üç gündür deprem bölgesindeyiz. Bu noktadaki gözlemlerimiz şu: Mış gibi yapılmış. Yani hayat sanki normale dönmüş gibi yapılıyor. Ama hiçbir şey geriye dönmüyor” dedi.

CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Gaziantep’in Nurdağı ilçesine bağlı İçerisu köyünü ziyaret ederek yurttaşlarla bir araya geldi. Nazlıaka, deprem bölgesinde yaptıkları saha çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nazlıaka, konuşmasında şunları kaydetti:

“Ankara’dan Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in sizlere selamını getirdim. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çalışmalarını yakından takip ederken görüyoruz ki biz onların gölgesi değil, onlar bizim gölgemiz olmuş. Bizi takip ediyorlar. Bizim çalışmalarımıza yetişmeye çalışıyorlar. Bizim politikalarımızı taklit etmeye çalışıyorlar. Ama artık anlıyoruz, çok net biliyoruz ki AKP’nin halkta hiçbir inandırıcılığı, hiçbir güvenilirliği kalmamış. Biz üç gündür deprem bölgesindeyiz. Hatay’daydık, Osmaniye’deydik. Bir başka ekibimiz Kahramanmaraş’ta, Adıyaman’da çalışmalarını yürüttü. Malatya’da çalışmalarını yürütüyor. Bu noktadaki gözlemlerimiz şu: Mış gibi yapılmış. Yani hayat sanki normale dönmüş gibi yapılıyor. Ama hiçbir şey geriye dönmüyor.

Ben hepinizin ailesindeki acıları biliyorum. Aynı aileden onlarca kişinin yaşamını kaybettiğini biliyorum. Bir kız kardeşimizin sözleri hala kulaklarımda çınlıyor. Demişti ki: ‘Enkazın başına geldik deprem olur olmaz. Sesler geliyordu, ekip yoktu. İki gün sonra ekip geldi, ekipman yoktu. Bir hafta sonra ekip ve ekipman vardı ama artık ses yoktu.’ Bir kardeşimizi soğuktan donmuş ellerini sımsıkı kenetlemiş şekilde enkazın altından çıkardılar. Gerçekten çok derin acılar yaşandı. Bu vesileyle bir kez daha kaybettiğimiz tüm canlarımızı büyük bir rahmetle, özlemle, minnetle anıyorum. Tekrar her birinize başsağlığı ve dayanma gücü diliyorum.

“Eğer ülkeyi biz yönetiyor olsaydık, çok başka bir Türkiye olacaktı”

Eğer ülkeyi biz yönetiyor olsaydık, eğer burayı yerel yönetimler yönetiyor olsaydı çok başka bir Gaziantep, çok başka bir Türkiye olacaktı. Bakıldığında en uzun gece 21 Aralık derler ama bizler için en uzun gece 5 Şubat’ı 6 Şubat’a bağlayan gecedir. O gece gerçekten çok derin acılar yaşandı. İkinci depremin olması tabii ki hepimizi ayrıca sarstı, herkesi sarstı. Ama bunun son olmasını diliyoruz. Diğer taraftan şunu çok iyi biliyoruz ki afet değil; denetimsizlik, tedbirsizlik öldürüyor. Gelişmiş ülkelerde çok daha şiddetli depremler yaşanıyor. Neden bir kişinin tırnağı bile kırılmıyor, parmağı bile kanamıyor, kirpiği bile yere düşmüyor? Daha yüksek şiddette depremler oluyor. Ama ne yazık ki burada ciddi bir tedbirsizlik, denetimsizlik var.

O günleri unutmadık. O günlerde yıkılan belediye binasından dosyaları nasıl kaçırmaya çalıştıklarını da unutmadık. Her şey dediğim gibi dün gibi taze. Bugün burada saha çalışmalarımızı yapacağız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın alanına giren kadınların, çocukların, engellilerin, yaşlıların, yoksulların, tüm dezavantajlı grupların yaşantısı deprem öncesinde nasıldı, şimdi nasıl? Bunu anlamaya dönük bazı sorular soracağım sahada ve şimdi de sizlere sorular yönelteceğim. Ama tekrar söylüyorum: Bu son olsun. Bir daha böyle büyük acılar yaşanmasın diyorum.”